"Kaynakları peşkeş çekmezseniz iflas etmez"

ANKARA (ANKA)- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Eğer bu ülkenin imkanlarını peşkeş çekerseniz iflasa gider. Eğer sağlıklı olarak yere sağlam basıyorsak evvel Allah bu ülke iflasa gitmez. Her geçen gün daha iyiye gider. Bundan hiç endişeniz olmasın. Ve sağlığa ayıracak paramız var" dedi.
Başbakan Erdoğan, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla Gazi Üniversitesi'nde düzenlenen törene katıldı. Törende bir konuşma yapan Başbakan Erdoğan, Tıp Bayramı nedeniyle tüm sağlık çalışanlarının bayramını kutladı. "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" anlayışına sahip olduklarını dile getiren Erdoğan, "Dolayısıyla esas gayemiz insana hizmettir" dedi.

-ATATÜRK HASTANESİ'NDEKİ OLAY-
Sağlık sektörünün uzun yıllardır sorunlu olduğunu belirten Erdoğan, Ankara Atatürk Eğitim Hastanesi'nde başından geçen bir olayı anlattı. Bir hasta ziyareti için hastaneye gittiğinde başka bir hasta yakınının kendisini çağırdığını söyleyen Erdoğan, olayı şöyle anlattı:
"Beraberce gittim, kan revan içinde sedye üzerinde hastası yatıyor. Trafik kazası geçirmiş. Meğer orada tomografiye girecek fakat kapalı. Biz hemen ilgili arkadaşlarımıza haber verdik. Ve biraz sonra sağ olsun orada görevi yapacak olan arkadaşımız elinde çay bardağıyla beraber üst kattan bir yerden geliyor. ‘Hanımefendi nedir bu durum? Siz bu çayınızı burada içemez miydiniz? Burayı nasıl siz kapatabilirsiniz? Ve orada o esnada beş, on tane farklı seksiyonlar için bekleyen hastalar vardı. Şimdi işin bu boyutunu da bir kenara atamayız. Bu dediklerim akşam saati. Bunlar da bir vakıa."

-"EĞER ÜLKENİN İMKANLARINI PEŞKEŞ ÇEKENSENİZ…"-
Fiziki yetersizliklerin, doktor ve diğer tıbbi yetersizliklerin yanında farklı statülere ayrılmış ve bölünmüş bir sağlık sistemiyle karşı karşıya olduklarını dile getiren Erdoğan, fiziki noktada bir değişime gidildiğini söyledi.
Hastanelerde ilaç kuyruklarını, ilaç bulamama sıkıntılarını kaldıracak bir düzenleme getirdiklerini, serbest eczane yolunu açtıklarını söyleyen Erdoğan, "Eğer sağlıklı bir yaşamsa, sağlıklı bir gelecekse bunun bedelini biz düşünemeyiz. Efendim işte bunlar iflasa gidiyor. Kardeşim iflasa gitmek için eğer bu ülkenin imkanlarını peşkeş çekerseniz iflasa gider. Eğer sağlıklı olarak yere sağlam basıyorsak evvel Allah bu ülke iflasa gitmez. Her geçen gün daha iyiye gider. Bundan hiç endişeniz olmasın. Ve sağlığa ayıracak paramız var" dedi.
Doktor sayısının yeterli olduğunun söylendiğini belirten Başbakan Erdoğan, "Eğer Türkiye'yi iyi dolaşırsak bunun sağlıklı bir noktada olmadığını görürüz. Maalesef sağlıklı bir noktada değiliz. İhtiyacımız var" diye konuştu.

-"İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ ARSAYI İSTEMEDİ"-

Erdoğan, İstanbul Üniversitesinin Tıp Fakültesi için kendilerinden yer istediğini ve kendilerinin de üniversiteye 1 milyon 400 bin metrekarelik bir alan tahsis ettiklerini söyledi. Üniversite konseyinin aldığı bir kararla bundan vazgeçtiklerini anlatan Erdoğan şöyle dedi:
"Eee, buyurun, ne diyeyim? Ben bir Başbakan olarak görevimi yaptım. Ve hemen tahsisi kaldırdım ve Sağlık Bakanlığına bu tahsisi yaptım. Dedim oraya bir sağlık kent olsun. Çünkü İstanbul'un gelişen bir bölgesi... Eğer üniversitemiz orda tıp fakültesi kurmuş olsaydı Sağlık Bakanlığı olarak bunu yapmamıza gerek kalmayacaktı. Ama şimdi Sağlık Bakanlığı olarak sağlık kent kuruyoruz. Aynı şeyi Ankara'da da yapacağız. Bir tanesi Etlik'te yapıyoruz, 1 milyon 400 bin metrekarelik bir alanda, bir tanesi de Atatürk Eğitim Hastanesi'nin karşısındaki büyük alanda. Şu anda proje çalışmaları devam ediyor. Niye istiyoruz ki Türkiye modern anlamda Türkiye bu tesislere hastanelere kavuşsun."

-"GSS İLE STANDARTLARI İLERİYE TAŞIYORUZ"-
Erdoğan sözlerine şöyle devam etti:
"Özellikle böyle bir bayram gününde sizlerle özellikle sevgiyi paylaşmak şefkati paylaşmak ve insanlarımıza çok daha farklı bir hizmeti en güzel şekilde nasıl verebiliriz bunu konuşmak dertleşmek için bir araya gelmiş bulunuyoruz. İnşallah bu alanda yepyeni bir dönemi özellikle sağlıkta başlatmış olduk. Genel sağlık sigortasıyla bu alandaki standartları daha da ileri düzeye taşıyoruz. Sağlık hizmeti ertelenemez. Bunun ertelenme diye bir lüksü asla olamaz. Hiç kimse de bunun vebalini yüklenemez."