HABER

Kazakistan’da Gerilim Tırmanıyor

Kazakistan’da Rusya’nın asker göndermesi sonrası yeni şiddet olayları patlak verdi. Polis, ülkenin en büyük kenti Almatı’da onlarca isyancıyı öldürdüğünü açıklarken, olaylarda 18 güvenlik gücü mensubunun da öldüğü, 2 bin protestocunun tutuklandığı bildirildi

Kazakistan’da akaryakıta tavan fiyat uygulamasının kaldırılması ve LPG’ye yapılan zammın ardından başlayan gösterilerde gerilim bugün daha da tırmandı. Rusya’nın, kendisine en yakın eski Sovyet müttefiklerinden biri olan ülkeye olayları yatıştırmak için asker göndermesinin ardından yeni şiddet olayları patlak verdi.

Polis, ülkenin en kalabalık kenti Almatı’da gece boyunca onlarca isyancının öldürüldüğünü bildirdi. Yetkililer, 18 güvenlik gücü mensubunun öldüğünü, bu kişilerden ikisinin kafasının kesildiğini belirtti. 2 binin üzerinde kişinin de tutuklandığı bilgisi verildi.

Reuters muhabirleri, protestocularla askerler arasında caddelerde çatışmaların yaşandığı gecenin ardından, kentte cumhurbaşkanlığına ait bir konutun ve belediye başkanının ofisinin alevler içinde kaldığını ve kentin dört bir yanında yanmış araçların görüldüğünü bildirdi.

Rusya’nın asker konuşlandırması: Bundan sonra ne olacak?

Askeri personelin, daha önceden protestocular tarafından ele geçirilen kentin ana havaalanının kontrolunu tekrar eline aldığı kaydedildi. Gün içerisinde zaman zaman askerler bazen de yüzlerce protestocunun doldurduğu kentin ana meydanı Perşembe gecesi ardı ardına çatışmalara sahne oldu.

Rusya’nın asker konuşlandırması, 30 yıllık bağımsızlığı süresince en sert şiddet olaylarını yaşayan petrol ve uranyum üreticisi Orta Asya ülkesindeki çıkarlarını güvenceye almak için yaptığı bir hamle olarak yorumlanıyor.

Bölgedeki Reuters muhabirleri, askeri araçların ve çok sayıda askerin ilerleyişi sırasında patlamalar ve silah sesleri duyarken, çatışmaların gecenin ardından tekrar durduğu gözlendi. TASS Haber Ajansı da, görgü tanıklarına dayanarak, yeni patlak veren çatışmalarda can kayıpları ve yaralılar olduğunu haber verdi.

“Petrol üretimi azaltıldı”

Kazakistan’ın en büyük sahası Tengiz’de petrol üretiminin azaltıldığı bildirildi. Açıklama, tesisi işleten Chevron tarafından yapıldı. Tesisteki bazı sözleşmeli çalışanların protestolara destek için tren hatlarını bloke ettiği belirtildi.

Ülke genelinde internet erişimi de kesildi ve bu durum karışıklığın boyutunu tam olarak ölçebilmeyi hemen hemen imkansız hale getiriyor. 3 yıl önce cumhurbaşkanlığından ayrılmasına rağmen hala önemli nüfuza sahip eski Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev tarafından Sovyet yıllarından bu yana sert şekilde yönetilen ülkede ilk kez bu düzeyde şiddet olayları yaşanıyor.

Tokayev: “Halkımız benden yardım talep ediyor”

Nazarbayev’in seçtiği bir isim olan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, eski Sovyet devletlerinden oluşan Moskova’nın liderliğindeki bir askeri ittifakın parçası olarak Rusya’dan asker talebinde bulundu. Olayların arkasında yabancı güçlerin ve eğitimli teröristlerin olduğunu öne sürdü. Tokayev, devlet binalarını basan ve silahlara el koyanların bu kişiler olduğunu söyleyen Tokayev, “Ulusumuzun bütünlüğünü tehdit ediyorlar ve en önemlisi vatandaşlarımıza saldırıyorlar. Halkımız benden yardım talep ediyor” dedi.

Moskova, Kazakistan’ın “terörle mücadele operasyonu”nu desteklemek için bu ülkeyle ve müttefiklerle görüş alışverişinde bulunacağını belirtti ve Tokayev’in, olayların dış kaynaklı olduğu iddiasını yineledi. Ancak ne Kazakistan ne de Rusya bu iddiayı destekleyecek bir delil ortaya koydu.

“Barış gücü 2500 askerden oluşacak”

Rus RIA haber ajansı, Kazakistan’a gönderilen Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü’ne bağlı barış gücünün 2 bin 500 askerden oluşacağını bildirdi. Rusya’nın liderliğindeki askeri ittifakın sekreteryasının açıklamasına atfen haberi veren RIA, barış gücü askerlerinin Kazakistan’da birkaç gün ya da hafta kalacağını bildirdi. Haberde, askerlerin “silahlı çeteler” tarafından saldırıya uğramaları durumunda silahlarını kullanma hakkına sahip olduğu belirtildi.

Perşembe günü yaşanan olaylarda Ruslar’ın ne kadar dahiliyetinin olduğu de henüz net değil.

Protestolar nasıl başladı?

Yeni yılda akaryakıt fiyatlarındaki artışı protesto gösterileriyle başlayan olaylar, Çarşamba günü Nazarbayev aleyhinde sloganlar atan göstericilerin Almatı ve diğer kentlerde kamu binalarını basması ve ateşe vermesiyle tırmandı.

Tokayev olaylara ilk yanıtında, kabinesini feshetti, akaryakıt fiyatlarındaki artışı geri çekti ve hala Nazarbayev’in elinde tuttuğu etkili bir güvenlik makamının kontrolunu devralma gibi adımlarla eski liderle arasına mesafe koymaya çalıştı. Ancak bu adımlar, öfkeli kalabalıkları yatıştırmaya yetmedi. Protestocular, Nazarbayev’in ailesi ve müttefiklerini, 19 milyon nüfuslu ülke yoksul kalmaya devam ederken kendi birikimlerini dev boyutlarda arttırmayı sürdürmekle suçluyor.

Nazarbayev 2019 yılında cumhurbaşkanlığını bıraktı ancak hem kendisi hem ailesi güvenlik birimlerini idare eden makamları ve kendi adını taşıyan başkent Nur-Sultan’daki siyasi yapıyı kontrol etmeye devam etti. Nazarbayev olayların başlamasından sonra ortada görünmezken, herhangi bir açıklama da yapmadı.

Rus askerlerinin ülkeye hızlı şekilde konuşlandırılması, Kremlin’in eski Sovyet ülkesindeki nüfusunu güç yoluyla koruma isteğinin bir yansıması olarak görülüyor. 2020 yılının sonlarından bu yana Moskova, halk ayaklanmasına karşı Belarus liderine destek çıkma, Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki savaşı sona erdirmek için müdahale etme ve Batı’da ciddi boyutta endişe uyandıracak şekilde Ukrayna sınırına asker yığma gibi adımlar attı.

Bununla birlikte, Reuters’in haberinde, Kazakistan’a asker göndermenin Moskova açısından bir risk de taşıdığı yorumu yapılıyor. Bu adımın, Kazak yetkililerin Rusya’nın gücüne bağımlılığını gözler önüne serebileceğine ve Moskova’nın bu hamleyle protestocuları da daha alevlendirebileceğine dikkat çekiliyor.

Ekonomi uzmanı Tim Ash, protestocuların Kazak olduğuna işaret ederek, “Tokayev bu kişileri Rus askerleriyle bastırmaya çalışacak. Moskova için bu iyi bir görüntü olmayacak” sözleriyle durumu değerlendirdi.

Batı’dan sükunet çağrıları

Batı’dan Kazakistan’daki olaylara tepkilerin, şu ana kadar sükunet çağrılarıyla sınırlı kaldığı görülüyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, Dışişleri Bakanı Antony Blinken’ın Kazak mevkidaşıyla görüştüğünü ve “krize barışçı, haklara saygı gösteren bir çözüm bulunmasına desteğini dile getirdiğini” bildirdi.

Price günlük basın brifinginde de, Washington’un olası insan haklarının her türlü ihlalini yakın mercek altına alacağını söyledi.

Price, ABD olarak, Kazakistan’ın, “siyasi ve ekonomik” nitelik taşıyan sorunlarının yakın bir zamanda üzerine gideceğini umduklarını kaydetti.

Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki de, Rusya’nın Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü çerçevesinde ülkeye asker göndermesi konusuyla ilgili haberleri yakından takip ettiklerini söyledi. Psaki, Kazakistan’daki durumun, Rusya’yla gelecek hafta Ukrayna krizi konusunda görüşme planlarını etkilemeyeceğini belirtti.

Avrupa Birliği Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell de, Rusya’nın askeri müdahalesinin, “kaçınılması gereken durumlara ilişkin hatıraları” gündeme getirdiğini söyledi.

Erdoğan’dan Kazakistan konusunda telefon diplomasisi

Bu arada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da, Türk Devletleri Teşkilatı Dönem Başkanı olarak Kazakistan’daki gelişmelere ilişkin teşkilat üyesi ülkelerle telefonda görüştüğü bildirildi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, Erdoğan’ın Kazakistan, Azerbaycan, Kırgızistan ve Özbekistan cumhurbaşkanlarıyla görüştüğü ve Kazakistan’la dayanışma içinde oldukları mesajını verdiği belirtildi.

Gelişmeleri yakından takip ettiklerini kaydeden Erdoğan, Kazakistan’da yeni hükümetin bir an önce kurulması ve gerginliğin kısa sürede sona ermesi arzusunu da iletti.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Geri Dön