Kazım Genç: Zorunlu din dersine son verilsin

ANKARA (ANKA) - Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Kazım Genç, zorunlu din derslerini hukuka aykırı bulan Danıştay kararını değerlendirirken, "Bu somut yargı kararları karşısında, hükümeti AİHM'nin ve Danıştay'ın kararlarına uymaya ve zorunlu din dersi uygulamasına derhal son vermeye davet ediyoruz. Bu aşamadan sonra görev ve sorumluluk hükümet ve hükümeti başbakanına ait olacaktır" dedi.

Kazım Genç, Danıştay'ın, zorunlu din dersi kararıyla ilgili olarak Mülkiyeliler Birliği'nde bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıya Eğitim-Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer, Alevi Araştırmaları Merkezi Başkanı Ali Yıldırım, ABF Disiplin Kurulu Başkanı Fevzi Gümüş, Divriği Kültür Derneği Başkanı Ali Yılmaz ve çok sayıda sivil toplum örgütü destek verdi.

Zorunlu din derslerinin 12 Eylül askeri darbesinin bir ürünü olduğunu belirten Genç, "Ülkemizi bugün, şeriatçı zihniyetin bağnaz düşüncelerine ve uygulamalarına mahkum hale getiren zorunlu din dersi uygulamasına yönelik, yargının hemen hemen her alanından, red kararları verilmekte ama AKP iktidarı, tüm yargı kararlarına karşı direnç göstermeye devam etmektedir" diye konuştu.

Genç, Anayasa'sının 24'ncü maddesindeki "Din kültürü ve ahlak öğretimi ilk ve orta öğretim kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasında yer alır" hükmü nedeni ile Alevi çocuklara "din kültürü ve ahlak bilgisi" adı altında, "zorunlu din dersi" verildiğini ve bu yolla Alevilerin asimile edildiğini savundu. Zorunlu din derslerinin sadece Alevilerin değil, Türkiye'nin sorunu olduğunu ifade eden Kazım Genç, bu konuda yürütülen hukuk sürecine ilişkin çeşitli bilgiler verdi.

Genç, şunları söyledi: "Yargı, zorunlu din dersine ve müfredatına karşı bir hukuk duvarı örmektedir. Hukukun ördüğü duvar, demokrasiyi ve özgürlükleri koruyarak, şeriata ve bağnazlığa karşı geçit vermeme kararlarıdır. AİHM'nin zorunlu din dersine yönelik vermiş olduğu karar ile, Danıştay 8. Dairesi'nin vermiş olduğu her iki karar paralellik göstermektedir. Her iki karar da, zorunlu din dersi uygulamasının hukuka aykırılığın altını çizmektedir.

-YARGI KARARLARI BAŞBAKANI DA BAĞLAR- İnanç özgürlüğünü sadece, türban özgürlüğüne indirgeyen ve bunun için kefen giymeye hazır olduğunu söyleyen AKP'nin Genel Başkanı ve Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a, Alevilerin de inanç özgürlüğüne saygılı olmak zorunda olduğunu hatırlatmak da ne yazık bize düşmüş bulunmaktadır. Başka inanç ve kültürler saygı gösterme olgunluğunda olmayanların, kendi inanç ve kültürlerine saygı bekleme hakları olamaz.

AİHM'nin türban kararının devletin lehine olmasına rağmen, feveran eden ve bu konunun ulemanın yetkisinde olduğu söyleyen Başbakan; AİHM' nin zorunlu din dersi kararına yönelik olarak tek kelime etmeyerek, inanç özgürlüğünden ve demokrasiden ne kadar uzakta olduğunu Türkiye kamuoyuna ispatlamıştır."

"Zorunlu din dersleri konusunda yargı kararlarına, başbakanlar da hükümetler de uymak ve gereğini yapmak zorundadır" diyen Genç, "Bu somut yargı kararları karşısında, hükümeti AİHM'nin ve Danıştay'ın kararlarına uymaya ve zorunlu din dersi uygulamasına derhal son vermeye davet ediyoruz. Bu aşamadan sonra görev ve sorumluluk hükümet ve hükümeti başbakanına ait olacaktır" dedi.

Kazım Genç, "bilimsel ve demokratik bir eğitim" konusunun sadece Alevilerin değil, tüm Türkiye'nin sorunu olarak gören herkesi de zorunlu din derslerine karşı dava açmaya çağırdı.

Öte yandan toplantıda konuşan Eğitim-Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer de söz konusu kararın önemli olduğunu belirtti. AKP'nin türban tartışmalarıyla pek çok sorunun üstünü örttüğünü ifade eden Dinçer, hükümeti de zorunlu din derslerini kaldırmaya davet etti. AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat'ın "Bu mahkemelerin işi değil hükümetin işidir" açıklamasına tepki gösteren Dinçer, bu tavrın AKP'nin yargıya karşı nasıl yaklaştığının göstergesi olduğunu söyledi. Dinçer, zorunlu din derslerinin kaldırılması konusunda da bundan sonraki çalışmalara destek vereceklerini ifade etti.

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Kazım Genç, Milli Eğitim Bakanlığı'nın söz konusu karara itiraz edeceğinin hatırlatılması üzerine, "İstanbul Valiliği karar düzeltmeye gidebilir. Ancak söz konusu karar da dersin niteliğine ilişkin husus da tartışıldığı için farklı bir sonuç çıkmaz" dedi.