HABER

KDK’dan Hayvan Hakları Çözüm Çalıştayı

Kamu Denetçiliği Kurumunun (KDK) düzenlediği Hayvan Hakları Çözüm Çalıştayı’na katılan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, ’’5199 sayılı Hayvan Koruma Kanunu ve ilgili yönetmelikleri çerçevesinde denetim, koordinasyon ve mali destek sağlanmasına dair çalışmalar bakanlığımızca yürütülmektedir’’ dedi.Son zamanlarda hayvanlara yönelik şiddetin artması ve bununla ilgili olarak 2018 yılında çok sayıda şikayet başvurusu alan Kamu Denetçiliği Kurumu, Hayvan Hakları Çözüm Çalıştayı düzenledi.

Kamu Denetçiliği Kurumunun (KDK) düzenlediği Hayvan Hakları Çözüm Çalıştayı’na katılan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, ’’5199 sayılı Hayvan Koruma Kanunu ve ilgili yönetmelikleri çerçevesinde denetim, koordinasyon ve mali destek sağlanmasına dair çalışmalar bakanlığımızca yürütülmektedir’’ dedi.
Son zamanlarda hayvanlara yönelik şiddetin artması ve bununla ilgili olarak 2018 yılında çok sayıda şikayet başvurusu alan Kamu Denetçiliği Kurumu, Hayvan Hakları Çözüm Çalıştayı düzenledi. Çalıştaya katılan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, KDK’nın bu hassas konuyu kendine görev edindiğini ve bu işin diyalogla çözülmesi gerektiğini kaydederek, ’’Özellikle büyükşehirlerde kentleşme süreciyle birlikte yaşam alanları daha da kısıtlanan sahipsiz sokak hayvanlarının refahı ve sağlığının korunması büyük bir öneme sahip. Sahipsiz can dostlarımızın yaşadıkları sorunları belirlemek, kurumların sorumluluklarını netleştirmek, kurumlar arası iş birliği yaparak sorunların çözümüne katkıda bulunumak amacıyla bir araya geldik’’ ifadelerini kullandı.
Doğanın dengesini korumanın ancak hayvanlarla mümkün olduğuna değinen Bakan Pakdemirli, konuşmasına şöyle devam etti:
’’Hayvanlar bazen yol gösterici, bazen de yoldaş kabul edilmişlerdir. Hayvan dostlarımız sosyal yaşamımızın bir parçasıdırlar. Doğanın dengesini korumak ancak hayvanlarla mümkündür. Biliyoruz ki hayatımız onlarla daha güzel ve anlamlı. Hayvanların doğada özgürce yaşama hakkını tesis ve takip etmek devlet olarak bizim, insan olarak da hepimizin vazifesidir. Adalet sadece insanlar için yoktur. Adalet diğer canlılar ve özellikle de dilsiz, derdini anlatamayan sokak hayvanları için de söz konusu olmalıdır. 5199 sayılı Hayvan Koruma Kanunu ve ilgili yönetmelikleri çerçevesinde denetim, koordinasyon ve mali destek sağlanmasına dair çalışmalar bakanlığımızca yürütülmektedir. Kanun gereği yerel yönetimlerce kısırlaştırılıp, aşılanan sahipsiz hayvanlar işaretlenerek alındıkları ortama geri bırakılmaktadır. Yerel yönetimlerce kurulan toplam 86 bin 500 hayvan kapasiteli 234 adet hayvan bakım evi bulunmaktadır. Yerel yönetimler tarafından 2004-2018 yılları arasında 1 milyon 352 bin sahipsiz hayvan aşılanmış, 1 milyon 80 bin adet hayvan kısırlaştırılmış ve 316 bin hayvan bakım evlerinden sahiplendirilmiştir. Bakanlığımızca hayvan bakım evi yapılma maksadıyla 2009-2018 yılları arasında 61 yerel yönetime toplam 31 milyon TL mali destek sağlanmıştır. Ayrıca bakanlığımızca 2009-2018 yılları arasında sahipsiz hayvanların kısırlaştırılması maksadıyla yerel yönetimlere 9 milyon 254 milyon TL mali destek sağlanmıştır. Sahipsiz hayvanların beslenmesi maksadıyla su, mama kapları, otomatik mama makineleri temin edilerek besleme odaklarına dağıtımı da sağlanmaktadır.’’

’’Son dönemde hayvanlara yönelik işkence, eziyet ve kötü muamele fiillerinde artış görülmesi ve bunların kabahat kapsamında değerlendirilmesi başta Cumhurbaşkanımız ve kamuoyu vicdanını rahatsız etmiştir’’
’’Bakanlığımızca ilgili kanun uygulamasında bugüne kadar karşılaşılan sorunların giderilmesi maksadıyla söz konusu kanunda değişiklik yapılmasına dair çalışmalar Cumhurbaşkanımızın talimatıyla yapılmaktadır’’ diyen Pakdemirli, ’’Bu kapsamda ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri alınarak hazırlanan 5199 sayılı Hayvan Koruma Kanunu değişiklik tasarısı, TBMM Çevre Komisyonunda 25 Haziran 2014 tarihinde kabul edilmiştir. Ancak yasama döneminin sona ermesiyle birlikte tasarının da yasalaşma süreci tamamlanamamıştır. Son dönemde hayvanlara yönelik işkence, eziyet ve kötü muamele fiillerinde artış görülmesi ve bunların kabahat kapsamında değerlendirilmesi başta Cumhurbaşkanımız ve kamuoyu vicdanını rahatsız etmiştir. Bu sebeple 5199 sayılı Hayvan Hakları Koruma Kanunu’nda değişiklik yapılmasına ihtiyaç duyulmuş ve bakanlığımız tarafından Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığıyla koordine olarak değişiklik taslağı üzerinde çalışılmıştır. Söz konusu taslakta hayvanlara yönelik şiddet ve kasten öldürme fiilleri suç kapsamına alınması yönünde düzenlemeler öngörülmektedir. Vatandaşlar tarafından sıkça şikayet konusu olan ev hayvanı satış yerlerinde kedi ve köpek bulundurulmasının yasaklanmasına dair bir değişiklik öngörülmüştür’’ şeklinde konuştu.
Kamu Başdenetçisi (Ombudsman) Şeref Malkoç ise, 2018’de 17 bin 785 başvuru aldıklarını ve hemen hemen gelen başvurusu sayısı kadar karar çıkardıklarını belirterek, ’’17 bin 507 karar vermişiz. Bir de değişik iletişim yollarıyla 97 bin 347 kişi bize başvurmuş. Bunlara rehberlik yaptık. Yapılan yoğun başvurulardan birisi de hayvan hakları ve hayvanlara yapılan eziyetlerin önlenmesi konusuydu. Bunun yanında sokakta dolaşan başıboş köpeklerin insanlara saldırılarının görevliler tarafından önlenmesi konusu da dile getirildi. Bizde bu konuda karar vermeden önce olayı detaylı incelemek için bir araştırma yaptık ve böyle bir çalıştay yapılmasının faydalı olduğunu düşündük’’ açıklamasında bulundu.

’’Aklın, bilimim ve tecrübenin ışığında bunu çözeceğiz’’
’’Biz geçmişte çok güçlü bir medeniyete sahip olan ve bunun uygulamalarını yansıtmış olan bir milletiz’’ diyen Malkoç, ’’İbadethaneler, evler yaparken kuşları düşünerek kuş evleri yapmışız. Şimdi bir bakıyoruz hayvanlara işkence ediliyor. Sevindirici olan şey şu, bunun yanında çok merhametli insanlarımız var. Bu merhametsiz insanlarımızı sizlerin, bakanlarımızın, devletimizin gayretiyle uygun, merhametli hale getireceğiz. Aklın, bilimim ve tecrübenin ışığında bunu çözeceğiz’’ diye konuştu.

’’Hayvan haklarını insanın haklarını korumak için de getirmeliyiz’’
Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu ise, Türkiye’nin kanayan yaralarından biri olan hayvan hakları sorununa Kamu Denetçiliğinin el atmış olmasının toplumun geniş kesimini tatmin edecek bir sonuca ulaşılabileceğini gösterdiğinin altını çizerek, ’’Bu gerçekten sıkıntılı bir sorun. Hayvanların doğal yaşam alanlarını yok ettik, yağmur sularını betonlara akıttık ve dünyayı susuz bıraktık. Sel basınca hayret ettik. Dere yataklarına binalar yaptık sonra niçin doğal felaket geldi şaşkınlıkla izledik. Hayvanlar yaşam alanı bulamaz oldu. Hayvanları kendi evimizin önüne koyacağımız bir kap suya muhtaç eden biziz. Hayvanları aç bıraktık. Bir taraftan insanları koruyacağız, bir taraftan canlıları koruyacağız. Hayvan haklarını insanın haklarını korumak için de getirmeliyiz. Okullarımızda iyi insan olmayı eğitim yoluyla anlatacağız’’ dedi.
Programa Bakan Pakdemirli, Malkoç ve Feyzioğlu’nun yanı sıra TBMM Çevre Komisyonu Başkanı Muhammet Balta ve çok sayıda hayvansever katıldı.

Geri Dön