HABER

"Kıbrıs sorununun çözümü AB değil BM'dir"

Gazete ve televizyonların Ankara Temsilcileri ile AK Parti Genel Merkezi'nde biraraya gelen Başbakan Erdoğan AB İlerleme Raporu'na ilişkin beklentisini de açıkladı.

Bu konuda kendilerine gelen bazı dedikodular geldiğini ancak ön değerlendirmelerin yapılmasından sonra bunları daha açık ve net konuşma imkanı bulacaklarını ifade eden Erdoğan, "Bir askıya alma, bu işin tamamen kopması, bitmesi, trenin istasyonda durması gibi şeyler mümkün değil. Bunlara katılmıyorum. Ama fasıllarda bir durağanlık olabilir.

O da tabi özellikle Yunanistan ve Güney Kıbrıs'ın koyacağı tavırlarla ilgili. Bunlara rağmen biz çalışmalarımızı samimiyetle sürdüreceğiz. Müzakere sürecinde İngiltere gibi bir ülke 11 yıl beklemiştir. Bu fasıllar içinde yaklaşık 2 bin arkadaşımız görev yapıyor. Bu görevler esnasında bize bütün muhataplarının verdiği bilgi şu oldu. 'Arkadaşlarınız bu fasılların görüşülmesine gerçekten çok hazırlıklı geldiler'. Müzakereleri çok başarılı bir şekilde yürüttüler diye bize düşüncelerini ifade ettiler. Bu başarılı çalışmaların neticesinde bizler aynı şekilde çalışmalarımızı sürdüreceğiz" şeklinde konuştu.

Başbakan Erdoğan, dönem başkanlıklarına göre bazı şeylerin değişebileceğini, şu anda Finlandiya'nın Türkiye'ye samimi bir görüntü verdiğini ancak bu samimi görüntüde Kıbrıs önerisinin yazılı olarak kendilerine gelmediğini söyledi. Önerinin sadece dedikodusunun kendilerine geldiğini ve bu dedikoduyu ciddiye almadıklarını anlatan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Bize yazılı bir önerinin AB Dönem Başkanlığı'ndan gelmesi halinde oturur değerlendirmesini yapar, ona göre cevabımızı verirdik. Sadece sözlü olarak bizimle bazı müzakereler yapılmıştır. Biz onlara sadece şunu söylemişizdir. 'Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne uygulanan izolasyonlar kalkmadığı sürece bizden limanların, havaalanlarının açılmasını beklemeyin' dedik. Bu öneri yazılı gelse değişir miydi? Hayır yine değişmezdi.

Kıbrıs konusunda KKTC vazifesini yapmıştır, garantör ülke Türkiye de vazifesini yapmıştır. Annan Planı konusunda biz elimizden geleni yaptık. Güney Kıbrıs sözünde durmadığı halde AB'ye üye oldu, Kuzey'e ise hala verilen sözler tutulmadı. Biz bunları önlerine sürünce o zaman da konuşamıyoruz. Siyasi planda ne olacak? Siyasi planda zaten Kıbrıs sorununun çözüm zemini AB değil BM'dir. Bu konuda BM'nin dışında bir çözüm zemini aramıyoruz. Bunu da kendilerine söyledik. Temenni ederiz ki aklı selim galip gelir ve on yıllardır süren bu sıkıntıyı hep birlikte aşmış oluruz."

"TÜRKİYE CUMHURİYETİ GÖÇEBE BİR TOPLULUK DEĞİL"

Erdoğan, Kıbrıs konusunun AB ile ilişkileri üzerindeki etkisine yönelik bir soruya, "Böyle bir kopmak, bu işi bırakmak gibi bir şeyin içinde kesinlikle olamayız. Son 4 yılda bu alanda verdiğimiz mücadele neyse bundan sonra da bu mücadele devam edecektir. AB üyesi ülkelerin içinde bu işe olumsuz yaklaşanlar olabilir ama Türkiye'nin orada gerekli olduğunu savunanlar da vardır. Olayın AB içinde 2 cephesi var. Pazar günü Medeniyetler İttifakı toplantısını yapacağız. Orada AB üyesi ülkelerin büyük kısmının katılımının olduğu bir çalışmayla dünyaya birlikte bir mesaj vereceğiz. Sonuç bildirgesini BM'ye vereceğiz. Ondan sonra da yeni bir dönem başlamış olacak. Türkiye böyle bir konuda böyle bir rolü üstlenmiş durumda. Böyle bir yerimiz var. Bunlardan sıyrılmamız söz konusu değil. Kaldı ki birbirimize ekonomik noktada bağlılıklarımız var. NATO'da birlikteyiz. Türkiye'nin böyle bir durağanlığın içinde olduğu gibi gerekçelerle 'ben her şeyi kestim attım' gibi basit bir devlet yaklaşımı olamaz. Türkiye Cumhuriyeti devleti bir göçebe topluluk değil. Bu konuları duygusallık içinde değil, değerlendirmelerimizi en iyi şekilde yapar, geleceği kuşatacak şekilde de adımlarımızı atarız. Bu hususta da biz rahatız. Çalışmalarımızı aynı şekilde sürdürüyoruz. Bir kopma gibi bir şey asla olamaz. Bunu aranızda bile gündeme getirmeyin. Türk medyası olarak bu konuda daha dayanışmacı olmanız gerekir diye düşünüyorum. Bizim politikalarımız dünyaya açık bir politika" karşılığını verdi

"MUHATABIMIZ DEMOKRATLAR DEĞİL ABD'DİR"

Erdoğan, bir soru üzerine ABD'de Temsilciler Meclisi seçimlerini Demokratların kazanmasıyla ilgili de değerlendirmelerde bulundu. Sonucun beklendiğini ancak açıklanan rakamların beklenilenin üzerinde olduğunu belirten Erdoğan, Demokratların çok büyük bir zafer kazandığını söyledi. Erdoğan, ABD tarihinde ilk defa bir bayanın Temsilciler Meclisi'ne başkan olduğuna işaret etti. İlk kez bir Müslüman'ın da ABD Temsilciler Meclisi'ne üye olarak girdiğini hatırlatan Erdoğan, "Senatodaki durum net değil. 2 üyeliği daha Demokratlar kazanırsa orada da öne geçmesi söz konusu. ABD'de gerek Cumhuriyetçiler, gerek Demokratlar olsun ABD ile olan münasebetlerimiz her iki yönetimle de iyi olmak durumundadır. Bizim buradaki muhatabımız ABD'dir. Yönetimleri ve gelen zihniyetleri değildir. Biz ABD ile Türkiye'nin uyumlu politikalar içinde olmasını uluslararası kurum ve kuruluşlardaki birlik beraberliğimiz sebebiyle anlamlı buluyoruz. Bundan sonraki süreçte de gerekli girişimlerimizi gerek Temsilciler Meclisi ile gerek Senato ile münasebetlerimizi geliştirerek, yönetimle münasebetlerimizi sürdürerek devam ettireceğiz" diye konuştu.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön