Kıbrıs'ta "kritik" gün

Kıbrıs'ta "kritik" gün

ANKARA/LEFKOŞA(ANKA) – KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile yeni Rum lideri Dimitris Hristofyas yarın ilk kez buluşacak. AB ve Washington'da "umut"la beklenen olası görüşme sürecine ilişkin tarafların arasındaki önemli görüş ayrılıkları sürüyor. Bu arada, Talat-Hristofyas görüşmesinden "somut" bir sonuç olarak Lokmacı kapısının açılması kararının çıkması beklentisi bulunuyor.

Mehmet Ali Talat ile geçen ay Rum Kesimi'nde yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinden galip çıkan Rum Komünist Partisi lideri Dimitris Hristofiyas, yarın ilk defa biraraya gelecek.

Rum seçim sonuçlarının belli olmasından sonra yaptıkları telefon görüşmesinde buluşmayı kararlaştıran Talat ile Hristofyas'ın arasında yarın gerçekleşecet görüşmeye Türkiye ve Yunanistan'ın yanısıra AB ve Washington'da büyük önem veriliyor.

Kıbrıs'ta yeni bir müzakere sürecinin başlatılması açısından "umut"la beklenen görüşmeye BM Genel Sekreteri Ban Kin-moon da büyük destek verdi.
Rum Kesimi'ndeki Papadopulos döneminin sona ermesiyle Kıbrıs'ta "yeni bir fırsat penceresi"nin açıldığı yolundaki görüş yaygın bir biçimde paylaşılıyor.
Bu fırsatın kaçırılmasını gerektiğine inanan Türkiye ise, yeni bir müzakere sürecinin başlatılması için çaba gösteriyor. Ancak Ankara'da Kıbrıs'taki "kritik" görüşmenin sonuçlarına ilişkin "çok ihtiyatlı" bir tutum takındığı da görülüyor.

Kapsamlı çözümü sağlayacak yeni bir müzakere sürecinin başlatılamaması veya başarılı olamaması halinde adanın yeniden birleştirilmesi şansının kalmayacağı yolundaki değerlendirmeler ise, hem Türk, hem Rum tarafında yapılıyor.

-ÖNEMLİ GÖRÜŞ AYRILIKLARI VAR-
Lefkoşa'da yarın yapılacak görüşme öncesi, müzakere sürecine ilişkin olarak tarafların arasında önemli görüş farklılıklarının bulunduğu görülüyor.
Hristfoyas'ın son günlerde yaptığı çeşitli açıklamalar Rum tarafının müzakerelerin temeli olarak 8 Temmuz Anlaşmasının alınmasında ısrar ettiği gösterdi.
Türk tarafı ise, 8 Temmuz Anlaşmasını müzakerelerin özü değil, prosedür ile ilgili bir anlaşma olarak değerlendiriliyor ve Annan Planı'nın temel alınması isteniyor.

-BAŞBAKAN ERDOĞAN'IN AB'YE MEKTUP-
Nitekim, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AB Komisyonu ve üye devletlerinin liderlerine gönderdiği 7 Mart tarihli Kıbrıs mektubunda Annan Planı'nın yeni müzakere sürecinin temel alınması gerektiğini söylemişti.
ANKA'nın edindiği bilgiye göre, Erdoğan, mektubunda şunları yazdı:
"2000 yılı Kıbrıs'ta adil, kapsamlı ve kalıcı bir çözüm için bir fırsat penceresini sağlayacağını umuyoruz.
Türkiye, 2004 ilk baharında bıraktığımız noktadan ve BM kapsamlı çözüm planının ile iki bölge, iki tarafın siyasi eşitlik ve yeni bir ortaklık devleti oluşturacak iki ortak devletin eşit statüsü başta olmak üzere, uzun bir süreden beri var olan BM parametrelerinin temelinde, BM Genel Sekreteri'nin iki taraf arasında müzakere sürecini başlatmaya yardımcı olmaya hazırız.
Kıbrıs Türk tarafının yapıcı yaklaşımını desteklemeyi sürdürüyoruz."

-LOKMACI KAPISI-
Talat-Hristofyas görüşmesinden "somut bir sonuç" olarak Lefkoşa'daki Ledra caddesi üzerindeki Lokmacı kapısının açılması kararının çıkması beklentisi bulunuyor.
Önemli bir "güven artırıcı" önlemi olarak değerlendirilecek bu yöndeki bir karar için bir süreden beri iki taraf arasında teknik görüşmeler yapılıyor.
Lokmacı kapısının açılması yolundaki siyasi kararın açıklanması olasılığı, Avrupa'da da "umut" yarattı.
Kıbrıs'taki gelişmeleri yakından izleyen İngiliz gazetecilerinden The İndependent de, yarın ki görüşmeye ilişkin analizinde, "Avrupa'nın son bölünmüş kentinde başlıca ticari yolun açılması, nihayet bir barış anlaşmasına ulaşılabileceğine ilişkin en güçlü sinyal olur" yorumunu yaptı.