HABER

Kilis Ramazan İmsakiyesi 2017: İftara ne kadar kaldı? Kilis imsak ve iftar vakti

Heyecanla beklenen 2017 Ramazan ayı, tüm Türkiye için mübarek olsun. Kilis ve Türkiye’nin öbür illeri için Ramazan İmsakiyelerini haberimizde bulabilirsiniz. Ramazan ayı içerisinde Kilis Ramazan İmsakiyesi saatleri, iftar saatleri haberimizde yer alıyor. İftar vakti, iftara ne kadar kaldığı ile ilgili geri sayım aracı ve dahası 2017 Ramazan imsakiyesinde...

Kilis Ramazan İmsakiyesi 2017: İftara ne kadar kaldı? Kilis imsak ve iftar vakti

Ramazan ayının en önemli sınavı olan iftar saatleri, illerin ramazan imsakiyeleri, Ramazan ayının en önemli detaylarından. Bu yıl, sıcaklıkların henüz yeni yeni kendine geldiği bir dönem olan Haziran ayına denk gelen 2017 Ramazan ayı, sıcaklıklar bakımından bir önceki Ramazan aylarına nazaran biraz daha zorlamadan geçecek gibi görünüyor. Zira, 21 Haziran en uzun güne denk gelen Ramazan ayı, nasıl bir oruç günü getirecek bilmiyoruz ancak, sıcaklıklar bakımından daha kolay olabilir. Kilis için ve diğer Türkiye illerinde iftar saat kaçta? Kilis için iftar saati kaçta?

KİLİS VE İL İL RAMAZAN İMSAKİYESİ İÇİN TIKLAYINIZ

İFTAR'DA SAĞLIKLI BESLENME

Ramazanda uzun süreli açlık, sıvı kaybı, tansiyon ve kan şekerinde düşüklüğe bağlı olarak yorgunluğa neden olabilir.

İftar vakti geldiğinde aniden ağır yemeklere yönelmek, sahura kalkmadan oruç tutmak, bayramın ilk gününde birden aşırı yemek yemek gibi beslenme hataları ramazan ayında ve bayramda size zor anlar yaşatabilir. Memorial Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü’nden Uz. Dr. Duygu İbrişim, ramazan ve bayram süresince mide sağlığınızı korumak için yapılması gerekenler hakkında bilgi verdi. Oruç tutarken sık karşılaşılan problemler, iftarda ve sahurda birden, aşırı miktarda yemek yenilmesi ve buna bağlı sindirim sorunlarıdır. Uzun süreli açlık, sıvı kaybı, tansiyon ve kan şekerinde düşüklüğe bağlı olarak yorgunluğa neden olabilir. Midede ağrı, yanma ve kabızlık bu dönemde en sık yaşanan şikayetlerdir.

Ara vererek yemek yiyin
Yemeğe bir bardak su ve bir kase çorba ile başlamak en iyi yöntemdir. Sulu yumuşak gıdalar oruç sonrası sıvı ihtiyacını karşılar ve mideyi rahatlatır. Çorbadan sonra yemeğe birkaç dakika ara vermek açlık ve yorgunluk duygusunu azaltır. O zaman da her şeyden hızlıca ve bol miktarda yeme isteğini baskılamak kolay olacaktır.

İftar sofrası çok çeşitli olmasın
Çorba sonrasında etli veya zeytinyağlı bir sebze yemeği ya da haşlama, buğulama veya ızgara et (kırmızı et, beyaz et veya balık) yanında haşlama sebzeler yenilebilir. Ekmek çok fazla miktarda olmadıkça hem doyurucu hem de hazmı kolaylaştırıcıdır. Makarna, pilav ve hamur işlerini az miktarda tüketin ve her iftarda masada bulundurmayın. Kompostolar, mevsim salataları, yoğurt, ayran ve cacık iftar sofralarının çok sağlıklı tamamlayıcılarıdır. Yemeklerin yavaş yenmesi ve iyi çiğnenmesi hem doymanızı kolaylaştırır, hem de sonrasında midede dolgunluk, ağrı, şişkinlik sorunlarını önler.

Yemek planını tokken yapın
İftar alışverişini günün sonunda iyice aç olduğunuz bir zamanda yapmayın. Bu, her şeye daha çok özenmenize ve iştahınızın iyice açılmasına neden olur. Bir sonraki günün yemek planını bugünkü iftardan sonra yani karnınız tokken yapın.

RAMAZAN AYINDA KİLİS’İN GELENEKSEL YEMEKLERİ
Türkiye’nin dört bir köşesinde her yörenin kendine özgü yemekleri vardır. Kilis’te de sahur ve iftar sofralarını Firik Pilavı süsleyecek.
Firik Pilavı tarifi
1 kg veya 500 gr kemikli Et (isteğe göre)
1 su bardağı Nohut
2 su bardağı Firik
1 su bardağı Bulgur
100 gr Sadeyağ veya Tereyağı
Tuz
Karabiber
Kırmızı
Pulbiber

Nohutlar akşamdan veya bir iki saat evelden bir tencereye alınır ve üzerine bolca su eklenerek ıslatılır. Kemikli et yıkanır nohudun suyu dökülüp yıkanır ve yeterince su ile düdüklü tencerede kaynamaya bırakılır. Fakat kaynamaya başlamadan üzerinde biriken köpükler kevgirle bir tabağa alınıp atılır. Sonra düdüklünün ağzı kapatılır, düdüğü yukarı çıkınca ocağın altı kısılarak 30 dakika pişirilir(herkesin tenceresine göre bu süre değişe bilir) . Tencere ocaktan alınır ve düdüğün inmesi beklenilir. Düdüklü tencerenin mandalı kontrol edilir, kapak açılmadan içindeki basıncın ve havanın bitmiş ve çıkmış olması gereklidir. Kemikli et içinden alınarak kemiklerden ayrılır ve irice parçalara ayrılır. Nohut et suyundan süzülerek bir tabağa alınır. Et suyu süzgeçten geçirilir ve içinde kemik kırıntısı olmamasına dikkat edilir. Daha sonra firik eğer taşlı ise geniş iki kab yardımı ile bol su işine alınarak önce birinci kapta elle karıştırılarak yıkanır üzerine çıkan saplar giderilir. Sonrada bir kaptan diğer kapa yavaş yavaş suyu ile birlikte aktarılarak tencerenin dibine taşların çökmesi sağlanır bu işlem birkaç defa tekrarlanır enson da taşlar atılır Pilavın yapılacağı tencereye yaklaşık 8 su bardağı su ve et suyu karışık olarak konulur(4 et suyu, 4 su) ve kaynamaya alınır. Kaynayınca işine yıkanmış firik, bulgur ve daha evelden haşlanmış nohut eklenir. Tuz ve kırmızı pulbiber ilavesi ile önce hızlı ateşte sonrada kısık ateşte suyunu çekene kadar, firik yumuşayana kadar pişirilir. (Firiğin suyunu ayarlamak belki zor olabilir her firik aynı pirinç gibi ayrı su çekme kapasitesi vardır, daha az su konulup eksildikçe kaynar su eklemek belkide firik pilavını ayarlamaya yardımcı olacaktır veya firik pişmiş ve hala içinde suyu olunca ağzı açık olarak pişirmek suyunun daha çabuk buharlaşıp yok olmasını sağlayacaktır.) Firik pilavı pişince, 50 gr tereyağı tavaya alınır ısıtılıp içine karabiber eklenerek hafif kızartılarak pilavın üzerine aktarılır ve pilavın kapağı kapatılarak dinlendirilir. (Tüm bulgur yemeklerinde olduğu gibi bulgurlu pilavlar çok dinlendirilmez.) (Büyüklerimizin bir sözü vardır,”Bulguru pişir yut(ye), Pilavı pişir unut) Tavaya geride kalan 50 gr yağ ve etler alınır, tuz ve karabiber eklenerek kavrulur ve tabağa aldığınız Firik pilavının üzerine etler alınarak servis yapılır. Yanında nefis marul salatası ve buz gibi ayranla ikram edilir.

Ramazan Ayı Duaları ve Türkçe Mealleri
Oruçla ilgili ayetler arasında dua ile ilgili bir ayet vardır. Ayet şöyledir:

“Kullarım sana beni sorarlarsa, ben yakınım. Bana dua edince, dua edenin duasına karşılık veririm. Onlar da bana karşılık versinler. Bana güvensinler. Böylece olgunlaşırlar.” (Bakara, 2/186)
Demek ki oruç ile dua arasında sıkı bir ilişki vardır. Bu yüzden Peygamberimiz (sav), Allah tarafından reddedilmeyecek duaları sayarken oruçlunun duasını özellikle belirtmiştir.

Bu bölümde Kur'an-ı Kerim'de geçen bazı dua cümlelerini hem Arapça asılları hem de Türkçe anlamları ile vermeyi uygun gördük. Bu duaları ezberlemeli, özellikle iftar ve sahur vakitlerinde, namazlarımızda, yolda yürürken, gece yatarken kısacası her zaman bu dualarla rabbimize yalvarmalıyız.

“Ey Rabbimiz, indirmiş olduğun mesaja inandık, Peygambere uyduk, bizleri bu mesajın canlı şahitleri arasına yaz.” (Al-i İmran, 3/53)
“Bağışla ve merhamet et Rabbim! Sen merhametlilerin en iyisisin.”

Günün Duası: 'Allahummec'al siyamî fîhi siyam'es-saimîn ve giyamî fîhi giyam'el-gâimîn ve nebbihnî an nevmet'il-ğâfilîn ve heb lî curmî fîhi ya ilâh'el-âlemin ve'fu annî ya âfiyen an'il-mucrimîn'
Anlamı: ALLAH'ım! Bu günde tuttuğum orucu gerçek oruç tutanların orucu gibi ve ibadetimi gerçek ibadet edenlerin ibadeti gibi kıl; bu günde beni gafillerin uykusundan uyandır; suçumu bu günde bağışla; ey alemlerin ilâhı! Affet beni, ey suçları affeden Rabbim!

RAMAZAN AYININ FAZİLETİ

Ramazan ayı, dinimizce yüce ve kutsal kabul edilmiş mübarek bir aydır. Kutsiyeti ve fazileti Kur’an ve sünnetle sabit olan Ramazan ayı zamanda on bir ayın sultanı olara kabul edilmektedir. Feyiz ve bereketlerle, afv ve mağfiretlerle dolu olan sosyal yardımlaşma ve dayanışmanın toplum hayatında yoğunluk kazandığı, ibadet hayatımızın zenginleştiği Ramazan ayı, peygamber efendimizin ifadesi ile “evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden kurtuluş” olan bir aydır. Ramazan ayı, kalplerin dirildiği, gönüllerin aydınlanıp coştuğu, nefislerin kırıldığı, insani vasıfların tekrar hatırlandığı manevi yaşamı dolu olan bir aydır.

Geri Dön