SPOR

CANLI

'Kimse Aziz Yıldırım'a Mahmut Uslu'ya kızmayacak'

Fenerbahçe'nin deplasmanda Bursaspor ile 1-1 berabere kaldığı maçın ardından spor yazarları, maçın hakemi Halil Umut Meler'e tepki gösterdi. İşte o değerlendirmeler...

'Kimse Aziz Yıldırım'a Mahmut Uslu'ya kızmayacak'

ACISI ÇIKACAK (GÜRCAN BİLGİÇ)

Maçın anlamını futboldan çıkarıp "vurma-kırma" eksenine getiren iki faktör vardı muhtemelen. Tıklım tıklım dolu stadında seyirci agresifliği ile rakibini sindirmeyi amaçlamış olabilir Mutlu Topçu. Soyunma odasında eğer "Temaslı oynayacağız" denmişse daha maç başlamadan sahaya ne bulduysa atan bir taraftar profili ile "korkuyu" kendi faktörleri yapmayı amaçlamış olabilirler. Üst üste dört maç kaybedip, beşincide yeni teknik adama başvuran bir kulüp için anlaşılabilir bir taktik gibi gözükse de acısı sonrasında çıkacaktır.

9 KİŞİ OYNADI

Fenerbahçe kadrosu bu tecrübeyi daha yedi gün önce test etmişti. Dolmabahçe'den üç puanla gelirken, birinci taktikleri "akıllı ve sakin" kalmaktı. Aynı duyguyla karşılık verdiklerinde penaltıyı da kazandılar, rakibin 10 kişi kalacak hatayı yapmasını da sağladılar. İşler yolunda gidiyordu. Alper Potuk sahanın yıldızıydı ama Moussa Sow ile Aatıf da Fenerbahçe'yi dokuz kişi oynatıyordu. Sayıca eksik olan Bursa takımı olsa da Fenerbahçe bunu avantaja çeviremediği gibi, ikinci 45'te iki hamle dışında pozisyona bile yaklaşamadan bitirdi maçı.


AZİZ YILDIRIM'A KIZMAYACAK

Yine de kazanabilirlerdi. Hakem Halil Umut Meler, yardımcısının eyyamına uymasaydı eğer. Vücuda kapalı olan kola çarpan topa böyle bir penaltıyı Yıldırım Demirören, pardon Fikret Orman; yine pardon, ancak maçı berabere bitirmek isteyen biri verebilirdi. Fenerbahçe'yi eleştirebiliriz ama bir gün önce Beşiktaş için kırmızı kartlar çıkmazken bir gün sonra böyle kararlar veriliyorsa, kimse Aziz Yıldırım'a, Mahmut Uslu'ya kızmayacak.

PENALTI DOĞRU (ERMAN TOROĞLU)

Hep derler ki, "Pozisyonlarda elini yapıştır veya arkana sakla" Hadi arkaya saklamaya vaktin yok, o zaman da ön tarafına yapıştır." Fenerbahçe'nin kazandığı penaltıda karar doğru. Peki Bursasporlu oyuncu Jovic'in atılması doğru mu? Kesinlikle doğru... Kardeşim senin sarı kartın var, elde bomba oynuyorsun. Lens'i senin üzerine veriyorlar. Niye? Çünkü sen atılacak bir madensin. Sanki telefonla emredilmiş gibi tutup Lens'i indiriyorsun, hakem de seni haklı olarak atıyor. Fenerbahçe soyunma odasına 1-0 önde gidiyor. Tam bir tereyağı, her şey lehine. Sen futbol oynamıyorsun ama Bursaspor da oynamıyor.

İSYAN EDEN TEK KİŞİ

Rakibin sinirlenmiş, 10 kişi kalmış. Çık ikinci yarı ortada sıçan oyna. Çünkü bir kişi fazlasın. Ortada sıçan futbolcuların antrenman ya da maçtan önce ısınma olayıdır. Ortaya bir kişi alırlar, 5 kişi top çevirir. Ortadaki 1 kişi topu biraz zor alır.
Sen biraz top çevirsen Bursaspor'un ön tarafı, arka tarafı, orta sahası yani her yeri dağılacak. Ama 10 kişi kalmış olan Bursaspor oynamaya başlıyor, Fenerbahçe ise seyrediyor. Aslında Fenerbahçe'de bir oyuncu isyan ediyor, mücadele ediyor Alper. Bir oyuncu da takımı 10.5 kişi oynatıyor. O da Aatif...

ŞAMPİYONLUK BAŞKA BAHARA

Peki bütün bunlar olurken Fenerbahçe Teknik Direktörü Advocaat ne yapıyor. O da oyunu seyrediyor. Aynen Fenerbahçeli 10 futbolcu gibi... Yahu kardeşim "tehlike geliyorum" diyor. Bursaspor bir gol atsa işi bitirecek, hatta kazanabilir. Sen hâlâ oyuncu değiştirmiyorsun. İlk oyuncu değişikliğini 82'de yapıyorsun. Yani beraberliği Bursaspor'a vermek için 10 Fenerbahçeli futbolcu ve teknik direktör çabalıyor! Şampiyonluk da başka bahara kalır. Bakınız, Fenerbahçe çatır çatır mücadele eden takımlara karşı oynayamıyor. Kibar oynayan takımlara karşı oynuyor. Sert oynayan takımlar da Fenerbahçe'yi bozuyor. Tamam Fenerbahçe'nin aleyhine verilen penaltı, penaltı değil. İyi de Fenerbahçe'nin futbolu futbol muydu. Her zaman düşeş atamazsınız. Onun için sarı-lacivertlilerin taktiği önüne koyup düşünmeleri gerekir. "Biz hatayı nerede yaptık" diye...

OLACAK ŞEY DEĞİL (ÖMER ÜRÜNDÜL)

Bir hafta önceden gereken dersler alınmamış ki, daha maç başlamadan sahaya yağan yabancı maddeler, maç içinde de bölüm bölüm devamı. En inanılmazı da son saniyelerde meydana geldi. 10 kişilik Bursaspor beraberliği sağlamış, sahaya taraftar girdi, olacak şey değil. Futbol olarak da 90 dakikada ortada hiçbir şey yok.

ADVOCAAT SAHNEDE

10 kişilik rakibe karşı Fenerbahçe 90. dakikaya kadar bir pozisyon bulabildi; o da takımın en iyisi Alper'in kişisel çalımlarla kendisine hazırladığı pozisyondu. Bu da takımın ofansif açıdan yetersizliğinin görüntüsüydü. Bu arada sahneye Advocaat çıktı. Takım kötü oynuyor, skoru garantilememiş, takımın en kötüsü de Sow. Kulübedeki Fernandao'nun suçu ne? Maç tam onun istediği ortama gelmiş. Buna rağmen son dakikalara kadar değişiklik yapmıyor. Ve son 15 dakika içinde 10 kişi oynayan Bursa tehlikeli gelmeye başlamışken ilk olarak Volkan Şen'i sahaya sürüyor. Zaten ağır bir sakatlıktan çıkmış, kulübede soğumuş, zorlayacak tekrar sakatlanacak!.. Advocaat, kritik anda da takımın en iyisi Alper'i oyundan çıkardı.

PENALTI ÇOK YANLIŞ

Hakem Halil Umut Meler'in Fenerbahçe aleyhine verdiği penaltı son derece yanlıştı. Tabii ki maçın sonucu büyük bir hakem hatasıyla belirlenmiş oldu. Şimdi Fenerbahçe cephesi doğal olarak hakeme yüklenecek. Ama bence göz göre göre kaybedilen iki puanın bir numaralı nedeni Advocaat'tır. Eğer Fenerbahçe gibi bir takım, skor avantajına sahipse ve rakip son 45 dakikayı eksik oynuyorsa, mutlaka işi garantiye alacak bir gol atması lazım.

UMUT MELER'E TEŞEKKÜR (UĞUR MELEKE)

Lâkin dün temposu yüksek bir maç izlediysek bunun için Umut Meler’e teşekkür etmemiz gerek. İki penaltı kararı da bence yanlış. Sivok’un kolu doğal pozisyonda, Kjaer’inki de vücuduna bitişik. Ancak inandığını çalan, güven telkin eden bir hakem bence Meler. Muhtemelen kartlar hususunda eleştirilecek, ancak benim son yıllarda gördüğüm en doğru kart uygulamasıydı belki de dünkü maç. Dün sadece ilk devrede 20 faul var, itiş-kakış var, kavga var. Kavga değil futbol istiyorsanız daha fazla kart gösterilmeli bu ligde. Premier Lig’de 4,5 faul başına bir kart çıkarken, Türkiye’de bir kart için 7 faul gerekiyorsa bu işte bir yanlışlık

ŞENER KESİLMELİYDİ

Fenerbahçe’nin bu yıl en önemli eksiği yetenek. Sahada Van Persie, Sow, Aatif gibi oyuncuların sayısı arttıkça kalite de nispeten yükseliyor ama Fenerbahçe’nin gelecek yıl daha yarışmacı bir takım yapması için beklere de daha kaliteli alternatifler gerek. Fenerbahçe, Gökhan ve Caner’i kaybederek sadece iki bek değil, pas kalitesi yüksek iki oyun kurucu da kaybetti. Ne Şener ne Hasan bu tarz oyuncular. Dün Hasan kesildi ama bence ilk neşter vurulması gereken bölge sağ bekti. Kadroda sağ bek alternatifi olmadığı için oynuyor halen Şener.


DICK ADVOCAAT İZLEDİ

Takımın ihtiyacı olan yetenekli merkez oyuncu takviyesi yapılmadı, tamam ama o da eldekinden maksimum verimi alamıyor sanki. Dün azalan futbolu izledi 80’e kadar.

FORMÜLÜ BİLİYORDU (İLKER YASİN)

Dün maç başladığında gördük ki, Bursasporlu futbolcuların ve de tribünlerin bu maçı kazanma yönünde müthiş bir konsantrasyonu ve motivasyonu vardı. Ligde puan sıralamasında geri kalmış Fenerbahçe’nin rakip seçmesinin ve alt sıradaki takımlara karşı puanlar kaybetmesinin etkisi büyüktü. Ama bilinen bir şey daha vardı; Fenerbahçe büyük maçları oynamanın formülünü biliyordu. Dün de 88. dakikada Kjaer’in eline çarpan top penaltı ile cezalandırılmasa, Fenerbahçe şampiyonluk potasından yine çıkmamış olacaktı.

ÜZÜLMEYE MAHKUMSUN (OKTAY DERELİOĞLU)

Fenerbahçe takımı kadro kalitesi, birkaç iyi oyuncuyla sınırlı. Dünkü 11'le konuşursak başta Lens, Volkan Demirel, Kjaer üçlüsünü çıkarırsak dün iyi oynadığını zannedenlere rağmen Fenerbahçe takımı beni yine yanıltmadı, yetersizliğini yine dün gösterdi. Oyunun yarısından fazlasını 10 kişi oynayan Bursaspor'a karşı attığı penaltı golünden sonrası ve öncesi tek bir pozisyona bile giremiyorsan, biri bulup ikinciyi atamıyorsan, rakibin direncini kıramıyorsan, oyunun sonunda üzüntü ile ayrılmaya mahkumsun..

HAMLELERİ YAPAMADI

Maçın berabere bitmesi kadar doğal bir skor olamaz. Aynı şekilde Bursaspor'un kadro bütünlüğü de bence çok yetersiz. Bu oyun iyi futbolcularla oynanır. Sahada 22 tane futbolcu sayısı üzerinden gidersek iyi futbolcu sayısı yüzde 20'yi geçmezdi. Fenerbahçe teknik direktövrü Advocaat da gerekli hamleleri yapmadı. Oyunu ileri itmedi. Böyle maçlarda 2'yi bulmazsan hep sıkıntı yaşarsın..

SEZONUN EN GÜZELİ (İLKER YAĞCIOĞLU)

Fenerbahçe'de Alper'in müthiş bir maç oynadığını söyleyebilirim. Bireysel yetenekleri ile hazırladığı fakat golü çeviremediği pozisyon gecenin en güzel anlarından biriydi. Eğer o golü atmayı başarabilseydi. Sezonun en güzel gollerinen biri olacaktı..

TAM BİR SKANDAL

Hakemin Bursaspor'un lehine verdiği penaltı kararı ise tam bir skandaldı. Kjaer o pozisyonda elini ne yapabilir. Hakemin verdiği bu penaltı kararı Fenerbahçe'ye ağır bir darbe vurdu. Rakip 10 kişi kaldıktan sonra özellikle ikinci yarıda Fenerbahçe'nin ikinci golü atıp maçı bitirmek düşüncesinde olması lazımdı. Ama Sarı-Lacivetliler çok fazla Bursa kalesine gitmeyi düşünmedi. İkinci golü atsa Fenerbahçe penaltı tartışmalarına rağmen 3 puanı cebine koyup gidecekti..

DERBİDEN DERS ALMAMIŞ(MEHMET YILMAZ)

Mücadele vardı, itiş kakışı boldu, ama bir gol pozisyonundan söz etmemize de olanak yoktu. Bursa, kupadaki Beşiktaş–Fenerbahçe maçından ders almamış gibiydi. Onlar da tıpkı Beşiktaş gibi sinirlerine hâkim olamadılar, biraz seyircinin etkisi de vardı bunda. Sahaya yağdırılan ‘cisimler’ Fenerbahçeli oyuncuları değil, kendi oyuncularını bozdu. Bursaspor, devreyi on kişi bitirdi, ama aslına bakarsanız daha maçın başında Ertuğrul da kırmızı kart ile atılmalıydı. Jovic, ikinci sarıdan kırmızıyı çok geç gördü, 26. dakikadan sonrasını görmemesi gerekiyordu...

TARİHE GEÇTİ

İkinci yarı başladığında 11’e 10 bir oyunda Fenerbahçe’nin daha çok pozisyon bulacağını bekliyordum. Ancak Aatıf’ı hesaba katmamış olmalıydım, ki iki pozisyonda topu ezdi. Bu maçın kahramanı neresinden bakarsanız bakın Alper’di. Kafasına maddeler atıldığı için sarı kart görerek de tarihe geçmiş olmalı!

ÜÇÜNCÜLÜK YARIŞI

Advocaat, hafta ortasında Beşiktaş’ın maç kaybedebileceğini tahmin ederek, yarışın süreceğini söylemişti. Tahmini doğru çıktı, Beşiktaş yenildi fakat bunun bir anlamı olması için kendi maçlarınızı da kazanmanız gerek. 10 kişi oynayan rakibe karşı ikinci golü bulamadılar. Böylece Fenerbahçe, üçüncülük yarışında 2 puan kaybetti.

BÖYLE PENALTI OLMAZ

Gelecek haftalarda bu tür yönetimlere daha çok şahit olacağız. Sivok’un eline gelen top penaltıysa; bir gün önce Beşiktaş maçındaki Dany’nin elinden dönen top bin kere penaltı! Kjaer’in eline gelen top penaltıysa; Dany’nin elinden dönen top üç bin kere penaltı! Fenerbahçe lehine verilen penaltıda Sivok’un elleri doğal konumda. Neredeyse ‘hazırolda’ duruyor. Kolu hiç açılmamış ve vücuduna bitişik. Topla bir metre önündeki Ertuğrul’un oynayacağını düşündüğünden, elini kaçırabilecek kadar da vakti yok. Bu kesinlikle hatalı bir penaltı kararı! Oyunun sonuna doğru Bursaspor’a verilen penaltıya ne denir, bilemiyorum? Kjaer ellerini vücuduna yapıştırmış. Yeni hakem olan birine penaltıyı tarif edecek olsanız, bu pozisyonu örnek gösterirsiniz. ‘Böyle penaltı olmaz!’ dersiniz.

SAYMAKLA BİTMEZ

Oyun süresince hakemin kart hataları saymakla bitmez. Lens ve Jovic’in penaltı atışı sırasında gördüğü sarı kartlar hakemin oradaki kargaşayı yönetememesinden kaynaklandı. Hele ki; Jovic olayı yatıştırmaya çalışan kişiydi. Sonuçta Lens cezalı oldu, Jovic sonraki dakikalarda atıldı. Jovic 34. dakikada Sow’a topsuz alanda yaptığı faul sırasında atılmalıyken, 44. dakikada atıldı.

KIRMIZI KART GÖRMELİYDİ

55’te Alper’in zaman geçirmeden gördüğü sarı kart anlaşılacak gibi değildi ve Alper cezalı duruma düştü. Alper topa doğru gidiyordu, gereksiz bir sarı karttı. 66. dakikada Aziz Behich aut çizgisi üzerinde; top oyun dışı olmuşken, Alper’in kafasına dirsek attı. Kesinlikle Behich kırmızı kartla oyundan atılmalıydı.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Takım
O
Av
P
Geri Dön

En Çok Aranan Haberler