Kırıkkale'de toprağa gömülü bulunan cesetle ilgili soruşturma tamamlandı

El ve ayakları plastik kelepçeyle bağlı şekilde toprağa gömülü bulunan Irak uyruklu kişinin ölümüyle ilgili soruşturma tamamlanarak, terör örgütü DEAŞ mensubu oldukları öne sürülen 6 şüpheli hakkında iddianame hazırlandı - İddianamede, Irak uyruklu şüpheliler hakkında "tasarlayarak canavarca hisle öldürme", "silahlı terör örgütüne üye olma" ve "başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma" suçlarından ceza istendi

Kırıkkale'de 10 Temmuz'da el ve ayakları plastik kelepçeyle bağlı şekilde toprağa gömülü bulunan Irak uyruklu kişinin ölümüyle ilgili 6 şüpheli hakkında iddianame hazırlandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Ve Örgütlü Suçları Soruşturma Bürosu savcılarından Yarcan Mutlu tarafından Fathi Tahsin Fathi Ali Hımıs'ın ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamede, terör örgütü DEAŞ mensubu oldukları öne sürülen Irak uyruklu E.C.M, A.İ.S.F, Z.A.H.Ş, A.E.M, A.H.Ş. ve R.İ.Y. şüpheli olarak yer aldı.

Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesinin yetkisizlik kararıyla Kırıkkale'ye gönderdiği iddianamede, şüpheliler E.C.M, R.İ.Y, A.İ.S.F. ve A.H.Ş'nin "tasarlayarak canavarca hisle öldürme" ile "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan ağırlaştırılmış müebbet ve 15'er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi. Şüpheliler Z.A.H.Ş. ve A.E.M'nin "silahlı terör örgütüne üye olma" ve "başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma" suçlarından 19'ar yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istendi.

İddianameye göre, Yusuf Çebbiş kod adlı DEAŞ'ın sözde üst düzey yöneticilerinden biri, Türkiye'de bulunan şüphelilerden A.H.Ş. ile irtibata geçerek, Irak'ta örgüt için savaşacak askere ihtiyaç duyduklarını bildirdi ve çölde savaşacak 7 kişilik bir ekip kurmasını istedi. Talimat üzerine harekete geçen A.H.Ş, maktul Fathi Tahsin Fathi Ali Hımıs'ın da aralarında bulunduğu kişilerle bağlantı kurdu.

Bu sırada Yusuf Çebbiş kod adlı DEAŞ yöneticisi, A.H.Ş'ye ulaşıp, maktul Hımıs'ın Şii milis grubu Haşdi Şabi'ye çalıştığını ve istihbarat sızdırdığını aktardı.

A.H.Ş'nin durumu anlattığı E.C.M, maktulün Kırıkkale'de olayın yaşandığı eve getirilmesini istedi. A.H.Ş, 4 Temmuz 2019'da Ankara'da buluştuğu maktulü, otobüsle Kırıkkale'ye götürdü.

İddianamede şüpheliler A.H.Ş, E.C.M, A.İ.S.F. ve R.İ.Y'nin söz konusu evde el ve ayaklarını plastik kelepçeyle bağladıkları maktulü iple boğarak öldürdükleri, ardından evin bahçesine kazdıkları çukura gömdükleri belirtildi.

- Gözaltına alınan kadın cinayeti anlattı

Olay, terör örgütü DEAŞ'a yönelik polis operasyonunda gözaltına alınan E.C.M'nin eşi N.Ş'nin ifadesiyle ortaya çıktı.

Güvenlik güçleri, Irak'ta yaşadığı dönemde terör örgütü DEAŞ'ın sözde üst düzey askeri emirlerinden olan ve örgüte adam kazandırmaya yönelik faaliyetlerde bulunduğu tespit edilen şüphelilerden E.C.M'nin Ankara'nın Yenimahalle ilçesindeki evine operasyon düzenledi.

Operasyonda gözaltına alınan E.C.M'nin eşi N.Ş. ifadesinde, haziran ayı sonlarında eşi ile Kırıkkale'deki bir eve gittiğini, isimlerini A.Z. ve E.K. olarak duyduğu iki kişinin de eve geldiğini anlattı. Bir müddet sonra evde kavga çıktığını aktaran N.Ş, "Aralarında 'Tamam adam öldü.' şeklinde konuştuklarını duydum. İkamette kan ve ip gördüm. Metruk bina yanındaysa kazma ve mezar biçiminde toprak olduğunu gördüm." ifadesini kullandı.

Kadının ifadesi doğrultusunda Kırıkkale'deki evin bahçesinde kazı yapan güvenlik güçleri, el ve ayakları plastik kelepçeyle bağlı bir kişinin cesedini buldu. Cesedin terör örgütü DEAŞ üyesi Ahmet kod adlı Hımıs'a ait olduğu belirlendi.

Olaya karıştığı tespit edilen A.İ.S.F, Z.A.H.Ş, A.E.M, A.H.Ş. ve R.İ.Y. farklı şehirlerde gözaltına alındı ancak E.C.M. yakalanamadı.

- "O ne yapılacağını bilir"

İddianamede, şüphelilerin birbirleriyle yüz yüze görüşmek istediklerinde WhatsApp veya Telegram uygulamasından basketbol topu emojisi gönderdiği, karşı tarafın da basketbol topu emojisi göndermesi durumunda yüz yüze görüşmenin gerçekleştiği belirtildi.

İddianamede ifadesine yer verilen şüphelilerden A.H.Ş, Irak vatandaşı olduğunu, 2014'te DEAŞ'a katıldığını anlattı. A.H.Ş, olaya ilişkin şu bilgileri verdi:

"Öldürülen şahıs Ahmet'tir. Kendisi Irak'ta DEAŞ içerisinde savaşçı olarak görev yapardı. Yusuf Çebbiş, beni Telegram'dan aradı ve 'Git E.C.M'ye Ahmet, Haşdi Şabi'ye çalışıyor.' diye söyle. O ne yapılacağını bilir.' dedi. Ben de bu konuyu E.C.M'ye aktardım. Benden Ahmet'i Kırıkkale'ye getirmemi istedi. Ahmet'i Telegram üzerinden aradım ve E.C.M'nin kendisiyle görüşmek istediğini söyledim. O da kabul etti, beraber Kırıkkale'deki eve gittik. E.C.M'nin bizi aldığı odada 5 dakika kadar oturduk. Daha sonra odaya önce A.İ.S.F, sonra da R.İ.Y. geldi. R.İ.Y. ve A.İ.S.F, Ahmet'in kolundan tuttu. Bu sırada Ahmet, 'Ben olayın ne olduğunu biliyorum, durun bir şey yapmayın.' dedi. Daha sonra odaya giren E.C.M, Ahmet'in el ve ayağını plastik kelepçeyle bağladı. Ahmet'i sorgulamaya başladı ve 'Sen Haşdi Şabi'ye mi çalışıyorsun?' diye sordu. Ahmet de 'Şeytana uydum. Beni bırakın isimlerinizi vermeyeceğim. Başka isimler ve yanlış bilgi vererek onları kandıracağım.' dedi. E.C.M, 'Sen ne söylersen söyle inanmam.' dedi."

- "Ahmet'i boğdular"

R.İ.Y. ve A.İ.S.F'nin Ahmet kod adlı Hımıs'ı yerde sürükleyerek diğer odaya götürdüğünü kaydeden A.H.Ş, "Ahmet'i yüzüstü yere yatırdık. R.İ.Y. ve A.İ.S.F, yaklaşık 2 metre uzunluğundaki ipi Ahmet'in boynuna doladı ve ipi çekmeye başladı. Ben dışarı çıkıp kapı önünde bulunan leğeni getirdim. Leğeni Ahmet'in kafasına koydum. R.İ.Y. ve A.İ.S.F, ipi 5 dakika kadar çekerek Ahmet'i boğdular. Cesedi bahçede kazılan mezara gömdük." ifadelerini kullandı.

Şüphelilerden R.İ.Y. de ifadesinde, E.C.M'nin kendisini aradığını ve "Sana iş buldum. Kırıkkale'ye gel, işi gör." ifadelerini kullandığını, bunun üzerine Kırıkkale'ye gittiğini belirtti.

Cinayetle bir ilgisinin olmadığını iddia eden R.İ.Y, E.C.M'nin A.H.Ş. ve maktul ile baş başa bir odada görüştüğünü, o odada kendisinin olmadığını savundu.

E.C.M'nin talebi üzerine dışarıya çıktığını anlatan R.İ.Y, "E.C.M, daha sonra beni içeriye çağırdı. Odaya girdiğimizde maktul yerde yatıyordu. E.C.M, belinden silah çıkararak 'Bu gördüklerini polise söyleme, söylersen seni öldürürüm.' dedi. Daha sonra cesedi dışarıya çıkardık. Şahsı öldürdüğüm iddiasını kabul etmiyorum. Ben hiçbir şekilde şahsı öldürmedim. Ölümden A.H.Ş. ve E.C.M. sorumludur." şeklinde ifade verdi.

- "Kazdığım çukura gömdük"

Şüpheli A.İ.S.F. ise Irak vatandaşı olduğunu, Irak'ta DEAŞ içinde yaklaşık bir yıl faaliyet yürüttükten sonra ailesiyle Çorum'a geldiğini aktardı. Çorum'da bulunduğu sırada E.C.M'nin kendisini aradığını ve Kırıkkale'ye çağırdığını belirten A.İ.S.F, şöyle devam etti:

"Beni E.C.M. karşıladı. Olayın olduğu eve gittik. Burada bir adam öldüreceklerini söyledi, benden çukur kazmamı istedi. E.C.M'den korkuyordum. İstediğini yaptım. Sonra A.H.Ş. ile Ahmet isimli öldürülen şahıs geldi. Bir müddet sonra da R.İ.Y. geldi ve gelir gelmez Ahmet'e vurdu. E.C.M, kelepçe getirerek Ahmet'in ayaklarını ve ellerini bağladı. E.C.M, benden dışarıya çıkmamı ve gelen giden olursa haber vermemi istedi. Ben dışarıya çıktığımda şahıs yaşıyordu. Bir müddet sonra E.C.M, beni çağırdı. İçeriye girdiğimde şahıs ölü vaziyette battaniye sarılıydı. Nasıl öldürdüklerini görmedim. Hepimiz battaniyeden tuttuk ve kazdığım yere gömdük."