HABER

"KKTC'ndeki çok kültürlü eğitim" Polonya'daki konferansta konuşuldu

YAKIN Doğu Üniversitesi, Polonya’da düzenlenen 4'üncü International Conference On Lifelong Education And Leadership For All (Herkes İçin Yaşam Boyu Eğitim ve Liderlik Uluslararası Konferansı'nda (ICLEL 2018) temsil edildi.

LEFKOŞA, (DHA)-YAKIN Doğu Üniversitesi, Polonya’da düzenlenen 4'üncü International Conference On Lifelong Education And Leadership For All (Herkes İçin Yaşam Boyu Eğitim ve Liderlik Uluslararası Konferansı'nda (ICLEL 2018) temsil edildi. Konferansta üniversiteden akademisyenler “Öğretmen Adaylarının Yaşam Boyu Öğrenme Kavramına İlişkin Metaforik Algılarının Değerlendirilmesi” ve “Kuzey Kıbrıs Üniversitelerinde Öğrenim Gören Türk ve Yabancı Uyruklu Öğrencilerin Çok Kültürlü Eğitime Yönelik Görüş ve Beklentileri” konulu başlıklarında bildiriler sundu.

Birçok farklı ülkeden bilim insanının katıldığı konferansa, Atatürk Eğitim Fakültesi Türkçe Öğretmenliği Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Mustafa Yeniasır ile Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Burak Gökbulut, “Öğretmen Adaylarının Yaşam Boyu Öğrenme Kavramına İlişkin Metaforik Algılarının Değerlendirilmesi” ve “Kuzey Kıbrıs Üniversitelerinde Öğrenim Gören Türk ve Yabancı Uyruklu Öğrencilerin Çok Kültürlü Eğitime Yönelik Görüş ve Beklentileri” konulu bildirilerle katkı yaptılar.

Sempozyumda sunulan ve İngilizce yayınlanan bildirilerin indekslenmesi için Thomson Reuters Conference Proceedings Citation Index’e gönderileceği kaydedildi.

"ÖĞRETMENLER YAŞAM BOYU EĞİTİMLE İLGİLİ BİLİNÇ SAHİBİ OLMALI"

Yrd. Doç. Dr. Mustafa Yeniasır ve Yrd. Doç. Dr. Burak Gökbulut, toplum yaşamına yön veren öğretmenlerin yaşam boyu eğitimle ilgili bilinç sahibi olmalarının, söz konusu eğitimin sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi için şart olduğunu ifade ederek mesleklerinin bir gereği olarak öğretmenlerin sürekli yaşam boyu eğitimin içerisinde yer almaları ve kendilerini yenilemeleri gerektiğine vurgu yaptı.

Yapılan çalışmada, 54’ü farklı olmak üzere toplamda 73 metafor ortaya koyan öğretmen adaylarının yaşam boyu eğitime ilişkin olumlu düşüncelerle bağdaşlaştırıldığı, araştırmaya katılan öğretmen adaylarından sadece 5 tanesinin yaşam boyu eğitime ilişkin olumsuz düşünceler ortaya koyduğu kaydedildi.

Öğretim üyeleri bu sonuçla, öğretmen adaylarının büyük oranda yaşam boyu eğitimle ve bu eğitimin faydalarıyla ilgili bilinç sahibi olduklarını gösterdiğini belirterek, bilinç sahibi olmayan öğretmen adaylarının da bu konuda eğitilmesi için gerekli çalışmalar yapılmasının zorunlu olduğuna vurgu yaptı. Öğretim üyeleri; özellikle de eğitim fakültelerinde ders veren akademisyenlerin; geleceğin öğretmen adaylarını bu konuda bilinçlendirmesinin şart olduğunu ortaya koydu

Yaşam boyu öğrenmenin amaçlı-amaçsız, resmi veya gayri resmi her türlü öğrenmeyi kapsadığından çok geniş bir öğrenme alanına sahip olduğunu çalışmalarında dile getiren öğretim görevlileri, yaşam boyu eğitimin bir ülkede başarılı olması ve hedefine ulaşması için hem devlet hem de özel kesim tarafından desteklenmesi gerektiğinin altını çizdiler. Öğretim görevlileri bildirilerinde; özellikle devletin, söz konusu eğitimin başarılı olması için öncelikle, gerekli finansal desteğin sağlaması ve toplumun bu konuda bilinçlenmesi için ön ayak olması gerektiğine vurgu yaptı.

"KÜLTÜRLERARASI SAYGI GELİŞTİRİLMELİ, EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ SAĞLANMALI"

Çok kültürlü eğitimin ana hedefinin de sorulduğu “Kuzey Kıbrıs üniversitelerinde öğrenim gören Türk ve yabancı uyruklu öğrencilerin çok kültürlü eğitime yönelik görüş ve beklentileri” isimli çalışmada ise öğrencilere göre ana hedefin kültürlerarası etkileşimi ve saygıyı geliştirip arttırmasının gerektiği vurgulandı. Çalışmada bu hedefin yanında daha düşük oranda Türklerin belirttiği hedef, herkesin kendi kültürünü rahatça yaşamasını ve geliştirmesini sağlamak iken; yabancıların ikinci belirttiği hedef ise tüm öğrencilere eğitimde fırsat eşitliği sağlamak oldu.

"YABANCI ÖĞRENCİLER KKTC ÜNİVERSİTELERİNDE RAHAT EĞİTİM ALABİLİLİYOR"

Eğitim ortamlarında farklı dillerden gelen öğrencilerin rahatça eğitim alıp alamadığının ve üniversite ortamlarına (sınıf, kütüphane, kafeterya, yurt, spor salonu vs.) katılıp katılmadığının irdelendiği çalışmada ise, öğrencilerin verdiği cevaplara bakıldığında anlamlı farklılıklarla karşılaşıldığı belirtildi. Buna göre, Türk öğrenciler yüksek bir oranda farklı dillerden gelen öğrencilerin rahat eğitim alabildiklerini belirtirken yabancı öğrencilerin bu fikri tam manasıyla paylaşmadığı ve Türklere göre daha düşük oranda bu şekilde düşündükleri görüldü. Her iki grupta da tamamen olumsuz düşünen öğrenci sayısının az olduğu belirtilen çalışmada, sonuç olarak farklı ülkelerden gelen öğrencilerin Kuzey Kıbrıs üniversitelerinde rahat eğitim alabildiğini gösterdiği ifade edildi.

(FOTOĞRAF)

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön