Konfeksiyon İhracatına Corona Darbesi

Türkiye'de Nisan ayında hazır giyim ve konfeksiyon ihracatı geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 61,7 oranında düştü. Sektörün temsilcileri Corona virüsü salgınının yol açtığı bu hasarın etkisinin bir süre daha devam edeceği görüşünde

Konfeksiyon İhracatına Corona Darbesi

Türkiye’nin Nisan ayı ihracatı, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 41,4 oranında gerileyerek yaklaşık 9 milyar dolar oldu. Aynı dönemde hazır giyim ve konfeksiyon ihracatı ise yüzde 61,7 oranında düştü. Sektörün en büyük pazarı olan Avrupa’da normalleşmeye dönük adımların atılması, ihracatın yeniden yükselişe geçeceği umutlarını arttırsa da sektörün temsilcileri Corona virüsü salgınının yol açtığı bu hasarın etkisinin bir süre daha devam edeceği görüşünde.

Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş, Mayıs ayının da sıkıntılı geçeceği görüşünde. VOA Türkçe’nin sorularını cevaplayan Sertbaş, “Aslında bizi umutlandıran gelişmeler var. Ama henüz kayıplarımızı karşılayacak düzeyde değil. Müşteriler bu pandemiye ellerinde hem kışlık hem yazlık stoklarla yakalandı. Dolayısıyla bu stoklar eriyene kadar siparişlerin eski düzenine döneceğini düşünmüyorum” dedi. Sertbaş, sektörün yeniden normalleşmesinin 2021 yılı ortalarını bulacağını da sözlerine ekledi.

Ege Giyim Sanayicileri Derneği Başkanı Hayati Yazıcı da hazır giyim ve konfeksiyon ihracatındaki gerilemenin ülke ortalamasının üstünde olduğunu hatırlatarak Corona virüsü salgının yayılmasıyla birlikte hem siparişlerin azaldığını hem de ödemelerde sıkıntılar yaşandığını söyledi: “Virüs Çin’de ilk görüldüğünde Türkiye’ye rağbet artmaya başladı. Hatta bazı firmalarımız bundan yararlandı ve kapasitelerinin üzerinde iş yapmaya başladı. Ama Mart başında ülkemizde de virüs görülünce siparişlerimiz yüzde 15-20 oranında düşmeye başladı. Müşterilerimiz ne kadar satış yapabileceklerini öngöremiyordu. Ayrıca ödemeleri de 30 gün ise 60 güne, 60 gün ise 90 güne çıkartma talepleri geldi. Bunun sonucunda bazı firmalarımız geçici de olsa kapanmak zorunda kaldı. Bazı firmalarımız işçilerini süresiz izne gönderdi.”

Hazır giyim ve konfeksiyon ihracatının en büyük pazarının Almanya olduğunu hatırlatan Ertuğrul, Avrupa’da normalleşme sürecinin başlamasıyla siparişlerde de bir hareketlenme yaşandığını söyledi.

“Devlet desteğinin sürmesi gerekiyor”

İhracattaki gerileme, üretimin de düşmesine neden oldu. Merkez Bankası verilerine göre giyim eşyası imalat sanayiinde kapasite kullanım oranı Mart ayında yüzde 83,4 iken Nisan ayında yüzde 47,1’e geriledi. Bu süreçte sektörün daha da kötüye gitmesini engelleyen unsur ise başta maske olmak üzere tıbbi korunma malzemelerinin üretimi ve ihracatı oldu. Bu ürünlere en büyük talep ise Çin’den geldi. Ocak-Nisan 2020 döneminde Çin Halk Cumhuriyeti’ne yapılan ihracat geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 86,3 oranında arttı.

Ertuğrul “Maske ve tıbbi teçhizat talebi olmasaydı, kapasite kullanım oranımız daha da düşerdi” dedi. Sertbaş ise Ticaret Bakanlığı tarafından ihracatı serbest bırakılan bez maskenin dünyada yaklaşık 2 milyar dolarlık bir Pazar olduğuna dikkat çekti ve “Bu pazardan alacağımız pay, kayıplarımızın bir kısmını karşılayacaktır diye düşünüyorum” ifadesini kullandı.

Bu sıkıntılı süreçte devletin verdiği desteklerin sektörün krize dayanması açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Ertuğrul, “Özellikle üretim yapan firmalara büyük destek var. Devlet mesela kesinlikle işçi çıkartılmasına karşı” diye konuştu. Sertbaş da kısa çalışma ödeneği, ücretsiz izin gibi uygulamaların büyük bir avantaj sağladığını belirtti ve işverenlerin de zaten kalifiye eleman sıkıntısı çekilen ortamda bütün işçilerine sahip çıkmaya çalıştığını söyledi. Ancak Sertbaş, üç aylık bir süre için uygulamaya konan kısa çalışma ödeneğinin süresinin Haziran sonunda biteceğini hatırlatarak “Desteklerin biraz daha devam etmesi gerekiyor. Belki bir üç ay, belki ondan sonra bir üç ay daha. Çünkü biz sene sonuna kadar rölantide giden işletmeler olacağız” dedi.

Kriz sonrasına ilişkin iyimser beklenti

Kriz sonrasına ilişkin ise sektörde iyimser bir beklenti var. Salgın öncesinde düşük maliyet nedeniyle başta Çin olmak üzere Uzakdoğu ülkelerini tercih eden Avrupalı müşterilerin, coğrafi yakınlık nedeniyle Türkiye’ye yönelmesi bekleniyor. Sertbaş, “Uzakdoğu’nun fiyat avantajı ağır basıyordu. Ama artık Avrupalı fiyatın her şey demek olmadığını öğrenmiş olmalı. Sadece hazır giyim sektörü için değil, bütün sektörler için her an malını alabileceğin kişilerle çalışmak daha mantıklı. Eski normale yakın bir seviyeye gelmeye başladığımızda bizim Uzakdoğu’ya göre avantajlı olacağımızı düşünüyorum. Çünkü altyapımız kuvvetli. Üretim açısından dünyanın önde gelen ülkelerinden birisiyiz. Dolayısıyla hazır giyim pazarı geliştiği sürece ihracat pazarları öncelikle bize yönelecektir” dedi.

Ertuğrul ise Avrupalı müşterilerin Türkiye’ye yönelmesinin fiyatlarda düşüş baskısıyla birlikte geleceğini kaydederek, “Bizim de kendimizi buna göre ayarlamamız gerekiyor. Maliyetleri düşürmemiz gerekiyor. Fiyatları az da olsa aşağı çekebilirsek Avrupa’nın ve Türkiye’nin gözbebeği olabiliriz” ifadelerini kullandı.

Diğer Haberler