HABER

Korgeneral Bekiroğlu'nun derdest edilmesine ilişkin dava

- Derdest edilerek cezaevine götürülmek istendiği iddia edilen dönemin Harp Akademileri Komutanı emekli Korgeneral Tahir Bekiroğlu'nun beyanı alındı - Bekiroğlu, "Kendisine herhangi bir zor kullanma olmadığını ancak bir şekilde enterne edilmesi nedeniyle yaşadığı şeyin 'derdest edilme' anlamına gelebileceğini" söyledi

İSTANBUL (AA) - Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişiminde Hadımköy General Kani Akman Kışlası ve Cezaevi'nde meydana gelen olaylarla ilgili davada, derdest edilerek cezaevine götürülmek istendiği iddia edilen dönemin Harp Akademileri Komutanı emekli Korgeneral Tahir Bekiroğlu'nun beyanı alındı.

İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada, emekli Korgeneral Tahir Bekiroğlu müdahil olarak beyanda bulundu. Başka bir ilde bulunduğu için Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya bağlanması sağlanan Bekiroğlu'nun, sesin yankı yapması nedeniyle ifadeleri duruşmayı izleyenler tarafından net anlaşılamadı.

Darbe girişiminin yaşandığı gece evinde uyuduğunu ve 21.00 sıralarında kapının çalındığını belirten Bekiroğlu, emir subayının kara kuvvetleri komutanının emriyle geldiğini söylediğini, giyinmesini istediğini anlattı. Korumaların da bulunduğunu, bu duruma şaşırdığını, evin üstkatına çıkıp hazırlandığını dile getiren Bekiroğlu, bu sırada emir subayı ile korumaların aşağıda, evin antresinde beklediğini ve hazırlanmasının 5-10 dakika sürdüğünü söyledi.

Genel teamüller dışında bir araçla arkaya bindirilerek Hadımköy Kışlasına götürüldüğünü ve arkada üç kişi oturduklarını aktaran Bekiroğlu, emir subaylarına, "Nedir bu, anlayamadım, gerçek mi, tatbikat mı?" diye sorduğunu ve bu kişilerden bir binbaşının da kendisine, "Hayır, tatbikat değil, gerçek" dediğini ifade etti.

Mahkeme heyeti tarafından "kendisine zor kullanılıp kullanılmadığı" sorulan Bekiroğlu, herhangi bir zor kullanma olmadığını ancak bir şekilde enterne edilmesinin "derdest edilme" anlamına gelebileceğini dile getirdi.

"Konuttan çıkışınız sırasında direnme olanağınız var mıydı?" sorusu da yöneltilen Bekiroğlu, elinde silah bulunmadığını, olayın kızı ve eşinin yanında cereyan ettiğini, onlar için tehlike oluşturacak bir durum oluşmasını istemediği için direnmediğini kaydetti.

"Götürüldüğünüz Hadımköy Kışlası'nda cezaevi yakınında volta attığınız ve telefonla çok konuştuğunuz söyleniyor, ne diyorsunuz?" şeklindeki soru üzerine Bekiroğlu, "askeri cezaevi müdürlüğü binasının iki katlı küçük bir bina olduğu, etrafının tellerle çevrildiği, uykusu gelince hava alma anlamında bahçeye çıkıp volta attığı ve telefonla konuştuğu hususunun da, telefonu olmadığı için gerçek dışı olduğunu" savundu.

- Savcıdan "sert" sorular

Duruşma savcısı olarak görevli İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Mehmet Salih Sol da, Bekiroğlu'na sorular yöneltti. Başsavcıvekili Sol'un, "Milli irade ve demokrasiye bağlı olduğunuzu beyan ettiniz. Dediğinize göre bu süre içinde size sıkıyönetim beyanında bulundular. Demokrasiye bağlı bir korgeneral olarak, göreviniz gereği genelkurmay başkanı, vali, savunma bakanı, hatta gerekirse başbakan ve cumhurbaşkanına ulaşabilecek bir konumdasınız. 10 dakika da zamanınız varmış. Neden kimseye ulaşmadınız?" şeklinde bir soru yönelttiği Bekiroğlu'nun yanıtı, sesin yankılanması nedeniyle anlaşılamadı.

Yanında telefonunun olmadığını söyleyen Bekiroğlu'na, üst rütbeli komutan olduğu için evinde askeri hat bulunduğunu hatırlatan Sol, "Generkurmay Başkanı emri dahil olsa TSK'nın yönetime el koyması yasal mıdır sizce?" sorusunu da yöneltti. Bekiroğlu da, bunun yasal bir şey olmadığını söyledi. "Yasal olmayacağını bildiğiniz halde sözle bile olsa neden hiç direnme göstermediniz?" diye de sorulan Bekiroğlu, "Kızım ve eşimin zarar görme ihtimali vardı." diye konuştu.

Tekrar söz alan başsavcıvekili Sol'un, "Ben de askerlik yaptım. Türk milleti bilir, vatan sorunsa gerisi teferruattır. Biz ülkeyi korumak için asker oluyoruz. Siz böyle düşünmüyor musunuz acaba?" sorusunu yönelttiği Bekiroğlu, "Aynen böyle düşünüyorum." dedi.

Başsavcıvekili Sol, Bekiroğlu'na ayrıca şu soruları da yöneltti:

"Milli iradeye bağlı olduğunuzu beyan ettiniz. Görev mesaj emrinde, sizin Ankara'ya atandığınız bildiriliyordu. Ankara için eşinize haber göndermişsiniz. TSK yönetime el koyunca demokrasiye aykırı oluyor. Yönetime el koyan bir iradenin sizi Ankara'ya atamasına neden uymayı düşündünüz, madem demokrasiye bağlısınız? Ve siz emekliliğinizi hak etmiş kişisiniz. Emekliliğinizi alır ayrılırsınız, bu hakkınız var. Yasal olmayan bir emri kabul etmeme hakkınız var."

- "Bıçak sırtı bir dava görülüyor"

Tahir Bekiroğlu'na daha sonra sanık ve sanık avukatları tarafından da sorular soruldu. Soru sorulmasına geçilmeden önce mahkeme heyeti başkanı Abdurrahman Orkun Dağ, "Bıçak sırtında olan iradelerin irdelendiği bir dava görülüyor. Sanıkların davranış tarzlarıyla kasıtları örtüşüyor mu değerlendirme yapıyoruz. Bizim burada dinlediğimiz tanık veya müştekiler sanık sıfatı taşımayanlar, sanık değiller. Bu yöndeki değerlendirmelerimizi CMK çerçevesinde delil olarak barındırmayacağız, münferit olaya ilişkin sorular sorulsun." uyarısında bulundu.

Tüm sorulara karşılık Bekiroğlu, "evinden zorla alınıp götürüldüğü, koruma subaylarının kendisini emir beklemeksizin korumaları gerektiği, kendisine gelen subayların 'sizi tutuklayacağım' demedikleri ancak 'sizi cezaevine götüreceğim' dedikleri ve valizini kendisinin hazırladığı" şeklinde yanıtlar verdi.

Müdahil beyanının alınmasının ardından duruşmada tutuksuz sanıklardan söz konusu yerde er olarak görev yapan Burak Ayar'ın savunması da alındı.

Sanık Ayar, darbe girişimi gecesi acil müdahale mangasında görev yaptığını ve saat 21.00 gibi Akman 2'den Akman 1'e geçmelerinin emredildiğini belirterek, "Hazırlıklar yaptık. Sonra bir araç geldi, cezaevine gitti. 10-15 dakika sonra biz de oraya gittik. Sabaha kadar bekledik çimenlerin orada. Tahir Bekiroğlu'nu cezaevinde gördüm. Dava sürecinde gördüğüm kişinin Bekiroğlu olduğunu öğrendim." dedi.

Saat 22.00'den sabah 05.00'e kadaro bölgede beklediklerini ve Bekiroğlu'nun o sırada hep ayakta olduğunu, hiç oturmadığını gördüğünü de aktaran Ayar,"Yanında birileri vardı ama kim olduklarını bilmiyorum. Cezaevinin yanına gitmemizi Arif üsteğmen istedi. Bize, 'tutuklu gelecek, eskortluk yapılacak' dediler. 'Birini vurun, engelleyin' şeklinde emirleri olmadı. Kışla komutanının Bekiroğlu'na davranışını görünce önemli bir kişi olduğunu anladım." ifadesini kullandı.

Duruşmada, Hadımköy Kışlasında kameralara yansıyan bazı görüntü kayıtları projektörlere yansıtılarak heyet, sanık ve taraf avukatları tarafından izlendi.

(AA)

Geri Dön