"KTEPH, farkında olursak tedavi edebileceğimiz bir hastalık"

Ulusal Vasküler ve Endovasküler Cerrahi Derneği Başkanı Prof. Dr. Tankut Akay: - "Halk arasında pıhtıya bağlı akciğer tansiyonu olarak da bilinen Kronik Tromboembolik Pulmoner Hipertansiyon, farkında olursak tanısını koyabileceğimiz ve tedavi edebileceğimiz bir hastalık. Türkiye'de insanlar, altta bu hastalığın yattığını bilmeden astım, bronşit hatta anksiyete sebebiyle bile tedavi görüyor" - "Akciğerinde pıhtı atan hastaların yüzde 75'i, bacağında damar pıhtısı olan, toplar damarında damar pıhtısı olan hastaların da yüzde 50'si bu hastalıktan muzdarip. Ameliyat şansı olan ama farkındalık olmadığı ameliyat edilmemiş hastalarda 5 yıllık sağ kalım oranı 50'nin altına düşüyor"

İSTANBUL (AA) - ANDAÇ HONGUR - Ulusal Vasküler ve Endovasküler Cerrahi Derneği Başkanı Prof. Dr. Tankut Akay, halk arasında pıhtıya bağlı akciğer tansiyonu olarak da bilinen Kronik Tromboembolik Pulmoner Hipertansiyon'un (KTEPH), farkında olunması halinde tanı konulabilecek ve tedavi edilebilecek bir hastalık olduğunu belirterek, "Türkiye'de insanlar, altta bu hastalığın yattığını bilmeden astım, bronşit hatta anksiyete sebebiyle bile tedavi görüyor." dedi.

Akay, AA muhabirinin sorularını yanıtlarken akciğer damarında kan basıncı yüksekliğine yol açan pulmoner hipertansiyonun tedavi edilebilen tek türünün KTEPH olduğuna değindi.

Kroniğin eskiye bağlı, tromboemboliğin pıhtı atmasına bağlı, pulmoner hipertansiyonun da akciğer damarında yüksek tansiyon anlamına geldiğini aktaran Akay, "Tanıyı koyduran 3 madde var. Bunlar, akciğerdeki damarın basıncının 25 milimetre civa ve üzerinde olması, akciğer damarlarında görüntülenebilen bir pıhtı olması ve şikayetlerin 3 ay boyunca pıhtı önler ilaçları kullanmaya rağmen geçmemesi. Hastalarda, halsizlik, nefes darlığı, çabuk yorulma şikayeti çok fazla oluyor. Göğüs hastalıkları uzmanları bu hastalara 6 dakikalık yürüme testi yapıyor. Ardından ekokardiyografi ve akciğer basıncının yüksek olup olmadığını ölçmek için anjiyo yapılıyor." diye konuştu.

Akay, göğüs hastalıkları, kardiyoloji ve radyolojiden sonra kalp damar cerrahlarının, hastalığın cerrahi tedavisini yaptığını dile getirerek, şu bilgileri verdi:

"Cerrahi tedavi, pıhtının çok küçük damarlarda olması, hastanın ileri derecede düşkün, ileri derecede yaşlı, eşlik eden ilave önemli hastalıkları olması gibi ameliyata mani durumlarda yapılamıyor. Ameliyat, açık kalp ameliyatı yöntemiyle seçilmiş merkezlerde güvenle yapılabiliyor. Ameliyat edilemeyen hastalarda da çaresiz değiliz, ilaç tedavisi var. Ameliyat yapılamayan hastalarda balon tedavisi de gelişme aşamasında olan bir tedavi türü. Bu hasta grubunun kan sulandırıcı ilaçlarına ömür boyu devam emesi, tekrar o pıhtı çıkarılan damarlarda pıhtı oluşup oluşmadığını ve akciğer basıncının düşüp düşmediğini kontrol ettirmek için doktor kontrollerine gitmesi gerekiyor."

- "Çok kolay saptanamıyor"

KTEPH'in pıhtının komplikasyonu olması nedeniyle korunulacak bir hastalık olmadığını belirten Akay, "Halk arasında pıhtıya bağlı akciğer tansiyonu olarak da bilinen KTEPH, farkında olursak tanısını koyabileceğimiz ve tedavi edebileceğimiz bir hastalık. Türkiye'de insanlar, altta bu hastalığın yattığını bilmeden astım, bronşit hatta anksiyete sebebiyle bile tedavi görüyorlar. Akciğerinde pıhtı atan hastaların yüzde 75'i, bacağında damar pıhtısı olan, toplar damarında damar pıhtısı olan hastaların da yüzde 50'si bu hastalıktan muzdarip. Ameliyat şansı olan ama farkındalık olmadığı ameliyat edilmemiş hastalarda 5 yıllık sağ kalım oranı 50'nin altına düşüyor." dedi.

Prof. Dr. Tankut Akay, hastalığın "pıhtılaşmaya meyilli bir durum olması halinde", "hareketsiz hastalarda" ve "pıhtı önler ilacını iyi kullanamayan hastalarda" nüksetme ihtimaline işaret ederek, risk altındaki hastaları da "genetik yatkınlığı olan", "kan grubu A, B ve AB olan", "kanı pıhtılaşmaya meyilli olan hastalar" ve "antifosfolipid sendromu olan hastalar" şeklinde sıraladı.

Hastalığın çok kolay saptanmadığını dile getiren Akay, Türkiye'de 200 kişiye tanı konulduğunu düşünüldüğünde, 400-600 hasta olduğunun tahmin edildiğini kaydetti. Akay, 19'uncu Ulusal Vasküler ve Endovasküler Cerrahi Kongresi ve 10'uncu Ulusal Fleboloji Kongresi kapsamında uzmanlık dallarının katılımıyla eğitim çalışmaları düzenlendiğinin de altını çizdi.

Akay, Ulusal Vasküler ve Endovasküler Cerrahi Derneğinin hastalığın farkındalığı ve eğitimini üstlendiğini ifade ederek, 23 Kasım'da Ankara'da Cer Modern'de, "KTEPH Aklımda" temasıyla resim sergisi, ney dinletisi, tiyatro gösterisi ile hasta ve hekim konuşmalarını kapsayan bir etkinlik düzenleneceğini bildirdi.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Diğer Haberler