HABER

Kudüs tasarısının ABD'nin tehditlerine rağmen BM'de kabul edilmesi

- Filistin'in Beytüllahim şehri Belediye Başkanı Salman: - "Uluslararası toplum, Ortadoğu'da barışın hakim olmasını isteyen iyi niyetli ve dürüst ülkelerden oluşuyor. Bu karar, ABD ve İsrail'in işgal altındaki topraklarla ilgili herhangi bir kelime, tabir veya anlamı değiştiremeyeceklerini gösteriyor" - "Umuyoruz ki Türkiye'nin çabaları, kutsal topraklara ve Filistin'e barış getirir, Filistinlilerin itibarını, insan haklarını ve özgürlüklerini geri kazanmasını sağlar. Türkiye'nin ve Cumhurbaşkan

ROMA (AA) - Filistin'in işgal altındaki Batı Şeria bölgesinde bulunan Beytüllahim'in Belediye Başkanı Anton Salman, Kudüs tasarısının ABD'nin tehditlerine rağmen BM'de kabul edilmesine ilişkin, "Bu karar, ABD ve İsrail'in işgal altındaki topraklarla ilgili herhangi bir kelime, tabir veya anlamı değiştiremeyeceklerini gösteriyor." dedi.

Salman, İtalya Dışişleri Bakanı Algelino Alfano'nun ev sahipliğinde, bakanlıkta düzenlenen "Barışın teşvikinde kültürler ve dinler arası diyalog: Kutsal Topraklardaki 800 yıllık Fransiskan varlığı" konferansının ardından BM'deki Kudüs kararına ilişkin AA muhabirine açıklamada bulundu.

Anton Salman, Türkiye'nin girişimleriyle hazırlanan ve ABD Başkanı Donald Trump'ın Kudüs kararını eleştiren karar tasarısının BM Genel Kurulu'nda kabul edilmesinin, Kudüs'ün Filistin'in işgal altındaki toprakları arasında yer aldığının bir kanıtı olduğu söyledi.

Alınan kararın Filistin için son derece önemli olduğunu kaydeden Salman, "Son iki haftadır yaşananlar ve bugün Genel Kurul'daki oylama, bize gösteriyor ki uluslararası toplum, ABD'den ibaret değil. Uluslararası toplum, Ortadoğu'da barışın hakim olmasını isteyen iyi niyetli ve dürüst ülkelerden oluşuyor. Bu karar, ABD ve İsrail'in işgal altındaki topraklarla ilgili herhangi bir kelime, tabir veya anlamı değiştiremeyeceklerini gösteriyor." diye konuştu.

Anton Salman, Türkiye'nin Filistin'e hem süregelen hem de bu süreçteki desteğini ise şu sözlerle değerlendirdi:

"Türkiye, bu konuda çok güçlü bir duruş sergiledi. Türkiye, Filistin'i destekleyen ülkeler arasında başı çekiyor. Bunun için Türkiye'ye minnet duyuyoruz. Umuyoruz ki Türkiye'nin çabaları, kutsal topraklara ve Filistin'e barış getirir, Filistinlilerin itibarını, insan haklarını ve özgürlüklerini geri kazanmasını sağlar. Türkiye'nin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptıklarına, bütün çabalarına minnettarız. Erdoğan'ın en zor zamanlarımızda biz Filistinlilerin yanında böyle güçlü durmasından ve bunu dile getirmesinden ötürü gurur duyuyoruz."

- BM Genel Kurulu kararı

BM Genel Kurulu'nda Türkiye'nin girişimleriyle hazırlanan ve Trump'ın Kudüs kararını eleştiren "İsrail'in İşgal Altındaki Doğu Kudüs ve Filistin Topraklarındaki Faaliyetleri” başlıklı karar tasarısı, ABD'nin tehditlerine rağmen 9'a karşı 128 oyla kabul edilmişti. Oylamada 35 ülke ise çekimser kalmıştı.

BM Güvenlik Konseyi'nden 1967'den 2016'ya kadar geçmiş 10 karara atıf yapan tasarıda, ABD Başkanı Donald Trump'ın Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak ilan etmesi ve ABD'nin Tel Aviv Büyükelçiliğini Kudüs'e taşınmasına ilişkin kararına atıfta bulunarak "Kudüs'ün statüsüne ilişkin son kararlara yönelik derin teessüfte” bulunulmuştu.

Tasarıda BMGK kararlarına da atıf yapılarak, Kudüs'ün "ruhani, dini ve kültürel boyutlarının” korunması gerektiği ifade edilirken, Kudüs'ün statüsünün BM kararları çerçevesinde müzakerelerle çözülecek en son konu olduğu vurgulanmıştı.

- Kudüs'teki yarım asırlık işgal

Doğu Kudüs'ü 5 Haziran 1967'de işgal eden İsrail, 1980'de tek taraflı olarak kentin doğusunu ve batısını "birleşik başkenti" ilan etti. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BGMK), 1980'de kabul ettiği 478 sayılı kararla, İsrail'in ilhak ve başkent ilanını geçersiz saydı. BMGK kararı çerçevesinde, ABD dahil uluslararası toplum Doğu Kudüs'ün işgal altında olduğunu kabul ediyor. İsrail yönetimini tanıyan tüm ülkelerin büyükelçilikleri Tel Aviv'de bulunuyor. Hiçbir ülke, Kudüs'ü ya da doğu ve batı bölümlerini başkent olarak kabul etmiyor.

İsrail ile Filistin arasındaki barış görüşmeleri, İsrail'in "1967 sınırlarını, zorunlu göçe maruz bırakılan Filistinlilerin geri dönüş hakkını ve yeni Yahudi yerleşim birimlerinin inşasına son vermeyi kabul etmemesi" nedeniyle Nisan 2014'te durmuştu.

- Trump'ın açıklaması tüm dengeleri değiştirdi

ABD Başkanı Donald Trump, 6 Aralık'ta yaptığı açıklamada, "Kudüs'ü tek taraflı olarak İsrail'in başkenti olarak kabul ettiğini" ilan etmiş ve Tel Aviv'deki Amerikan büyükelçiliğinin Kudüs'e taşıması noktasında Dışişleri Bakanlığına talimat verdiğini açıklamıştı. Uluslararası toplumun tepkisini çeken Trump yönetimi, bölgenin kaosa sürükleneceği ve İsrail-Arap ihtilafının daha da çözümsüz hale geleceği uyarılarını göz ardı etmişti.

18 Aralık'ta Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde ABD'nin Kudüs kararını geçersiz kılma yaklaşımıyla Mısır'ın gündeme getirdiği tasarı, ABD'nin vetosuna karşın kalan 14 üyenin de desteğini almış ve ABD Kudüs konusunda BM'de yalnız kalmıştı.

(AA)

Geri Dön