Kuduz tehlikesi 13 köyü karantinaya aldırdı

DENİZLİ (İHA) - Denizli Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Mehmet Ali Uzakgider, bugüne kadar 13 yerleşim yerinde kuduz vakasına rastlandığını belirterek, bu bölgelerin 6 ay karantinaya alındığını söyledi.

Denizli Veteriner Hekimler Odası'nda basın toplantısı düzenleyen Mehmet Ali Uzakgider, Tavas, Bozkurt, Çivril, Çardak ve Honaz'a bağlı 13 yerleşim yerinde kuduz vakası görüldüğünü ve bu bölgelere 6 ay hayvan giriş çıkışlarının yasaklandığını anlattı. Ege Bölgesi'nde son zamanlarda kuduz vakalarında belirgin bir artış olduğunu belirten Uzakgider, şöyle konuştu: "Geçen yıllarda Aydın, İzmir ve Muğla'da sıkça görülen kuduz hastalığı, bu yıl Denizli ve Uşak'a da yayılmaya başladı. Yapılan çalışmalarda hastalığın yabani hayvanlar arasında sık görüldüğü, hastalığa yakalanan kuduz hayvanlarla evcil hayvanların teması neticesinde hastalığın evcil hayvanlara bulaştığı görülmektedir. Denizli'de görülen vakaların tamamına yakınının tilkilerden geçtiği tespit edildi. Kuduz, tüm sıcakkanlı hayvanlarda görülebilen, sonu ölümle sonuçlanan, bulaşıcı ve tehlikeli bir hastalıktır. Hastalığın etkeni bir virüstür. Yarasalar bu virüsü taşımalarına rağmen kendileri hastalanmazlar.
Bulaşma, kuduz hastalığına yakalanmış bir hayvanın ısırması, tırmalaması veya salyasının açık yaraya bulaşmasıyla olur."

Vücuda giren virüsün sinirler vasıtasıyla beyine ulaştığını anlatan Uzakgider, sözlerine şöyle devam etti: "Beyinde çoğalan virüs tekrar sinirler yoluyla tükürük bezlerine gelir, salyaya geçer. Virüsün vücuda girip, beyne ulaşması ve belirtilerin ortaya çıkma süresi, ısırık yerinin sinirlere ve beyine olan uzaklığı ile alakalıdır. Bu süre 3- 4 gün ile bir yıldan fazla olabilir. Genel olarak ısırılmadan itibaren insanlarda 27-64 gün, köpeklerde 20-60 gün, kedilerde 14-30 gün, sığırlarda 30-60 gün sonra
ortaya çıkar. Virüs beyine yerleşene kadar hiçbir belirti yapmaz. Beyini ele geçirdikten sonra iş işten geçmiştir."

Uzakgider, hastalık belirtilerinin bütün canlılarda aynı olmamakla birlikte, birbirine yakın sinirsel semptomlarla seyrettiğini söyledi. Başlangıçta sakin devre denilen huy değişikliği, sahiplerini tanımama, evden uzaklaşma gibi atipik belirtiler görüldüğünü anlatan Uzakgider, şöyle konuştu: "İkinci saldırgan devrede, huysuzluk, sağa sola saldırma, ses ve ışıktan rahatsız olma, yabancı cisimleri ısırma, havayı ısırır gibi garip hareketler, sesin kalınlaşması, uluma, ağızda yutak felcinden dolayı bol salya, hızlı solunur görülür. Son devrede arka ayaklardan başlayarak, bütün vücuda yayılan felç gelişir. Alt çene düşer, dil dışarıda, sarkmış, yemek yiyemez, su içemez 1-2 gün içerisinde ölür."

Kuduza yakalanmış hayvanların 3 ya da 14 gün içinde mutlaka öldüklerini anlatan Uzakgider, "Kesin teşhis laboratuvarda yapılmaktadır. Kuduz veya kuduz şüpheli bir hayvan tarafından ışınlanan bir kişi en kısa sürede bir sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. Isırık bölgesi bol sabunlu su veya antiseptik solüsyonlarla temizlenmelidir. Yaraların yıkanması ile bulaşık bölgedeki virüslerin yarısı yara bölgesinden uzaklaştırılmış olur" dedi.
Kuduz hastalığının ortadan kaldırılması için topyekün mücadele edilmesi gerektiğini ifade eden Denizli Veteriner Hekimler Odası Başkanı Mehmet Ali Uzakgider, "Hastalığın bulaştırılmasında aktif rol oynayan köpekler 3 aylık, kediler 6 aylıktan sonra düzenli olarak yılda bir defa koruyucu olarak aşılanmalıdır. Sahipsiz kedi ve köpekler bir program dahilinde aşılanmalıdır" diye konuştu.
Dönüşü olmayan bu hastalığa karşı vatandaşların dikkatli ve bilinçli olması gerektiğini anlatan Ali Uzakgider, sözlerini şöyle tamamladı: "Asıl tehlike ihmal ve dikkatsizliktir. Ayrıca kontrolünün zor olması nedeniyle yabani hayvanlar, hastalığın yayılmasında ve bulaştırılmasında önemli bir problem teşkil etmektedir. Bu kapsamda Ege Bölgesini kapsayacak şekilde gerek yabani hayvanlara yönelik oral aşılama, gerek evcil hayvanlara yönelik paranteral yolla aşılama kampanyası başlatılmıştır. Kampanyanın başarılı olması hayvan sahiplerinin duyarlı davranmasına bağlıdır. Ülkemizde hüküm süren salgın hayvan hastalıklarının eradikasyonunda topyekün mücadele şarttır."