HABER

Kültür Bakanı'ndan Kılıçdaroğlu'na tepki

Günay, başta Dersim tartışmaları olmak üzere gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Sosyalist Enternasyonel Toplantısında oturuma başkanlık eden Norveç Savunma Bakanı Espen Barth Eide'nin ''Bugün tarihi ile barışık, değerleri ile barışık bir Türkiye'nin Kemalist Türkiye'nin yarattığı o otoriter sisteme göre dünyada daha saygın ve daha modern ama halkla kavga ederek daha modern değil halkla birlikte bir yenileşme, modernleşme süreci yaşadığına'' işaret ettiğini belirterek, ''Norveçli bir bakan söylüyor. Bunun üzerine CHP liderinin gazete haberleri ile bir takım itirazlar ileri sürmek yerine ve yurt dışında ülkesini kötüleyen bir siyaset adamı durumuna düşmek yerine oturup bunun üzerine ciddi ciddi düşünmesi lazım'' dedi.

Günay, Kanal 7'de yayımlanan ''Başkent Kulisi'' programında başta Dersim tartışmaları olmak üzere gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Meseleye o dönemdeki devletin bir tür uygulaması olarak bakmak gerektiğini söyleyen Günay, Tan matbaasına saldırılar, Nazım Hikmet'in 1938'de tutuklanarak 12 yıl hapis yatması gibi olayların Ankara'nın militarist modernlik anlayışı çerçevesindeki bir saf ırk yaratmaya çalıştığını anlattı.

Bunun içinde parti devleti olarak Cumhuriyet Halk Partisi ve bu partinin içinde Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü, Celal Bayar ve Fevzi Çakmak olduğunu belirten Günay, ''Yani bunun dışında kalan kimse yok. Bu, buradan baktığımız zaman yanlış gördüğümüz politikaların eleştirilmesi ve vatandaşa çektirilen ıstırap yüzünden devletin tavrını düzelterek özür dilemesidir'' dedi. Günay, şöyle devam etti:

''Sayın Başbakan çok cesur bir adım attı. Şimdi bizim 'CHP ne yapıyor'a çok takılmadan devletin geçmiş yıllarda böyle bir yanlışı vardır ve altını çizerek söylüyorum, sadece Dersim'de değil, Doğu'da Güneydoğu'da Batı'da...

Bizim yeni anayasada bütün bu yanlışları ortadan kaldıracak yeni bir dil üretmemiz, bütün bu etnik kökenler, farklı kültür ve inançların, yurttaşlık temelinde birleşeceği bir hukuk metni ortaya çıkarmamız lazım. Geçmişin üzerine böylece bir sünger çekmemiz ve Başbakanın attığı cesur adımın altını doldurmamız gerekiyor.''

Günay, ''Aslında Kılıçdaroğlu'nun aile kökleri Türkiye'deki mazlumların sesi olma konusunda bir fırsat da veriyordu ama o bunun yerine geçmişteki yanlışların arkasına saklanarak bir ezilmişlik sergisi ortaya çıkarıyor'' dedi.

-''Söylediklerinin yenilir, yutulur tarafı yok''-

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun da katıldığı Avrupa Sosyalistleri Partisi kongresi liderler oturumunda Norveçli Bakanın Türkiye'ye, AK Parti'ye yönelik sözlerinin hatırlatılması üzerine Günay, şunları söyledi:

''Sosyalist Enternasyonel toplantısında oturuma başkanlık eden Norveçli bir bakan 'bugün tarihi ile barışık, değerleri ile barışık bir Türkiye'nin Kemalist Türkiye'nin yarattığı o otoriter sisteme göre dünyada daha saygın ve daha modern ama halkla kavga ederek daha modern değil halkla birlikte bir yenileşme, modernleşme süreci yaşadığına' işaret ediyor. Nerede? Sosyalist Enternasyonal toplantısında. Bunu kim söylüyor? Oturum başkanı, Norveçli bir bakan söylüyor. Bunun üzerine CHP liderinin gazete haberleri ile bir takım itirazlar ileri sürmek yerine ve yurt dışında ülkesini kötüleyen bir siyaset adamı durumuna düşmek yerine oturup bunun üzerine ciddi ciddi düşünmesi lazım.

Yani Sosyalist Enternasyonal toplantısında bir oturum başkanı, Avrupalı bakan, bugün Türkiye'yi modernleşme ve ilerleme doğrultusunda daha sağlıklı bir rotada niye görüyor da bizi bu konuda bir teminat ya da bir ön alıcı siyaset olarak görmüyor diye üzerinde bence oturup ciddi ciddi düşünmesi lazım. Bugün dünyanın gördüğü bir gerçek var; Türkiye ekonomisiyle, demokrasisiyle ileriye doğru, belki çok mükemmel değil ama ileriye doğru bir çizgi izliyor. Halktan yana bir çizgi izliyor, daha adaletçi bir çizgi izliyor ve ciddi bir gelişme rotasında. Bu dünya tarafından gözüküyor, vahim olan bu söyleniyor anamuhalefet partisi başkanına, o da bir takım temelsiz itirazlar sürüyor. Şu anda söylediklerinin yenilir, yutulur tarafı yok. Evet, Türkiye anayasasını değiştirsin. Biz buna uğraşıyoruz. Geçmişten gelen bazı yasakçı maddelerimiz var onları değiştirelim, biz ona uğraşıyoruz. Hem bunları savunacaksınız hem de kalkıp bugünkü siyasi iktidara pusu kurmaya çalışacaksınız, çok inandırıcı değil.''

Geri Dön