Kürt Kökenli Gencin Öldürülmesinde “Nefret Suçu” Tartışması

Türkiye’de Kürt kökenli 20 yaşındaki Barış Çakan’ın başkentte Etimesgut ilçesinde bıçaklanarak öldürülmesi olayında “Kürtçe müzik dinlediği için öldürüldü” iddiası yalanlandı; aksine yüksek sesli müzik dinleyenleri uyardığı için öldürüldüğü açıklandı

Kürt Kökenli Gencin Öldürülmesinde “Nefret Suçu” Tartışması

Türkiye’de Kürt kökenli 20 yaşındaki Barış Çakan’ın başkentte Etimesgut ilçesinde bıçaklanarak öldürülmesi olayında “Kürtçe müzik dinlediği için öldürüldü” iddiası yalanlandı; aksine yüksek sesli müzik dinleyenleri uyardığı için öldürüldüğü açıklandı.

Alsancak Mahallesi’nde 31 Mayıs Pazar akşamı gençler arasında yaşanan kavgada, kuzeni ve dedesi kaynak gösterilerek, 20 yaşındaki gencin Kürt kökenli olması ve Kürtçe müzik dinlediği gerekçesiyle bıçaklandığı öne sürülmüştü.

Akrabalarının olayı, “Kürtçe” bağlantılı olarak iletilmesiyle cinayet, kamuoyuna “nefret suçu” olarak yansıdı. Ancak dün Ankara Valiliği ve İçişleri Bakanlığı’nca yapılan açıklamayla, olayın tam tersi şekilde geliştiği, Kürtçe boyutu olmadığı ve Çakan’ın “uyaran kişi” olduğu bildirildi.

Çakan’ın öldürülmesi olayı failleri olarak araç içerisinde yüksek sesle müzik dinledikleri belirtilen A.B, K.Y. ve Ö.Y.’nin de Etimesgut ilçesinde aynı gün içerisinde yakalandığı açıklandı. Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı’nda verdikleri ifadeler de basına yansıdı. İfadelere göre, Barış Çakan’ın arkadaşı B.A. ile araçtaki failler arasındaki kavgayı ayırmaya çalıştığı ve fiziki kavga sırasında bıçaklanarak öldürüldüğü anlatıldı. Faillerden Ö.Y.’nin ise 18 yaş altında çocuk olduğu kaydedildi. Failler, nöbetçi sulh ceza mahkemesince tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Son olarak bugün İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Ankara Valisi Vasip Şahin ile birlikte Çakan ailesine taziye ziyaretinde bulundu. İçişleri Bakanlığı ziyaretten fotoğraflar paylaşıldı. HDP ise, Çakan ailesine iktidarca baskı yapıldığını ve olaya ilişkin “nefret suçu” boyutunda şüphelerini koruduklarını açıkladı.

Resmi açıklamalar ardından cenazede baba Nihat Çakan da yalanladı

Ankara Valiliği’nin açıklamasında, “31.05.2020 Pazar günü akşam saatlerinde meydana gelen, bıçakla adam öldürülmesi olayıyla ilgili olarak sosyal medya üzerinden kasıtlı ve yanlış iddiaların paylaşıldığı müşahede edilmesi nedeniyle aşağıdaki açıklamanın yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur. İddia edildiği gibi olay, maktul ve yanındaki arkadaşının Kürtçe müzik dinlemesine şüpheli karşı tarafın müdahalesi üzerine değil tam aksine maktul ve arkadaşının, şüphelileri araç içinde ezan okunması nedeniyle yüksek sesle ve etrafı rahatsız edecek tarzda müzik dinlememeleri konusunda ikazda bulunması üzerine başlamıştır. Maktulün arkadaşı B. A. alınan ilk ifadesinde olayın bu şekilde başladığını belirtmektedir. Diğer yandan olayla ilgili şüpheliler derhal gözaltına alınarak gerekli adli süreç Cumhuriyet Savcılığı talimatları doğrultusunda detaylı bir şekilde sürdürülmektedir. Konunun başka mecralara çekilerek tahrik unsuru olarak kullanılmasının iyi niyetten uzak olduğu aşikârdır” denildi.

İçişleri Bakan Yardımcısı İsmail Çataklı da, “Hafta sonu Ankara’da ezan okunduğu esnada yüksek sesle müzik dinlenmesi üzerine iki grup arasında tartışma çıktığı ve Kürtçe müzik dinleyen gencin öldürüldüğü iddia edilmiştir. İddiaların aksine dinlenen müzik Kürtçe değildir. Ve ezan okunduğu sırada yüksek sesle müzik dinleyenleri ikaz eden vatandaşımız, göğsünden yaralanmış, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamış ve hayatını kaybetmiştir. Haliyle anlatıldığı gibi hayatını kaybeden müzik dinleyen değil, müzik dinleyenleri uyaran vatandaşımızdır” dedi.

Baba Nihat Çakan da Barış Çakan’ın Elvankent Söğüt Camisi'nde öğle namazını müteakip cenaze namazı sonrasında yaptığı açıklamada, olayın Kürtçe müzik dinlenmesiyle ilgili olmadığını anlattı. Çakan, 31 Mayıs günü akşam ezanı öncesinde oğlu Barış Çakan’ın mahalle arkadaşı B.A.’nın davetiyle dışarıya çıktığını ve kısa sürede döneceğini belirterek, evden ayrıldığını ancak mahalle içerisinde yaşanan kavgada oğlunu kaybettiğini ifade etti. Çakan, B.A.’nın evlerini arayarak Barış’ın eve gelip gelmediğini sormasıyla olayı öğrendiğini kaydetti. Nihat Çakan, ‘’Arkadaşı dedi ki 'Biz kavga ettik, ben kaçtım onu göremiyorum.' Bunun üzerine evden fırladım. Arkadaşı olay yerini söyledi, polis, ambulans gelmiş. Gittik baktım, 3 kişi tarafından bıçaklanmış. Bunlar dışardayken, aracın içerisindeki 3 kişi müzik dinliyormuş, o esnada da ezan okunuyormuş. Oğlumun arkadaşı, 'Ezan okunuyor şunun sesini biraz kısın, ezan bitsin' diyor. Karşı taraf da diyor ki 'Sen bana İslamiyeti mi öğreteceksin?'. Kavga ediyorlar, arkadaşı kaçıyor, bizim çocuk ellerinde kalıyor. 3 kişi birden buna saldırıyorlar. Olay böyle” dedi.

Çakan’ın dedesi Veli Çokyaman iddiasını sürdürdü

Baba Nihat Çakan’ın açıklamasıyla dede Veli Çokyaman ve kuzenlerce yapılan “Kürtçe müzik dinlediği için öldürüldü” yönündeki açıklamalar yalanlanmış oldu. Ancak cenazeye sokağa çıkma yasağı kapsamındaki yaşı nedeniyle katılamayan dede Veli Çokyaman, Mezopotamya Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada , “Ölen çocuk benim torunum. Torunumun arkadaşı Karslıdır (B.A. isimli arkadaşı). O çocuğun söylediğine göre, Barış (Çakan), Kürtçe müzik dinlemiş, onlar kabul etmemiş. Valilik olayı saptırıyor. Kızımın bana söylediğine göre, Barış’ın arkadaşı aileye öyle söylemiş. Onlar da bize böyle söylediler. Herkes buna şahit. Olay anı söylenenler doğrudur. Saptırılıyor” iddiasını dile getirdi.

Olay günü kuzen Doğan Çakan’ın da Twitter hesabından olayın Kürtçe müzik dinleme kaynaklı olduğu yönünde açıklamalar yaptığı ancak dünkü Ankara Valiliği açıklaması ardından Twitter hesabının kapandığı gündeme yansıdı. Kuzen Çakan, en son farklı medya kuruluşlarına söz konusu Twitter hesabının kendisine ait olmadığı ve olayda Kürtçe boyutu bulunmadığı görüşlerini ifade etti.

HDP ile AKP ve Cumhurbaşkanlığı arasında siyasi polemiğe dönüştü

HDP aileye baskı yapıldığını öne sürürken, iktidar cephesi ise provokasyon ve algı operasyonu yürütüldüğü görüşünü savundu.

HDP Genel Merkezi’nden Twitter aracılığıyla “Barış Çakan Kürtçe şarkı dinlediği için ırkçı bir cinayetle katledildi. Barış’ı katleden zihniyet; Kürtçe eğitim veren okulları kapatan, Kürtçe tabelaları indiren anlayıştan besleniyor. Bu anlayışa karşı şarkılarımızı söylemeye, ezilenlerle yan yana olmaya devam edeceğiz” açıklaması geldi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ise, Twitter aracılığıyla bu iddialara sert tepki göstererek, algı operasyonu suçlamasında bulundu. Altun, “Yaşanan acı hadisenin gerçek sebebinin belirli çevreler ve odaklar tarafından kasıtlı bir şekilde manipüle edilmesi, hadisenin “ısrarla” Kürtçe şarkı dinleyen gencin öldürülmesi olarak yansıtılması, hakikatın kirli bir algı operasyonuna kurban edilmek istendiğini göstermektedir. Toplumsal dinamiklerimizi hedef alan yalan haberlerin, provokasyonların ve algı yönetimi çalışmalarının, kamu güvenliğini sağlayan güvenlik güçlerimize yönelik son zamanlarda sistematik bir şekilde yürütülen karalama ve iftira kampanyalarından bağımsız olduğu asla düşünülemez. Devletimiz, kamu huzur ve güvenliğinin zaafiyete uğratılmasına, yalan haberlerin ve algı operasyonlarının zihinlerimizi işgal edip bizi esir almasına asla müsaade etmeyecektir. Milletimiz üzerinde oynanan bu alçak oyunun takipçisi olacak ve gerekli tüm adımları süratle atacağız” dedi.

HDP Ankara İl Başkanlığı’nda yapılan açıklamada ise, Ankara Valiliği, İçişleri Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı’nca yapılan açıklamalara karşın Çakan ailesine iktidar baskısı yapıldığı iddiası gündeme getirildi. Açıklamada HDP Şırnak Milletvekili Hüseyin Kaçmaz, olay günü aile yakınlarıyla baba Nihat Çakan’ın da bulunduğu bir ortamda HDP Ağrı Milletvekili Dilan Dirayet Taşdemir’in bilgi aldığını ve olayın kendilerine Kürtçe müzik dinleme kaynaklı olarak aktarıldığını söyledi. Kaçmaz, “Sosyal medyada Barış’ın kuzeni tarafından da net bir şekilde paylaşıldı. Ancak saatler sonra Valilik açıklama yapıyor. Bu tarz olaylarda yaratılan baskı mekanizmasını maalesef biliyoruz. Bu tarz olayların sosyolojik alt yapısında yatan devletin ötekileştiren politikaları olduğunu biliyoruz. Barış Çakan parti çalışmalarımıza da katılan bir genç arkadaşımızdı. Böyle bir olayda hayatını kaybetmesi bizi derinden üzdü. Bu tarz olayların tek sorumlusu iktidardır. Birileri bir şey saklamaya çalışıyor. Birileri aile ve akrabaları üzerinde baskı oluşturmaya çalışıyor. Birileri gerçeği örtbas etmeye çalışıyor. Gerek yandaş medyanın ilgisi ve ısrarla babasının kalabalıktan kaçırılmaya çalışılması bize bir baskı, yönlendirme olduğu konusunda büyük şüpheler uyandırıyor” diye konuştu.

AKP Parti Sözcüsü Ömer Çelik ise, “Ona hunharca saldıranlar kadar, olayı ırkçı bir istismar haline getirmeye çalışanları da lanetliyoruz. Ezan okunurken yüksek sesle müzik dinleyen bir grubu uyaran Barış Çakan, bu grup tarafından hunharca saldırıya uğradı. Provokasyon şebekesi ise 'Kürtçe şarkı dinlediği için öldürüldü' diye alçakça bir yalanın propagandasını yaptı. Bu acımasız saldırıyı gerçekleştirenler yakalandı ve tutuklandı. Provokasyon şebekesi ise hunharca yalan söylemeye ve istismara devam etti. Katillerin eylemi insanlık dışıdır. Provokasyon şebekesi ise daha da insanlık dışı bir istismar peşindedir” görüşünü paylaştı.

HDP cephesi bugün de “şüpheleri koruyoruz” açıklaması yaptı

HDP Genel Merkezi’nden bugün yapılan açıklamada da, “Barış Çakan cinayetinden sonra, olayın tanıklarının ve ailenin ilk açıklamaları üzerine yaşananın bir nefret cinayeti olduğu sonucuna vardık. Bugün yapılan açıklamaların ciddi çelişkiler barındırması, hakikatın üstünün örtülmeye çalışıldığını düşündürüyor. Ülkemizin yaşadığı nefret ikliminde, elimizdeki verilerle, Barış Çakan’ın bir nefret cinayetine kurban gittiğine dair şüphelerimizi koruyoruz. Olayın çözüme bağlanacağı yer; karakol, savcılık veya medya değil, adil bir yargılamadır” denildi.