HABER

"Lozan masası CHP'ye yakışır"

İSTANBUL (İHA) - CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Lozan Antlaşması'nın imzalandığı masanın CHP Genel Merkezi'nde bir müzede tutulması gerektiğini belirterek, "Bunu imzalayan 2. Cumhurbaşkanımız ve 2. Genel Başkanımız İsmet İnönü'dür" dedi.

THY'nin tarifeli seferiyle İstanbul'a gelen Baykal, Atatürk Havalimanı VIP salonunda kalabalık bir partili grup tarafından karşılandı. VIP salonunda bir basın toplantısı düzenleyen Baykal, Lozan Antlaşması'nın imzalandığı masanın Türkiye'ye getirilmesi konusuna değindi. İsviçre Cumhurbaşkanı'nın bu armağanı planlarken Türkiye'de çok büyük ilgi heyecan sevinçle karşılanacağını umduğunu söyleyen Baykal, "Ancak beklenen ilgili görmedi. Bazı basın organlarının bu masayı bir ihanet masası olarak gördüğü anlaşıldı. Çankaya'da Cumhurbaşkanlığı Köşkü'nde bu masaya yer bulmak mümkün olmadı. Bu masanın nerede bulunacağına ilgili bir komisyon kurarak karar verecekleri açıklandı. Şu anda masa sahipsizdir. Nerede duracağı belirsizdir" dedi.

CHP olarak bu masaya sahip çıkmaya hazır olduklarını ifade eden Baykal, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bu CHP'ye yakışır. Bunu imzalayan 2. Cumhurbaşkanımız ve 2. Genel Başkanımız İsmet İnönü'dür. Yeni bir genel merkez inşa ettik. Burada müze ve arşiv geliştirme konusunu ciddiyetle ele alıyoruz. Bu masaya layıkıyla sahip çıkacak noktadayız. Eğer, bu konuda Türkiye'de devletin, bürokrasinin sahip çıkmakta bir sıkıntısı varsa CHP olarak bu masaya talibiz. Onu en iyi şekilde korur, muhafaza ederiz ve vatandaşlarımızın çocuklarımızın, öğrencilerimizin bunu en iyi şekilde görmesini sağlarız. Çünkü söz konusu olan, masanın da ötesinde Lozan Anlaşması'nın kendisidir. Kamuoyumuzu Lozan Anlaşması'nı ve Lozan Anlaşması'nın imzalandığı o masaya sahip çıkmaya, bu bürokratik ilgisizliğe, vurdum duymazlığa biran önce son verilmesini talep etmeye çağırıyorum."

Baykal, bir gazetecinin CHP'nin başörtülü üyelerinin bulunduğunu hatırlatması üzerine ise Baykal, "Türkiye gerçekten bir yol ayrımına geldi. Artık, her kesimden insanlarımız yeni bir değerlendirme yapmak gereğini ve Türkiye'ye yeniden sahip çıkmak gereğini hissediyorlar. Bu doğrultuda tabloyu sorguluyor, kendilerini, ülkeyi sorguluyorlar. Ve saygıyla karşılanması gereken çok demokratik anlayışlar ortaya koyuyorlar. Türkiye'de biz insanlarımızın elbette yasa etrafında ama kendi özgür iradeleriyle uygun gördükleri gibi giyinmelerini, yaşamalarına büyük değer veriyoruz. İnsanların özgürlüğü temel ilkedir ve insanlarımız kendi geleneklerine, yetiştikleri aile ortamını, sosyal çevreleri, alışkanlıkları gereği şöyle ya da böyle giyiniyor olabilir. Önemli olan insanların gerçek düşüncelerinin, anlayışlarının ne olduğudur. Bir insanı kılığından, kıyafetinden onun ne düşüncesini, ne ahlakından kimliğini çıkarmak doğru bir yaklaşım değildir" diye konuştu.

Geri Dön