HABER

Lübnan'da kalmaya mahkum Suriyeli mülteciler

Suriye'nin Humus vilayetine bağlı Kusayr beldesi sakinleri, Hizbullah ve rejim güçlerinin kontrolündeki beldelerine dönemiyor - Suriyeli mülteci Ahmed Hamza: "Suriye'nin tüm kentlerine dönüşler olacak ancak Kusayr ve çevresinden gelen mültecilerin hiçbiri geri gitmez" - Arsal Belediye Başkanı Basil Haciri: "Lübnanlı yetkililerde, mültecilere vatandaşlık verilmesi yönündeki baskıların korkusu var. Ancak bu korkular yersiz, çünkü Suriyeli mülteciler güvenliğin olmasıyla birlikte vatanına dönmek istiyor. Yani mülteciler, Suriye'deki güvenlik sorunu bitinceye kadar Lübnan'da kalmaya mahkum olmuş durumda"

MAHMUT GELDİ - Suriye'deki iç savaştan kaçarak Lübnan'a sığınan Humus vilayetine bağlı Kusayr beldesi sakinleri, Hizbullah ve rejim güçlerinin kontrolündeki beldelerine dönemiyor.

Suriyeli mültecilerin ülkelerine dönmesi için geçen yıldan beri çalışmalar yürüten Lübnan'daki siyasi aktörlerden Hizbullah, 2013 yılında Beşşar Esed rejim güçleri ile Humus vilayetine bağlı Kusayr beldesine saldırarak yerlerinden ettiği 50 bin mülteciyi ise Lübnan'da kalmaya mahkum etmiş durumda.

Esed güçleri ve saflarında çatışan Hizbullah militanları, Lübnan'ın kuzeybatı sınırının 15 kilometre yakınında bulunan ve hem Suriye'nin başkenti Şam hem de Lübnan'ın Beka vilayetini Humus'a bağlama açısından stratejik konuma sahip Kusayr beldesini ele geçirmek üzere Mayıs 2013'te saldırı başlattı.

Yaklaşık 500 kişinin hayatını kaybettiği ve bin 500 kişinin yaralandığı 20 gün süren çatışmaların ardından rejim güçleri ve Hizbullah militanlarının eline geçen Kusayr beldesinin Sünni sakinleri ise Lübnan'a kaçmak zorunda kaldı.

Hâlâ Hizbullah ve Esed güçlerinin kontrolünde tutulan Kusayr'dan kaçmak zorunda kalan yaklaşık 50 bin Suriyeli, 6 yıldan bu yana Lübnan'ın Suriye sınırında yer alan Beka ve Akkar vilayetlerine bağlı Arsal ile Vadi Halid beldelerinde zorlu bir hayat mücadelesi veriyor.

Lübnan'da mültecilerin en yoğun yaşadığı bölgelerden biri olan Arsal beldesindeki Kusayrlı mültecilerden bazıları, çadır kamplardaki zorlu yaşantılarını AA muhabirine anlatırken beldelerine dönme konusunda pek umutlu olmadıklarını belirtti.

- Savaştan yaralı kurtulan mülteciler

Suriyeli mültecilerinden Ali Amır, 7 yıl önce Kusayr beldesine düzenlenen topçu atışı sırasında yaralandığını ve tedavi için Lübnan'a gelmek zorunda kaldığını söyledi.

Yaralı ayağından geçirdiği 4 ameliyata rağmen sonuç alınamadığını belirten Amır, son olarak doktorların kendisine ayağının kesileceği haberini verdiğini aktardı.

Mülteci kampında annesiyle zorlu bir hayat yaşadığını dile getiren Amır, mültecilere yönelik yardımların durma noktasına geldiğine işaret etti.

Yıllardır ayağındaki fiksatörle yaşadığını ve evlenemediğini dile getiren Amır, Suriye'deki evlerine dönmeye ilişkin ise pek umutlu olmadıklarını kaydetti.

- "Kusayr sakinlerinden artık hiçbiri geri gitmeyecek"

Kusayr beldesi mültecilerinden Muhammed Naci de 2012 yılında sağ ayağını kaybetmesinin ardından Lübnan'a tedavi için getirildiğini söyledi.

Mülteci kampların artık unutulduğuna ve yardımların ciddi anlamda azaldığına dikkati çeken Naci, çaresizlikler içinde terk edildiklerini ifade etti.

Suriyeli mülteci Ahmed Hamza da Kusayr beldesindeki evinde ailesiyle oturduğu sırada rejim güçlerinin topçu atışları sonucu sağ ayağını kaybettiğini belirtti.

Savaş öncesi Humus'ta kendilerine ait topraklarda çiftçilikle uğraştıklarını anlatan Hamza, iyi bir hayatları olduğunu ancak savaşın gelmesiyle her şeyin bittiğini dile getirdi.

Hamza, topraklarına kavuşma konusundaki umutsuzluğunu ise "Özellikle bizim bölge (Kusayr) sakinlerinden artık hiçbiri geri gitmeyecek. Suriye'nin tüm kentlerine dönüşler olacak ancak Kusayr ve çevresinden gelen mültecilerin hiçbiri geri gitmez." ifadeleriyle dillendirdi.

- Kampta 2 yetim çocuğuyla hayata tutunmaya çalışan kadın

İsmini vermek istemeyen 30 yaşlarındaki bir kadın mülteci de hamile olduğu sırada eşinin rejim güçlerince öldürüldüğünü anlattı.

Eşini kaybettikten sonra Lübnan'a kaçtıklarını söyleyen Suriyeli kadın, iki yetim çocuğuyla Arsal'daki bir kampta hayata tutunmaya çalıştığını ifade etti.

- Mülteci kampları Lübnan için tehdit değil

Arsal Belediye Başkanı Basil Haciri, halihazırda bölgedeki mülteci kamplarında güvenlik açısından hiçbir sorun olmadığını belirtti.

Arsal'daki mülteci kamplarının Lübnan'a yönelik hiçbir tehdit oluşturmadığını söyleyen Haciri, ancak kamplardaki hizmetlerde ciddi eksiklikler olduğuna işaret etti.

Suriyeli mültecilerin ülkelerine dönmesini sağlamak amacıyla Lübnan hükümetinin birtakım adımlar atmasından endişe duyduklarını dile getiren Haciri, şunları söyledi:

"Lübnanlı yetkililerde, mültecilere vatandaşlık verilmesi yönündeki baskıların korkusu var. Ancak bu korkular yersiz, çünkü Suriyeli mülteciler güvenliğin sağlanmasıyla birlikte vatanlarına dönmek istiyor. Yani mülteciler, Suriye'deki güvenlik sorunu bitinceye kadar Lübnan'da kalmaya mahkum olmuş durumda."

- Gönüllü geri dönüş kampanyası

Suriyeli mülteciler, geçen yıldan beri Esed rejimi ile Lübnan emniyetinin koordinasyonunda kafileler halinde ülkelerine dönüyor.

Beyrut yönetimi bir süredir Suriyeli mültecilere gönüllü olarak ülkelerine dönmeleri çağrısı yapıyor ve bu konuda uluslararası toplumun desteğini istiyor.

Lübnan'ın resmi verilerine göre 2011'de patlak veren iç savaş nedeniyle yaklaşık 1,5 milyon Suriyeli mülteci Lübnan'a göç etti. Birleşmiş Milletlerin verilerine göre ise bu sayı 1 milyonun altında.

Geri Dön