'Macron- Le Pen'le Dirsek Dirseğe'

Avrupa Parlamentosu milletvekilleri seçimleri için Fransa'da yapılan ilk kapsamlı anket, küçük çaplı bir politik depreme yol açtı. Anket, Avrupa'da "reformcular" kanadını temsil eden Fransa Cumhurbaşkanı Emmnuel Macron ile, Avrupa'nın AB karşıtı en büyük aşırı sağ partisi Rassemblement National'in lideri Marine Le Pen ile dirsek dirseğe yarıştığını gösterdi

'Macron- Le Pen'le Dirsek Dirseğe'

Avrupa Parlamentosu milletvekilleri seçimleri için Fransa'da yapılan ilk kapsamlı anket, küçük çaplı bir politik depreme yol açtı. Anket, Avrupa'da "reformcular" kanadını temsil eden Fransa Cumhurbaşkanı Emmnuel Macron ile, Avrupa'nın AB karşıtı en büyük aşırı sağ partisi Rassemblement National'in lideri Marine Le Pen ile dirsek dirseğe yarıştığını gösterdi. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Macron karşısında hezimete uğrayan ve "bitti" denilen Le Pen'in hala çok güçlü olduğunun görülmesi ülkede şaşkınlık yarattı.

Odoxa-Dentsu araştırma şirketinin, Mayıs 2019'da yapılacak Avrupa Parlamentosu (AP) milletvekili seçimleri öncesi yayınladığı ilk kapsamlı anket, AP seçimlerinin Macron ile Marine Le Pen düellosuna sahne olacağını gösterdi. Yarışın radikal sol lider Jean-Luc Melenchon ile Macron arasında geçeceği beklenirken, Le Pen'in yeniden muhalefetin en önemli aktörü olarak açık arayla birinci sırada yer alması politik çevrelerde sürpriz yarattı.

Ankete göre, bugün seçim olsa, Macron'un kurduğu iktidardaki Cumhuriyete Yürüyüş Hareketi (LaREM) yüzde 21,5, aşırı sağ Ulusal Buluşma Hareketi (Rassemblement National -RN) yüzde 21 oy alıyor. Macron'a en sert muhalefeti gerçekleştiren AB karşıtı radikal sol Başkaldıran Fransa (France Insoumise- FI) Hareketi ise yüzde 12,5 oya geriliyor. Muhafazakar Nicolas Dupont-Aignan'ın liderliğindeki Debout la France ise yüzde 6 oranına ulaşıyor.

Cumhurbaşlanlığı seçimlerinde kan kaybı yaşayan ülkenin geleneksel sağ ve sol partileri ise iki partinin çok gerisinde kalıyor. Sağ parti Cumhuriyetçiler (LR) bir önceki seçimlerdeki oy oranında yarı yarıya gerileyerek yüzde 14, Cumhurbaşkanı François Hollande'ın seçimlerde aday dahi olamaması nedeniyle sert düşüşüne devam eden Sosyalist Parti (PS) ise yüzde 4,5'a kadar geriledi.

Ankete göre, AB'nin en iddialı gruplarından Yeşiller (EELV) de bu düşüşten payını alıyor. Görüş ayrılıkları nedeniyle birbiri ardına mitoz bölünme yaşayan Yeşiller oyların ancak yüzde 5'ini alabiliyor.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Macron'a karşı büyük yenilgiye uğradıktan sonra zor günler geçiren Marine Le Pen'in, AB Komisyonu tarafından hakkında soruşturma başlatması, AP'nin dokunulmazlığını kaldırarak soruşturmaya yol vermesi, Marine Le Pen'in, baba ve yeğen Le Pen ile kavgası ve partisinin verilen mali ceza nedeniyle krize girmesinin ardından Ulusal Buluşma Hareketi'nin kan kaybetmesi bekleniyordu. Ancak Marine Le Pen, ekranlarda çok az görünse de Avrupa seçimlerinde hala söz sahibi olduğunu gösterdi.

Anketi Amerika'nın Sesi'ne değerlendiren Merkezi Uluslararası İlişkiler ve Stratejiler Enstitüsü IRIS'in Başkan Yardımcısı jeopolitolog Didier Billion, bu durumun üye ülke hükümetlerinin iç başarısızlıklarından kaynaklandığını dile getirdi. Ankete dikkatle yaklaşmak gerektiğine, seçimlere 6 aydan fazla süre olduğuna ve dengelerin değişebileceğine dikkat çeken Billion, "İç politikalardaki başarısızlık, özellikle ekonomi alanındaki zorluklar Avrupa'da aşırı sağ ve milliyeçi hareketleri büyüttü. Macron, Avrupa'da iddialı geldi ama Brexit ve milliyetçi akımların yükseldiği bir dönemden geçiyoruz. Avrupa'nın kurtarıcısı rolü ile başladı ama Macron'un anketlerdeki durumu çok kötü. Almanya'da Merkel'e güveniyordu. Merkel'in durumu da ortada. Fransa'da geleneksel partiler dağılma içinde. Bu da Macron'un başarma ihtimalini azaltıyor," dedi.

Didier Billion, Marine Le Pen'in Cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki hezimetine rağmen, halen iddialı bir parti olarak AP seçimlerinde varlık gösterme ihtimalinin yüksek olduğunu da belirtiyor. Le Pen'in 10 yıldır AB içinde tartıştığı konuların bugün gündemin en önemli konusu olduğunu belirten Billion, "Partisi zor bir dönemden geçiyor. Ama AB karşıtı söylemleri, ekonomi, sosyal yaşam, göçmenler, güvenlik gibi konular bugün artık Avrupa'nın ana gündem maddesi. Ana akım partiler de sahneden çekildi, Sosyalistler ve Cumhuriyetçilerin durumu trajik. Ne bir liderleri ne de etrafında toplandıkları bir programları var. Buna karşılık Le Pen'in ise artık sosyal bir tabanı ve yıllardır savunduğu konuların can alıcı olduğu vir gündem var," diye konuştu.

AP'de ilk kez "Euro-septik" grup birinci olur mu?

Henüz seçim kampanyası resmen başlamadı ve AP milletvekilleri listesi oluşturulmadı. Mayıs ayına kadar çok şey değişebilir. Ancak her durumda anketler Cumhurbaşkanı Macron'un "Milliyetçilere karşı reformcular, muhafazakarlara karşı ilerlemeciler, AB karşıtlarına karşı AB yanlıları" stratejisini doğruluyor.

Daha önce Macaristan ve İtalya aşırı sağ liderleri tarafından da "asıl rakibimiz" diye tanımlanan Macron, seçim stratejisini bu düello üzerine oturtmayı planlıyor. LaREM milletvekilleri de bu stratejiyi destekliyor. Anketi değerlendiren LaREM Paris milletvekili ve Meclis Grup Başkanvekili Pacome Rupin, "AP seçimlerinde ilk kez milliyetçilerin, euro septiklerin ve içe kapanmayı savunanların grubu birinci gelebilir. Böyle bir risk var. Ve bunu cidiye almak gerekir" dedi.

"Ekonomik kriz göçmen krizinin arkasına saklanıyor"

IRIS Başkan Yardımcısı Billion, Avrupa'da milliyetçiliğin "göçmenler değil ekonomik sorunlarla" yükseldiğini savunuyor. Billion, "Göçmenler konusu elbette önemli ama daha çok gerçeklerin arkasına saklandığı bir konu. Avrupa göçmen krizini yönetecek kapasitededir. Ama bu konu herkes tarafından manipüle ediliyor ve kullanılıyor," diye konuştu.

Türkiye bu tartışmaların neresinde?

Öte yandan ankette, seçmenleri en çok ilgilendiren konuların sırasıyla göçmenler, güvenlik, terörle mücadele, ekonomi ve işssizlik olduğu belirlendi. Macron'un seçimlerin temeline koyduğu AB'nin ve AB kurumlarının yeniden yapılandırılması ise 10'uncu sırada yer alıyor. Türkiye'nin adaylığı ise henüz aylar olsa da güçlü bir şekilde gündeme gelmiyor. Cumhurbaşkanı Macron'un Büyükelçiler Konferansı'nda "Türkiye'ye karşı dürüst olmak gerektiğini, bugünkü yapısıyla Cumhurbaşkanı Edoğan'ın Türkiye'sinin AB'ye üye olamayacağını" ilk kez açıkça ve son derece net cümlelerle dile getirdi. Billion, "Bu açıklama, açıkça, AP seçimleri öncesi, Macron'un milliyetçiler karşısında mevkii kazanmaya dönük bir stratejisi" dedi.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Diğer Haberler