HABER

MB'nin değil, Şimşek'in taşınması lazım

ANKARA (ANKA)– Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, "Merkez Bankası'nı İstanbul'a taşımak yerine ekonomiden sorumlu Devlet Bakanını Londra'dan Ankara'ya taşımak gerekiyor. Çünkü kendisi hala Türkiye'ye Londra'dan finans sektörünün gözlükleriyle bakmakta, ekonomiyi sadece finans kesiminden ibaret sanmaktadır" dedi.

Nurettin Özdebir, Devlet Bakanı Mehmet Şimşek'in İstanbul'u finans merkezi yapma projesinin yanı sıra enerjisinin bir bölümünü de ülkenin temel ekonomik sorunlarını çözmek için kullanmasının yarar sağlayacağını söyledi.

Özdebir, ASO'nun Aralık ayı Meclis Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Merkez Bankası'nı İstanbul'a taşımanın enflasyona mı, bölgeler arası gelir adaletsizliğine mi yoksa istihdama mı fayda sağlayacağını sordu. Şimşek'i ekonomik sorunları çözecek, büyüme hızını yükseltecek ve refah düzeyini artıracak politikalar üretmeye çağıran Özdebir, "ASO olarak Merkez Bankası'nın İstanbul'a taşınmasına karşıyız. Geçen hafta da Merkez Bankası Başkanı bu girişime karşı olduğunu ifade etti. Merkez Bankası'nın bu tutumunu destekliyoruz. Zaten İstanbul'u finans merkezi yapmak için neden Merkez Bankası'nın İstanbul'a taşınması gerektiğini anlamış değiliz" diye konuştu. Özdebir, başta Ankara milletvekilleri olmak üzere tüm Ankaralılar'ı bu girişime karşı tavır almaya çağırdı.

ULUSAL ENERJİ STRATEJİSİ OLUŞTURULMALI
Özdebir, Hükümetin elektrik fiyatlarına yaptığı son zamla ülkenin enerji politikalarının tıkandığının açıkça ortaya çıktığını söyledi. Enerjide arz güvenliği ve kalitesini sağlayacak ulusal enerji stratejisinin oluşturulması gerektiğini vurgulayan Özdebir, aksi durumda enerji maliyetlerinin düşürülmesinin mümkün olmayacağını belirtti. Özdebir, "Elektrik dağıtımında özelleştirmelerin gecikmesi, kayıp kaçak oranlarının dünya standartlarının çok üzerinde olması ve enerjide kaynak çeşitliliğinin sağlanamaması ile yüksek vergi katılım payları gibi nedenlerle zaten çok yüksek olan elektrik fiyatları yapılan son zamla daha da artmıştır. Bu konuda Hükümetin 2008'da gerekli adımları atmasını bekliyoruz" diye konuştu.

-"EKONOMİDE SAĞLANAN KAZANIMLAR 2007'DE GELİŞTİRİLEMEDİ"

Ekonomide sağlanan kazanımların 2007 yılında geliştirilemediğini belirten Özdebir, enflasyonla ve işsizlikle mücadelede ilerleme kaydedilemediğini, büyüme hızının yavaşladığını, cari işlemler açığının artmaya devam ettiğini söyledi.
Yıl sonunda enflasyonun Merkez Bankası'nın hedeflediği oranın iki katı olacağını belirten Özdebir, geçen yıl sonunda yüzde 9.6 olan yıllık enflasyonun, büyük olasılıkla 2007 yılını yüzde 10'un üzerinden kapatacağını söyledi. Özdebir, geçen yılın sonunda yüzde 9.8 olan işsizlik oranının da bu yılı yüzde 10'a yakın düzeyde kapatacağını kaydetti.

-"AŞIRI DEĞERLİ YTL İLE DAHA FAZLA DEVAM EDİLEMEZ"

Özdebir, aşırı değerli YTL ile daha fazla devam etmenin mümkün olmadığını söyledi. Bu yılın ilk onbir ayında Türk lirasındaki değerlenmenin yüzde 17'yi aştığını belirten Özdebir, YTL'deki söz konusu değerlenmenin sanayiye ve özellikle ara malı üreten sektörleri büyük zarara uğrattığını söyledi. Özdebir, YTL'deki aşırı değerlenmenin önü kesilmedikçe işsizlik ve enflasyona karşı sürdürülen mücadelede kalıcı başarı elde edilemeyeceğini vurguladı.
Özdebir, 2001 krizinden sonra uygulamaya konan ekonomik programlarla sağlanabilecek kazanımların sonuna gelindiğini dile getirdi. Özdebir, ekonomide sağlanan kazanımların korunması için başta para politikası olmak üzere ekonomik politikalarda ince ayarlar yapma zamanı geldiğini ifade etti. Mayıs 2008 tarihinde IMF ile sürdürülen Stand-By anlaşmasının biteceğini kaydeden Özdebir, "Bu anlaşmanın yerine ne konulacağı henüz belli değildir. İş dünyası 2008 yılına ilişkin beklentilerini oluşturup iş planlarını yaparken Hükümetin henüz bu konuda bir açıklama yapmamış olması bir belirsizlik unsuru olarak karşımıza çıkıyor" dedi.

-CARİ AÇIK UYARISI

Cari işlemler açığının bu yıl da artmaya devam ettiğini söyleyen Özdebir, geçen yıl 32 milyar dolar olan cari işlemler açığının bu yıl sonunda büyük olasılıkla 36 milyar doları bulacağını belirtti. Birçok ekonomik ve sosyal sorunun temelinde yoksulluk ve işsizliğin bulunduğunu vurgulayan Özdebir, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu sorunlarımızı çözmek ve refah düzeyini yükseltmek için ülkemiz her yıl yüzde 7-7.5 büyümek zorundadır. Oysa 2006 yılında büyüme hızında başlayan yavaşlama 2007 yılında da devam etti. Bu yıl en iyimser tahminle yüzde 5'lik bir büyüme hızı bizi bekliyor. 2007 yılı yapısal reformlar açısından da olumsuz geçmiş, rekabet gücümüzü olumlu etkileyecek ve istihdam artışını destekleyecek mikro reformlarda ilerleme kaydedilememiştir."

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Geri Dön

En Çok Aranan Haberler