MGK Doğu Akdeniz ve Libya’da “Kararlılık” Mesajı Verdi

Milli Güvenlik Kurulu’nun (MGK) bugünkü toplantısının ardından, Doğu Akdeniz ve Libya’daki mevcut politikalardan vazgeçilmeyeceği mesajı verildi. MGK toplantısı, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden başkent Ankara’da yüz yüze gerçekleştirdiği ilk üst düzey toplantı oldu

MGK Doğu Akdeniz ve Libya’da “Kararlılık” Mesajı Verdi

Milli Güvenlik Kurulu’nun (MGK) bugünkü toplantısının ardından, Doğu Akdeniz ve Libya’daki mevcut politikalardan vazgeçilmeyeceği mesajı verildi.

MGK Bildirisi, Cumhurbaşkanlığı’nda 3 saat 20 dakikalık toplantı sonrasında kamuoyuna açıklandı. Bildiride Doğu Akdeniz, Libya ve Suriye başlıkları göze çarptı.

Bildiride, Türkiye’nin özellikle Kıbrıs Türk tarafıyla işbirliği halinde yürüttüğü doğalgaz gibi enerji kaynaklarıyla ilgili hak iddiasından vazgeçmeyeceği vurgulandı. Bildiride Yunanistan ve Kıbrıs Rum kesiminin ismi verilmeden, “Türkiye karşıtlığı ortak paydasında bir araya gelen bazı aktörlerin, ülkemizin Akdeniz'deki meşru ve hukuki adımlarına yönelik menfi yaklaşımları değerlendirilmiş; ülkemizin karada, denizde ve havadaki hak, alaka ve menfaatlerinin korunmasına tavizsiz devam edileceği belirtilmiştir” denildi.

Libya’da Türkiye’nin askeri danışmanlığı vurgulandı

Türkiye, hem Akdeniz’deki deniz yetki alanı hem de askeri işbirliği konusunda anlaşmalara imza attığı Trablus’taki Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti ve Başkanı Fayez El Sarrac’a desteğini de bir kez daha bugünkü MGK Bildirisi ile yineledi. Bildiride, “Birleşmiş Milletler tarafından tanınan meşru hükümetin, Libya'nın siyasi birliğini ve toprak bütünlüğünü muhafaza ederek ülke sathında barış ve huzurun tesisi yönünde gösterdiği çabalara Türkiye tarafından verilen askeri danışmanlık hizmetleri sürdürüleceği vurgulanmış, uluslararası toplum, Libya halkının iradesini gasp eden ve meşru Libya hükümetini hedef alan karanlık oluşumlara karşı ilkeli bir duruş sergilemeye davet edilmiştir” denildi.

,Türkiye, Libya’nın doğusunda Bingazi merkezli silahlı güçlere liderlik etmekte olan Halife Hafter’in karşısında Sarrac hükümetini destekliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’da görüştüğü Sarrac ile 27 Kasım 2019’da Türk hükümeti adına “Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası” ve “Güvenlik ve Askeri İşbirliği Anlaşması” imzalamıştı. Türkiye’de CHP başta olmak üzere muhalefet cephesi, Türkiye ve Kıbrıs Türkü’nün Doğu Akdeniz’deki yetki alanını genişletmesi dolayısıyla mutabakat muhtırasına destek vermiş ancak askeri anlaşmaya karşı çıkmıştı. TBMM’de 5 Aralık 2019’da HDP dışındaki tüm partilerce verilen destekle Libya’yla Doğu Akdeniz konusunda imzalanmış deniz yetki anlaşması kabul edilmiş ve yasalaşmıştı. TBMM’de 2 Ocak 2020’de Libya’yla asker gönderilmesi içerikli tezkere ise, sadece iktidar cephesi AKP-MHP’nin oylarıyla yasalaşmıştı.

Yunanistan ile karşılıklı açıklamalar da sürüyor

Bu arada Türkiye ile Yunanistan arasındaki Doğu Akdeniz gerilimi karşılıklı açıklamalar ile sürüyor

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, 29 Mayıs’ta sondaj gemisi Fatih’in İstanbul’dan Karadeniz’e uğurlanması törenindeki açıklamasında, “Libya ile vardığımız anlaşma kapsamında TPAO, kendi ruhsat alanlarımızda petrol aramak için başvuruda bulundu. Askı ve ilan sürecinin ardından yaklaşık 3-4 ay içinde buradaki ilk faaliyetlerimize de başlayabileceğiz. Önce sismik çalışmalar, ardından verilerin analiz edilmesiyle de nerelerde sondaj yapacağımızı belirleyeceğiz” demişti.

Bunun üzerine YunanistanDışişleri Bakanı Nikos Dendias, Türkiye’nin Libya’yla birlikte yürüttüğü bu girişimini “Yunan kıta sahanlığı bölgesinde” gerçekleştirdiğini savunarak, bunun “Yunanistan’ın egemenlik haklarını gasp etmek” anlamına geldiğini ileri sürmüştü.

Türk Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, bugün MGK toplantısı öncesinde Yunanistan’la ilgili açıklama yaptı. Sözcü Aksoy, “Türkiye Petrolleri’nin araştırma ve sondaj faaliyetleri gerçekleştirmek üzere başvuruda bulunduğu yeni ruhsat sahaları, ülkemizin BM’ye bildirdiği kıta sahanlığı sınırları içindedir. Ülkemiz, defalarca duyurduğu bu sahada egemen haklarını kullanmayı kararlılıkla sürdürecektir. Doğu Akdeniz’de ülkemizin ve Kıbrıslı Türklerin haklarını koruma konusunda kararlılığımız tamdır. Bu çerçevede, sismik araştırma ve sondaj faaliyetlerimiz evvelce belirlenen programa göre sürdürülmektedir” dedi.

MGK Bildirisi’ndeki ifadeler ile de Türkiye’nin Doğu Akdeniz ve Libya politikasında geri adım atmayacağı mesajı verilmiş oldu.

“Suriyeliler’in ülkelerine geri dönmesi doğrultusunda çalışılıyor”

MGK Bildirisi’nde ayrıca Suriye başlığı da ele alındı. Bildiride, Türkiye’nin, “Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması ve bölgenin terör örgütlerinden temizlenerek Suriyeliler’in ülkelerine gönüllü, onurlu ve güvenli olarak geri dönmesi doğrultusunda” çalışmalarını sürdürdüğü ifade edildi. Uluslararası topluma da Türkiye’nin bu yöndeki çabalarına destek olma çağrısı yapıldığı kaydedildi.

Toplantıda “PKK/KCK-PYD/YPG, DEAŞ VE FETÖ başta olmak üzere, tüm terör örgütlerine karşı yurt içinde ve yurt dışında” yürütülen operasyonlarla ilgili bilgi sunulduğu da bildiride yer aldı.

Bildiride, son olarak Türkiye’nin küresel düzeyde etkili Covid-19 salgınına karşı her alanda başarıyla mücadele verdiği görüşü dile getirildi.

Erdoğan'ın salgın sürecinde ilk yüz yüze toplantısı oldu

MGK toplantısı, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden başkent Ankara’da yüz yüze gerçekleştirdiği ilk üst düzey toplantı oldu.

Erdoğan, salgın sürecinde Mart’ın ikinci yarısından beri İstanbul’daydı ve kabine toplantılarını da 24 Mart’tan itibaren telekonferans sistemiyle gerçekleştirmişti. Erdoğan, son olarak 28 Mayıs’ta İstanbul’da Huber Köşkü’nde telekonferans sistemiyle kabine toplantısı yapmıştı ve sonrasında Türkiye’nin 1 Haziran’da sosyal mekanlarının kapılarını açarak normalleşme kararını ilan etmişti.