HABER

MHP TBMM Grup Toplantısı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Irak'ın toprak bütünlüğü bozulduğu taktirde Türkiye'nin uluslararası antlaşmalardan doğan haklarını sonuna kadar kullanması gerektiğini belirterek, "O zaman geldiğinde, şartlar oluştuğunda, tarih coğrafyaya dar geldiğinde Misak-ı Milli uyanacak; 81 Düzce'den hemen sonra 82 Kerkük, 83 Musul deme hakkının önünde hiçbir güç duramayacaktır." dedi.

Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, "Barzani'nin 25 Eylül komplosu karşısında düşünce, değerlendirme ve kanaatlerini milletle sürekli paylaştıklarını" hatırlatarak, uyarılarını, öngörülerini ve önerilerini heyecanla dile getirdiklerine işaret etti.

Blöf yapmadıklarını ve palavradan konuşmadıklarını vurgulayan Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hala anlamayan varsa bu konuda şakamızın da olmadığını altını çizerek, üzerine basarak belirtmeyi yararlı buluyorum. Türkmenlerin hakları çiğnenirken biz rahat olamayız. Kerkük elden giderken biz gece yastığa başımızı huzurla koyamayız. 'Ya hep ya hiç' diyoruz. Hesabi değil, hasbi bakıyoruz. Geçmişte Türkiye'ye 'bir kedi bile vermeyiz' diyen Barzani'ye dedesinin akıbetini çok veciz, çok açık şekilde hatırlatıyor, ayağını denk almasını tavsiye ediyoruz. Rüzgar eken fırtına biçer derler. 25 Eylül referandumu rüzgar değil, rezalettir, hıyanettir, felakettir, geri dönülmezse cezası da tez elden kesilmelidir. Türkiye buna mahir ve muktedirdir. Siyasi iktidarın zaman zaman çelişkili açıklamaları olsa da devletin en tepesinde sağlam bir iradenin tezahürü bizi rahatlatmaktadır. Ekonomik ambargolar konusundaki birbiriyle örtüşmeyen değerlendirmeler, siyasi, askeri ve diplomatik caydırıcılık vasfımızın sulandırılması en başta bölgedeki inandırıcılığımızı sekteye uğratacaktır. Bu konularda Sayın Cumhurbaşkanı'nın sözleri olumludur. Beklentimiz 22 Eylül 2017 tarihinde kamuoyuna açıklanan MGK kararlarının ruhuna uygun devlet politikasının jeopolitik riskleri göğüsleyecek ölçüde, milli bekayı güvenceye alacak biçimde oluşturulup olgunlaştırılmasıdır. Barzani derhal aklını başına almalıdır. Referandumu tümden iptal etmelidir."

Avrupa ülkelerinin karşı çıktığı 1 Ekim referandumunda Katalanların bağımsızlık yönünde oy kullandıklarını hatırlatan Bahçeli, bu durumun, Irak'ın kuzeyinden sonra yeni bir buhranın habercisi olduğuna işaret etti.

Bahçeli, "Avrupa'da taçlar, tahtlar sallanacak, rejimler değişecek derken bizimle alay edenler, şimdi dut yemiş bülbüle dönmüşler, şaşkınlıktan küçük dillerini yutmuşlardır. Bir bildiğimiz var ki söyledik. İspanya'daki referandumun bu ülke hükümeti, yüksek yargı organları tarafından yok hükmünde görülmesi, bir anlamının olmadığının ilanı bizim için esas ve asıl karardır. Bu kapsamda Türkiye olarak çok dikkatli, tutarlı ve dengeli politika izlememiz lazımdır. Muhatap Katalanlar değil, İspanya hükümeti, İspanya devletidir." diye konuştu.

Bahçeli, Türkiye'nin hem Avrupa'daki gelişmeleri, hem de milli güvenliğini yakından tehdit eden Barzani referandumunun sonuçlarını özgüven içinde ve tavizsiz bir şekilde takip etmesi ve sınır ötesine yönelik mücadele ruhunu harekete geçirmesi gerektiğini dile getirdi.

-"Yalnızca Kerkük, Musul değil; Erbil de bir Türkmen şehridir"

Türkiye'nin, Irak ve İran'la ilişkilerini canlandırmasının, aynı zamanda iş birliği ve diyalog kanallarını açık tutmasının makul ve mantıklı bir tavır olduğunu belirten Bahçeli, şöyle devam etti: "Genelkurmay Başkanı Sayın Akar'ın Tahran ziyareti, ardından yarın Sayın Cumhurbaşkanı'nın yine Tahran'a gidecek olması bölgesel dayanışma, anlayış ve eşgüdüm açısından anlamlı ve değerlidir. İran'ın sınırına tankları sevk etmesi, Türkiye'nin 18 Eylül'den bu tarafa Habur Sınır Kapısı'nın etrafında askeri tatbikat yapması, dahası bu askeri faaliyete Irak'tan bir askeri birliğin de iştiraki önümüzdeki sürecin çok şeye gebe olduğuna işarettir. Türkiye Cumhuriyeti'nin her ihtimale hazırlıklı olması tarihi önemdedir. Kandil ve Erbil'de bir gece ansızın görünmek, bir gece ansızın gelmek, bir şafak vakti melanetin tepesine binmek Türk milleti için mesele değildir, Türkiye Cumhuriyeti için hiç zor olmayacaktır."

- " Kürt kökenli kardeşlerimiz tepkilerini yükseltmeli" Bahçeli, partisinin Irak'ta yaşayan değişik halkların farkında olduğuna değinerek, şu ifadeleri kullandı: "Kökeni, mezhebi, aidiyeti ne olursa olsun her insana hürmet duyuyoruz. Irak, Irak'ta yaşayan herkesin ortak vatanı, ortak ülkesidir. Bizi Kürt düşmanı göstermek için özel yetiştirilmiş ajanlar yine faaliyettedir. Bizim Türkmenlerin dışındaki halkları dışladığımız, yok saydığımız iddiasını diline dolayanların da sürüsüne berekettir. Yalan ve fitne yine kol gezmektedir. Yalnızca Kerkük, yalnızca Musul değil; Erbil de bir Türkmen şehridir, orada yaşayan çok sayıda soydaşımız vardır. Ancak hiçbir şekilde bu gerçek Kürt kökenli kardeşlerimizi, Arap kökenli kardeşlerimizi, Irak'ın diğer asli ve eşit haklara sahip insanlarını ihmal ettiğimiz, tanımadığımız, kucaklamadığımız anlamına gelmeyecektir. Kürt kökenli kardeşlerimiz bizim için çok değerlidir. Irak'ın bütünlüğü içinde onların ve tüm toplumsal kesimlerin huzur, barış ve güven içinde yaşaması, varlıklarının devamı temennimiz, amacımızdır. Barzani en başta Kürt kökenli insanlarımıza haksızlık ve saygısızlık yaparak dipsiz tartışmaların içine çekmiştir. Bu itibarla Kürt kökenli kardeşlerimiz Barzani'nin tertiplerine, art niyetli tutumuna, huzursuzluğu teşvik etmesine karşı tepkilerini yükseltmelidir."

-"Barzani'nin ipi başkalarının elinde" Rereferandumun hiç kimseye, Irak'ta yaşayan hiçbir gruba fayda sağlamayacağını belirten Bahçeli, "Peşmerge yabancı güçlerin, bölgede şer emelleri olan İsrail'in dümen suyundadır. Barzani'nin ipi başkalarının elinde, iradesi mefluçtur. Kürt kökenli kardeşlerim oyunu artık görmeli, bozmak için hamle yapmalı, inisiyatif almalıdır." değerlendirmesinde bulundu. Bahçeli, "Mesela Diyarbakır'daki bir kardeşimizi Barzani'nin bizim kadar sevmesi, sahiplenmesi, sarıp sarmalaması akla, mantığa, tarihsel mirasa hakarettir. Erbil'deki Kürt kökenli kardeşimiz de bizimdir, Kerkük'teki Türkmen kardeşimiz de namus ve şerefimize emanettir. Aynı tarihin anılarıyla yoğrulduk, aynı coğrafyanın imkanlarıyla doğrulduk, aynı kader çizgisinin neferleri olduk ve biz kardeşlikle söz kestik. Ayrım yapanlar, yapmayı düşünenler kalleştir. Bölücülük yapanlar ihanet içindedir." dedi.

"Bilhassa Türkiye'deki sözde aydın zümrenin içinde, yazarçizer taifenin kıyısında köşesinde gönüllü Barzani hafiyelerinin varlığı çok dikkat çekicidir." diyen Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kerkük denilince üç maymunu oynayanların Barzani ismini duyunca yüzlerine kan gelmesi ve bu ifadeleri kullanması tam bir utanç vesikasıdır. Asıl bunların vanalarını kapatmak helali haktır. Asıl bunların nifak hatlarını dağıtmak şarttır. İstanbul'da, Ankara'da veya bir başka vatan köşesinde oturup Erbil'de Kürdistan ayinine vekaleten ve manen katılanlar, Türkmenlerin yıllardır süren yalnızlığını, yıllardır süren acı ve feryatlarını kulak ardı edenler, emin olun insan gibi görünseler de insanlıktan nasibini alamamış zavallılardır. Bunların ağızlarından Kerkük Türk'tür sözünü asla işitmezseniz. Niye, çünkü söyleyemezler, söylemeye takatleri ve kalpleri elvermez. Bunlar hayatlarında Türkmenliğin onurunu, Türklüğün şuurunu kesinlikle hissetmemişlerdir. Biz, Barzani'nin acilen ıslah olmasını, yanlıştan dönmesini arzuluyoruz. Aksi halde, Irak'ın toprak bütünlüğü bozulur, bölgesel statü alt üst olursa 1926 Ankara Antlaşması başta olmak üzere, uluslararası antlaşmalardan doğan haklarımızı sonuna kadar kullanmalıyız. O zaman geldiğinde, şartlar oluştuğunda, tarih coğrafyaya dar geldiğinde Misak-ı Milli uyanacak; 81 Düzce'den hemen sonra 82 Kerkük, 83 Musul deme hakkının önünde hiçbir güç duramayacaktır."

-Las Vegas'taki saldırı Dün, ABD'nin Las Vegas kentindeki bir konser salonunda kelimenin tam anlamıyla cinnet ve dehşetin yaşandığını, ortaya çıkan vahşet tablosunun insanlığı titrettiğini ifade eden Bahçeli, "Bu tarifi olmayan barbarlığı şiddetle lanetliyorum. ABD halkına, Beyaz Saray yönetimine, vahşi saldırıda hayatlarını kaybetmiş insanların ailelerine taziyelerimi iletiyorum." diye konuştu. Bahçeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD ziyareti sırasında, Başkan Donald Trump'un "dostum" övgüsüyle "İki ülke hiç olmadığı kadar yakın" sözlerinin henüz ve somut bir karşılığının görülmediğini dile getirdi.

Devlet Bahçeli, sözlerine şöyle devam etti:

"Aynı bildik sözler, aynı ezber dolu ifadeler hepimizin malumudur. Biz dostu sözünden değil özündeki güzellikten, gönlündeki zenginlikten tanırız. El sıkışmanın, gülen gözlerle temasın resmiyete değil, keyfiyete ve samimiyete irca etmesini bekleriz. Biz öyle bir milletiz ki, uzatılan hiçbir eli geri çevirmeyiz. Söz vermişsek tutarız, vaat etmişsek yaparız. Biz Türk milletiyiz. Biz soylu bir geçmişin, aziz ve elleri öpülesi bir ecdadın varisleriyiz. Ancak böylesi asil tavrı muhataplarımızda da ararız. İmal edilip Ortadoğu'ya tetikçi olarak bırakılmış IŞİD'le görüntüde mücadele ediyor diye, bir başka terör örgütü olan PYD-YPG'nin sırtının sıvazlanmasını ahlaki, vicdani, insani ve dostane bulmayız. ABD'nin devlet olmaktan kaynaklı ne kadar hakkı varsa, Türkiye'nin de o kadar hakkı vardır. Bunun üzerinde tartışma yapılmasını akla getirmek bile abestir. 15 Temmuz'da 250 vatan evladını şehit eden, 2 bin 193 vatan evladını yaralayan katil örgüt FETÖ'nün başındaki rezil, Pensilvanya'da yüzlerce dönümlük arsasında keyif sürerken, Türkiye'den bir papazın iadesini istemenin mantıki bir tarafını görmeyiz. Öyle ya, ver papazı, al papazı, doğrusunun bu olduğuna inanırız. Terör bumerang gibidir. Mutlaka sahibine geri dönecektir. ABD insanlığa kalıcı bir hizmette bulunmak, saygıdeğer bir hediye vermek istiyorsa terör örgütleriyle kurduğu kapalı devre ilişkilerini ön şartsız sonlandırmalıdır."

-MTV'de öngörülen artış "Gündeme bomba gibi düşen zam ve vergi artışlarından vatandaşların yakındığını, haklı yere şikayet ettiklerini" kaydeden Bahçeli, Bakanlar Kurulu Toplantısında MTV'nin aşağı çekilmesinin kararlaştırıldığını, bunun memnuniyet verici bir gelişme olduğunu vurguladı. Bahçeli, parti olarak 27 Eylül'de TBMM'ye sevk edilen; Bazı Vergi Kanunları ile Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Tasarı'yı titizlikle inceleyip gerekli hazırlık ve çalışmaları yapacaklarını anlattı.

TBMM'nin uyumlu, süratli, verimli çalışması konusunda üzerlerine düşeni yapacaklarını aktaran Bahçeli, "Türkiye'nin yeniden inşa ve ihyası gayretine, uyum yasaları başta olmak üzere, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin doğasına uygun olacak tüm mevzuat değişikliği ve düzenlemesine elimizden geldiği, gücümüzün yettiği kadar destek vermeye kararlı ve hazırız." ifadesini kullandı.

(Bitti)

Geri Dön