Türkiye ile NATO arasında kriz yaratan plan kabul edildi

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Baltık ülkeleriyle ilgili savunma planının kabul edildiğini söyledi. Plan Türkiye'nin blokajı nedeniyle onaylanmamış, Ankara blokajın kaldırılmasının tek şartının YPG'nin NATO ülkelerince terör örgütü olarak tanınmasını göstermişti.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Türkiye ile kriz yaratan Baltık ülkeleriyle ilgili savunma planının kabul edildiğini söyledi. Stoltenberg kararın Türkiye'nin blokajının düşürülmesinin ardından kabul edildiğini söyledi.

Ancak zirvenin ardından yayımlanan Londra Deklarasyonu'nda "Terörizm bütün türleri ve tezahürleriyle hepimiz için tehdit olmaya devam ediyor" vurgusu yapılırken YPG'nin adı spesifik olarak belirtilmedi.

Litvanya Devlet Başkanı ise Türkiye'nin toplantıda Baltık Savunma Planı'nı onaylaması karşılığında hiçbir şey talep etmediğini aktardı.

ERDOĞAN SORUSUNA NE YANIT VERDİ?

Stoltenberg, ABD'nin YPG/PYD/PKK'nın tehdit olarak yer aldığı plana karşı çıkması üzerine, Türkiye'nin de NATO'nun Baltık ülkeleriyle ilgili savunma planını onaylamaması ile ilgili durumun çözülüp çözülemediğine ilişkin soru üzerine şöyle konuştu:

"Baltık ülkeleri ve Polonya dahil tüm müttefikleri korumak için uygulamada olan planlar var. Bunun da ötesinde sadece planlarımız yok, bölgede daha fazla askeri güç bulunuyor. Tarihimizde ilk kez ittifakımızın doğu kanadı için sahada savaşa hazır kuvvetler var. NATO'nun hazırlığını 3 katına çıkardık. Gerekmesi durumunda daha hızlı hareket edebilmek için bugün daha fazla kuvvete karar verildi. İttifakın değişik taraflarını korumak için hazırlanan planlar düzenli olarak güncelleniyor ve gözden geçiriliyor. Bugün Baltık ülkeleri ve Polonya'ya ilişkin güncellenmiş plan konusunda mutabık kaldık. Bunu memnuniyetle karşılıyorum. Bu da bizim planları güncelleyip gözden geçirebileceğimizi gösteriyor."

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştüğünü ve bu görüşmede farklı konuların gündeme geldiğini anlatan Stoltenberg, "Önemli olan tüm müttefiklerce güncellenmiş Baltık ülkeleri planlarının kabul edilmesi." ifadesini kullandı.

Bir soru üzerine YPG'nin terör örgütü olarak kabul edilmesi konusunda farklı görüşler olduğunu belirten Stoltenberg, "Bugün toplantıda özel olarak ele alınmadı ancak NATO üyeleri arasında tartışılan bir sorun. Fakat hepimiz teröre karşı elde edilen kazanımların zarara uğratılmaması konusunda mutabık kaldık." diye konuştu.

Stoltenberg, Türkiye'nin S-400 almasının kendi ulusal kararı olduğunu ifade ederek, "Birçok müttefik endişelerini dile getirdi. Ben de bu kararın sonuçlarına ilişkin endişemi dile getirdim. Rusya hava savunma sistemi S-400'ün asla NATO'ya entegre edilmeyeceğini söyleyebilirim." dedi.

Stontenberg ayrıca "İlk kez Çin’in yükselişi ele alındı. Bizim güvenliğimize olan etkileri görüşüldü. Çin’in silahsızlanma konusundaki çabalara katılması için cesaretlendirilmesi konusunda mutabık kaldık" dedi.

Jens Stontenberg, “Rusya’yla ilgili önemli görüşmeler yapıldı. Güçlü bir caydırma ve savunma için çalışmaların arttırılmasına Rusya’yla iletişim kanallarının açık kalınmasına karar verildi" ifadesini kullandı.

2019-11-29T115242Z_2119000969_RC2ZKD9W4V86_RTRMADP_3_NATO-SUMMIT-STOLTENBERG

NATO LONDRA DEKLARASYONU YAYIMLANDI

İttifakın 70'inci yılını kutlamak için Londra'da bir araya gelen NATO üyesi ülkelerin liderleri, ortak deklarasyon yayımladı.

Londra Deklarasyonu'nda NATO'nun 1 milyar kişi ve topraklarının güvenliğini sağlamaya devam ettiği, "dayanışma ve birlik" ilkelerinin ittifakın temel taşları olmaya devam ettiği belirtildi.

Avrupa ve Kuzey Amerika arasındaki güçlü transatlantik bağların teyit edildiği deklarasyonda, Washington Antlaşması'nda "bir müttefike yöneltilecek saldırı hepimize yönelmiş bir saldırıdır" taahhüdünde bulunulan 5'inci maddeye olan bağlılık yinelendi.

"SAVUNMA HARCAMALARI 5 YILDIR ARTIYOR"

Deklarasyonda, "Bölünmez güvenliğimizin maliyet ve sorumluluklarını üstlenme konusunda hepimiz kararlıyız." ifadesine yer verilerek tüm müttefiklerin savunma taahhütleri uyarınca savunma ve kabiliyet gelişimine yatırım yaptığının, misyon ve operasyonlara katkı sağladığının altı çizildi.

"ABD dışındaki müttefiklerin savunma harcamaları 5 yıldır artıyor. Savunmaya 130 milyar dolardan fazla yatırım yapıldı." ifadesi kullanılan deklarasyonda, bu alanda önemli ilerleme kaydedildiği belirtildi.

"TERÖRİZİM TEHDİT OLMAYA DEVAM EDİYOR"

Deklarasyonda, "Terörizm bütün türleri ve tezahürleriyle hepimiz için tehdit olmaya devam ediyor" vurgusu yapılırken, müttefiklerin terörle mücadele konusunda kararlı olduğu ve bu çerçevede birlikte daha güçlü adımlar attığı kaydedildi.

Rusya'nın saldırgan faaliyetlerinin Avro-Atlantik güvenliğini tehdit ettiği belirtilen deklarasyonda, ittifakın devlet ve devlet dışı aktörlerden farklı tehditlere maruz kaldığı ifade edildi.

"NATO HİÇBİR ÜLKEYE TEHDİT TEŞKİL ETMİYOR"

Deklarasyonda, NATO'nun savunma amaçlı bir ittifak olduğu, hiçbir ülkeye tehdit teşkil etmediği vurgulandı.

Rusya'nın orta menzilli füze konuşlandırması sonucu Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşması'nın (INF) sonlandırılmasının ardından "orantılı ve ölçülü" tedbirlerin hazırlandığı açıklanan deklarasyonda, "Rusya'nın davranışları müsaade ettiği müddetçe diyalog ve yapıcı bir ilişkiye hazırız." değerlendirmesinde bulunuldu.

İttifakın aynı zamanda havada ve denizde bağımsızlığını korumak için girişimlerini artırdığı kaydedilen deklarasyonda, NATO'nun savunma ve caydırıcılık gücünü nükleer, konvansiyonel ve füze savunma kabiliyetleriyle güçlendirmeye devam ettiğinin altı çizildi ve "Nükleer silahlar var olmaya devam ettiği müddetçe, NATO da nükleer ittifak olmayı sürdürecektir." vurgusu yapıldı.

"HERKES İÇİN GÜVENLİK"

Deklarasyonda, "Herkes için güvenlik sağlamak için çalışıyoruz." ifadesine yer verilirken, bu çerçevede ortaklıkların da geliştirildiği kaydedildi.

NATO'nun "açık kapı politikasının" desteklendiği belirtilen deklarasyonda, Kuzey Makedonya'nın yakında ittifakın 30'uncu üyesi olacağı anımsatıldı.

"GELECEĞE ODAKLANMALIYIZ"

Deklarasyonda, güvenliğin sağlanması için geleceğe odaklanılması ve bu çerçevede teknolojik üstünlüğün korunması gerektiğine işaret edildi.

Müttefiklerin 5G iletişim teknolojilerine ilişkin güvenliğe önem verdiğinin altı çizilen deklarasyonda, siber ve hibrit tehditlere cevap verme yeteneklerinin geliştirildiği duyuruldu.

Deklarasyonda, uyarlanma süreci kapsamında NATO'nun uzayı yeni harekat alanı ilan ettiği, bu çerçevede uluslararası hukuka saygı duyulacağı ifade edildi.

"ÇİN'İN YÜKSELEN GÜCÜNÜN FARKINDAYIZ"

Londra Deklarasyonu'nda, ilk defa Çin'in yükselen gücüne değinilerek "Çin'in artan nüfuzu ve uluslararası politikalarının ortaya çıkardığı fırsat ve sınamaları ittifak olarak birlikte ele almalıyız." vurgusuna yer verildi.

NATO'nun siyasi yönünü güçlendirmek için Genel Sekreter'in "ileriye dönük bir tefekkür süreci" başlatması talep edilen deklarasyonda, bu sürecin değişen stratejik ortamı göz önünde bulundurması gerektiğine dikkati çekildi.

Deklarasyonda, NATO liderlerinin 2021'de tekrar bir araya geleceği duyuruldu.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 35 yorum
tayyıp bey artık ne denırse evet dıyor nede olsa secımler yaklasıyor artık
o yüzden destek veriyorlar....biz boşunami sehir verdik korede Kimin umrunda...nato üyeleri Ypg ,,ye destek vermeye devam ediyor
HANİ ORAYA GİDERKEN ATIP TUTAN REİS NE OLDU.YİNE GERİ VİTESE TAKTI
anlaşıldı merkez blokaj düşürülerek kararalina biliyorsa bi kuruluş o kuruluşun saygınlığı kalmamış kendi gobegimizi kendimiz kesmemiz lazim
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Diğer Haberler