"Neye hizmet ettiklerini anlamak mümkün değil"

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak: - "(Yargı Reformu Strateji Belgesi) Sarayda sahneye konulan bu komediye alkış tutarak dekor olan yargıçların, baroların ne yaptıklarını, neye hizmet ettiklerini anlamak mümkün değildir" - "(ABD vatandaşı Serkan Gölge'nin tahliyesi) Ev hapsine alınan bu mahkumun yakın zamanda ABD'ye gönderileceğini ABD Başkanı nereden biliyor? Türk yargısının ne yapacağına artık AK Parti Genel Başkanı ve ABD Başkanı mı karar veriyor?" - "Değerli gazetecimiz Sayın Kadri Gürsel'in karşı karşıya kaldığı muamele gerçekten kabul edilemez"

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, Yargı Reformu Strateji Belgesine ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Sarayda sahneye konulan bu komediye alkış tutarak dekor olan yargıçların, baroların ne yaptıklarını, neye hizmet ettiklerini anlamak mümkün değildir." dedi.

Öztrak, CHP Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında, Kadir Gecesi'ni kutlarken, bu gecede edilecek tüm duaların kabul olmasını, gökyüzüne açılan ellerin ülkenin birliğine, huzuruna vesile olmasını diledi ve tüm Müslümanların Ramazan Bayramını da şimdiden kutladıklarını söyledi.

Dün gece Büyükçekmece'deki bir seçim stantlarına iki ayrı saldırıda bulunulduğunu belirten Öztrak, "Aynı sandığa, aynı kişinin attığı 4 oydan 3'ünü geçerli, sadece birini geçersiz sayıp millet iradesini gasp eden mızıkçılar 23 Haziran'da İstanbulluların Ekrem İmamoğlu'na daha güçlü bir şekilde sahip çıkacağını gördükçe sinirleniyorlar. Saray ve etrafındaki sosyete millet tarafından reddedilmeyi bir türlü hazmedemiyor. Devlet adamı gibi değil, ergen çocuklar gibi davranıyorlar." diye konuştu.

"Katran nasıl kaynatmakla şeker olmuyorsa, bu saray rejiminden de millete hiçbir hayır gelmiyor." görüşünü savunan Öztrak, iktidarın tel tel döküldüğünü belirtti.

Öztrak, sözlerine şöyle devam etti:

"İcranın başı Erdoğan, dün yargı bağımsızlığı oyununu sarayında sahneleyip kendini alkışlatırken, gömleğin ilk düğmesini yanlış iliklediğinin farkında bile değil. Yargıya ilişkin düzenlemeleri saray kararnameleri ile mi yapacaklar? Anayasa göre yetki Meclis'te. Daha baştan kuvvetler ayrılığı darmadağın edilmiş vaziyette. Sarayda sahneye konulan bu komediye alkış tutarak dekor olan yargıçların, baroların ne yaptıklarını, neye hizmet ettiklerini anlamak mümkün değildir. Tam da o gün ABD Başkanının bir sözüyle sarayda kurulan bu ucube tiyatro sahnesi hak ile yeksan oluyor. ABD Başkanı okyanus ötesinden 'Türkiye'de serbest bırakılmasını istediğimiz bir mahkum serbest bırakıldı. Şimdilik ev hapsine alındı, ama yakında ABD'de olacak' diyor. ABD, papazı 24 saatte Oval Ofis'e gönderenlerin şimdi aynı şeyi yapmakta tereddüt etmeyeceklerini çok iyi biliyor. O kadar emin ki kameralar karşısında eğleniyor. Kendi milletine benim milletimin sırtından şov yapıyor. Bu imkanı veren Erdoğan'a teşekkür etmeyi de ihmal etmiyor. Ev hapsine alınan bu mahkumun yakın zamanda ABD'ye gönderileceğini, ABD Başkanı nereden biliyor? Türk yargısının ne yapacağına artık AK Parti Genel Başkanı ve ABD Başkanı mı karar veriyor? Bu kafaların hazırladığı yargı bağımsızlığı paketinden ne beklenir? Sarayın G20 toplantılarında Trump'la yüz yüze görüşme imkanını, bu mahkumun serbest bırakılması karşılığında koparabildiği anlaşılıyor."

- Ekonomiye eleştiri

İktidarın ekonomi politikalarını eleştiren Faik Öztrak, "hepsinden iyi olacak" denilen mayıs ayında tüketici güveninin tüm serinin en düşük seviyesine gerilediğini söyledi.

Ekonomide güven endekslerinin yerle bir olduğunu savunan Öztrak, şaha kalkan kur ve faizlerin mutfaktaki yangını daha da harladığını, şirketlerin gelirlerini ve karını da silip süpürdüğünü söyledi.

Öztrak, "2018'de Türkiye'nin en büyük 500 sanayi kuruluşlarının elde ettikleri her 100 liralık faaliyet karının 90 lirası finansman giderlerine gitmiş. Bunlar kurumsal şirketler, KOBİ'lerin durumu çok daha kötü." dedi.

Bugün 2019 yılının ilk üç ayına ait milli gelir rakamlarının açıklandığını, buna göre ülkenin gelirinin geçen yıla göre yüzde 2,6 düştüğünü belirten Öztrak, milli gelir rakamlarına bakıldığında, ileriye dönük kaygıları artıran bir başka gelişmenin ise yatırım harcamalarındaki düşüş olduğunu aktardı. Öztrak, 2019'un ilk üç ayında yatırımlarıdaki gerilemenin yüzde 13 olduğunu bildirdi.

Böyle hızlı bir düşüşü bugüne kadar görmediklerinin altını çizen Öztrak, ayrıca makine teçhizat yatırımlarının da bir yıldır düşmeye devam ettiğini savundu.

Öztrak, "Yatırımcının ülkeye güveni kalmamış. Bu rakamlar onu gösteriyor. Türkiye sadece bugüne değil, geleceğini de kaybediyor. Yine başka dikkat çeken husus ise 784 milyar dolar olan milli gelir, 2019'un ilk üç ayında 37 milyar dolar daha gerilemiş. 2008'den bu yana 750 milyar doların altına inmiş." diye konuştu.

Öztrak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İşler ne kadar kötüye giderse gitsin sarayın ve sosyetesinin işleri hep düzgün gidiyor. Ülkemizde her 100 gençten 26'sı işsiz. İşsizlik rakamları rekorlardan rekorlara koşuyor ama bir de bakıyoruz ki bazı mütekait AK Parti'li siyasetçiler saray tarafından ballı maaşlarla kamu bankalarının yönetim kurullarına atanıvermişler. Soruyoruz, kamu banklarına atanan isimlerin bir bankayı yönetme tecrübesi var mı? Hayır, yok. Fon maliyetini, bileşik faizi, kredi fiyatlamasını bilirler mi? Mümkün değil. Bir özel banka bu kişileri yönetim kurulu üyesi olarak atar mı? Mümkün değil. Bunlarda hiçbir bankacılık tecrübesi falan yok. Bu isimler sadece bankaya para yatırıp çekmeyi biliyor bu isimler. Bu partide bankacılık yapacak liyakata sahip hiç mi genç insan, hiç mi bu işlerden anlayan yok? Bu atamalarla saray bir taşla iki kuş vurmak istiyor. Birinci hedef kamu bankalarına parti komiseri atamak ve milletin parasını siyasete peşkeş çekmek, kamu kaynaklarını yandaşlara aktarmak. İkinci hedef de ballı maaşlarla dağıtılacak kar paylarıyla partinin içindeki birtakım kıpırdanmaları bastırmak, partinin eski ağır toplarının sadakatini satın almak."

Türkiye'nin adeta bir aile şirketi gibi olduğunu belirten Öztrak, bunu gören yatırımcının ülkeye kuşkulu baktığını savundu.

Bu hatalar zincirinin krizin daha da derinleşmesine katkı yaptığını vurgulayan Öztrak, memleketin yangın yerine dönmesine rağmen iktidarın tek derdinin, "İstanbul'un rantı"olduğunu ileri sürdü.

İstanbul'un fethinin yıl dönümü nedeniyle belediyenin ve valiliğinin paralarıyla düzenlenen etkinlikte, AK Parti adayına konuşma hakkı verilerek kampanyasına destek sağlandığını aktaran Öztrak, "Bakalım daha neler göreceğiz? Ne yaparlarsa yapsınlar, biz sandığa 16 milyon İstanbullunun hakkına, hukukuna sahip çıkmaya devam edeceğiz. Milletimizin de bu hak arama mücadelesine destek vereceğine yürekten inanıyoruz." dedi.

- Soruları yanıtladı

Faik Öztrak, açıklamalarının ardından soruları yanıtladı.

"Bankalara atama yapılan kişilerin 19 bin 750 lira maaş alacakları belirtiliyor, ne dersiniz?" sorusu üzerine Öztrak, "Kamu bankalarının yönetim kurullarının imkanlarının oldukça iyi olduğu biliniyor. Atadıklarına göre bu imkanlardan da sonuna kadar yararlanacaklar. Makam arabaları da olacak, maaşları da olacak, senelik prim de alma ihtimalleri var. Eğer bankayı kar ettirlerse tabii." yanıtını verdi.

Gazeteci Kadri Gürsel'in kelepçeli fotoğrafına ilişkin bir soru üzerine de Öztrak, "Değerli gazetecimiz Sayın Kadri Gürsel'in karşı karşıya kaldığı muamele gerçekten kabul edilemez. Hukuk açık, kurallar gayet açık. Bu kurallara rağmen çok keyfi bir biçimde ellere kelepçe takılıyor, serbest bırakılması gereken yerde kelepçeli resimleri çektiriliyor, akşam geç saatte serbest bırakılıyor. Tüm bu uygulamalar bu ülkede hukuk devletinin olmadığına dair inancı güçlendiriyor." diye konuştu.

AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş'un, "bazı kardeşlerimiz bize kızmış, küsmüş, darılmış ve oy vermemiş" şeklindeki değerlendirmeleri soruların Öztrak, şunları kaydetti:

"Numan Bey'in anladığım kadarıyla vicdanı artık 'çaldı' demeye el vermiyor. Onun için de ne olduğunu biliyor, milleti unutan iktidara, milletin nasıl sarı kart gösterdiğinin farkında. O nedenle de 'Biz sizi unutmadık' demeye çalışıyor. Ama Numan Bey ne derse desin, saray her geçen gün yaptığı uygulamalarla milleti unuttuğunu ortaya koyuyor. Hem ortada İstanbul seçimleriyle ilgili ciddi bir haksızlık var, ciddi bir hukuksuzluk var, bu hukuksuzluğa milletimizin hiçbir şekilde tahammül edemediğini biliyoruz. Bundan önce AK Parti'ye, MHP'ye, başka partilere oy vermiş yurttaşlarımızın bu defa daha büyük bir kararlılıkla bu hakkı iade etmek için sandık başına gideceğini görüyoruz. Onun için, Ekrem İmamoğlu sadece CHP'nin, sadece Millet İttifakı'nın belediye başkanı değil, İstanbul'un seçilmiş belediye başkanı."