"Operasyonu Talabani'yi getirmek için mi yaptık?"

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Irak'ın kuzeyindeki PKK terör örgütüne yönelik kara harekatının, "Talabani'nin Türkiye'ye davet edilmesi" için bir araç olduğunu ileri sürdü.

BAYKAL'DAN ERDOĞAN'A: "KANDİL PROBLEMİ SENİN ELİNDEN ÇIKTI"

Baykal, "Öyle bir manzara olacak ki, o zaman biz kendi kendimize soracağız. ‘Biz bu askeri operasyonu niçin yaptık. Biz bu askeri harekatı Talabani'yi Türkiye'de kabul edebilmek için, Barzani ile masaya oturabilmek için mi yaptık? Bu sorular ortadadır. Bu soruların cevabını da kimse veremez" dedi.
Deniz Baykal partisinin Meclis Grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Irak'ın kuzeyindeki PKK unsurlarına yönelik kara harekatının sonlandırılmasıyla ilgili tartışmalara değinen Baykal, ABD'nin tutumunu eleştirdi.

-NİYE GİRDİK?-

Harekatın amacının, "Kuzey Irak'taki terör örgütünün tasfiye edilmesi" olması gerektiğini söyleyen Baykal, Amerika'nın ise konuyu siyasi diyalog noktasına çekmek istediğini söyledi. Baykal, "'Amerika'nın ne düşündüğünün önemi yok. Biz kendi kendimize bu kararı aldık. Kendi başımıza uyguladık. Amerika'yı falan bu iş ilgilendirmez mi' diyorsunuz? O zaman niye girdik? Niye 5 Kasım'ı bekledik. Niye hava sahasını açmalarını istedik. Niye anlık istihbarat paylaşımı yaptık" diye konuştu.

BAYKAL'DAN ERDOĞAN'A: "KANDİL PROBLEMİ SENİN ELİNDEN ÇIKTI"
Amerika'nın kendi oyununu oynadığını belirten Baykal, Amerika'nın PKK'yı her ne kadar terör örgütü olarak nitelese de Kuzey Irak'tan PKK'nın tümünün tasfiye edilmesine yönelik bir askeri operasyondan yana olmadığını savundu.

Amerikalı komutanların "Türkiye, PKK ile masaya oturmalıdır" şeklindeki açıklamalarını hatırlatan Baykal, şunları söyledi:

"Şimdi Amerika'nın askeri yetkililerinin ‘Türkiye, PKK taraf' sözlerini kullanmasının bir çizmeden yukarı çıkmak, kişisel anlayışın yansıması olarak anlaşılması mümkün mü? Bunun askeri operasyonun bitirilmesinden bağımsız olarak anlaşılması mümkün mü? Bu sorulması gereken bir konudur. Ortada büyük bir olay vardır. Eğer biz askeri harekatı yapmamış olsaydık, kısa kesilmiş, kesilmemiş.. Talabani'yi Türkiye'ye çağırmak mümkün müydü?"

-TALABANİ'Yİ GETİRMEK İÇİN Mİ YAPILDI? -
Talabani'nin Türkiye davet edilmesi ile kara harekatı kararının aynı Milli Güvenlik Kurulu toplantısında alındığına işaret eden Baykal, şöyle devam etti:

BAYKAL'DAN ERDOĞAN'A: "KANDİL PROBLEMİ SENİN ELİNDEN ÇIKTI"
Türkiye'nin askeri harekatıyla Talabani'nin Türkiye'ye çağrılması aynı konseptin, aynı kavramın, aynı anlayışın iki ayrı yansıması. Hem askeri harekat olacak hem diyalog olacak. Diyalog kimle olacak? Şimdilik Talabani ile olacak. Doğrudan Barzani ile olmaz. Olmazsa dolaylı olarak Neçirvan Barzani ile Bağdat'ta buluşursun. Tam bu ortamda Türkiye'de siyasal çözüme dönük arayışlar, toplantılar gündeme gelsin. Neyin ardından bunlar? Askeri operasyonun ardından. Askeri operasyon olmasaydı bu süreç başlar mıydı?"

-TÜRK MİLLETİ'NİN ANAYASASI OLMAKTAN ÇIKACAK-
Baykal, konuşmasında yeni Anayasa çalışmalarına da değindi. Anayasa'nın başta TBMM olmak üzere kamuoyu ve basının bilmediğini ifade eden Baykal, şunları söyledi: BAYKAL'DAN ERDOĞAN'A: "KANDİL PROBLEMİ SENİN ELİNDEN ÇIKTI"
"Şu anda o Anayasayı yaptıran AKP'nin iki numaralı adamı ve o anayasayı hazırlamış olan komisyonun başkanı Amerika'da bu anayasayı birilerine anlatmaya çalışıyor. Bu anayasadan ne bekliyoruz. Bu anayasa ne getirecek? Bu anayasa, Anayasa'yı Türk Milleti'nin anayasası olmaktan çıkaracak bir anayasadır. Bu sözüme dikkat edin. Bir sürü yönü var. Atatürk, yargı, laiklik… Bunları bir tarafa bırakıyorum. Gelmekte olan Anayasa Türk Milleti'nin anayasası olmaktan çıkacaktır.
Şimdi Nedir bu? Siyasi diyalog. Siyasi diyalog nasıl olur zannediyorsunuz. Böyle bir anayasa gelirse, bu anayasa hangi alana yönelik olarak bu değişikliği kabul etmiş olacaktır? Neyi yansıtacak bu? Öyle bir manzara olacak ki, o zaman biz kendi kendimize soracağız. ‘Biz bu askeri operasyonu niçin yaptık, biz bu askeri harekatı Talabani'yi Türkiye'de kabul edebilmek için, Barzani ile masaya oturabilmek için mi, Anayasamızı, Türk Milleti'nin anayasası olmaktan çıkması için mi yaptık? Bu sorular ortadadır. Bu soruların cevabını da kimse veremez."

Türkiye'nin büyük bir senaryonun içinden geçtiğini ifade eden Deniz Baykal, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

-SENARYO OYNANIYOR

"Bu senaryoda ne yaptığını bilenler var, bilmeyenler var. Rolünü bilerek oynayanlar var, bilmeden rol oynatılanlar var. Şunu herkesin bilmesini istiyorum, CHP bu senaryonun içinde değildir ve hiçbir zaman da olmayacaktır. BAYKAL'DAN ERDOĞAN'A: "KANDİL PROBLEMİ SENİN ELİNDEN ÇIKTI"
Türkiye'yi yönlendirmek çeşitli biçimlerde olabilir. Bazen, Türkiye'ye karşı çıkarsınız, bazen yandaş olursunuz, destek verirsiniz. Ama bütün bunların arkasında neyin yattığını sorgulamak durumundayız. Biz bütün bu sorgulamaları yapıyoruz. Türkiye'nin üniter bir devlet olarak, bu coğrafyadaki bağımsızlığını, bütünlüğünü, egemenliğini tehdit eden bir sürecin kararlılıkla yürütülmekte olduğunu izliyoruz. Bunu dile getirmek, bunu anlatmak herkesi bu noktalarda uyarmak bizim görevimizdir. Amerikalı bir üst komutan ‘PKK ile Türkiye görüşmelidir' dediği anda her şeyi sorgulamak lazımdır.

-KENDİMİZİ AVUTUYORUZ-

Bush size 5 Kasım'da ‘PKK Türkiye'nin ve Amerika'nın düşmanıdır' diyecek, Mart'ın 3'ünde Amerikan generali ‘Türkiye PKK ile görüşmelidir' diyecek. Biz bunu hiçbir şey olmamış gibi, doğal karşılayıp, kendimizi avutarak geçiştirmeye çalışacağız. Bunu yapamayız. Bu süreci anlamamız lazım. Bu süreci sorgulamamız lazım. Başkaları kendi hedeflerine yönelik olarak şartları kullanıyorlar. Ama bizi asıl üzen bu tablo karşısında kendi hedeflerimize yönelik olarak gerekeni yapmıyor olmamız. Biz sürükleniyoruz. Biz yönlendiriliyoruz. Biz bu süreci belirleyen bir unsur olmaktan ne yazık ki çıkmış durumdayız. Biz avunuyoruz. Çeşitli tatminlerle, çeşitli başarılarla avunmayı tercih ediyoruz. Bunun çok ötesini sorgulamamız lazım."

BAYKAL'DAN ERDOĞAN'A: "KANDİL PROBLEMİ SENİN ELİNDEN ÇIKTI"

ANKA