HABER

Organize şube polislerinin" FETÖ davası"

İSTANBUL (AA) - Takipsizlikle sonuçlanan bazı soruşturmalarda usulsüzlük yaptıkları, ''kurgulanmış soruşturmalar'' kapsamında bazı polislerle bir mahkeme başkanını dinledikleri ve emniyetteki sunucuları sildikleri iddiasıyla firari sanık Fetullah Gülen ve dönemin İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şubesi'nde görevli 44 polisin, "Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) yöneticisi ve üyesi olmak" ile "darbeye teşebbüs" suçlarından yargılanmasına devam edildi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada, eski İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Mahir Çakallı'nın da aralarında bulunduğu 14 tutuklu sanık ile bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları hazır bulundu. Duruşmaya 4 tutuklu sanık ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı.

Tutuklu sanık Mustafa Yıldız SEGBİS aracılığıyla yaptığı savunmada, polis olarak dinlemeleri yasal sınırlar içinde yaptıklarını, dinlemelerin savcılık, hakimlik aşaması olduğunu iddia etti.

Sanık Yıldız, 2013 yılının Ekim ayında göreve başladığını anlatarak, bu sırada 200 hat dinlediklerini daha sonra ise sürekli dosyaların ve takiplerin çıkarıldığını, en son 50 hat dinlediklerini kaydetti. Dinlemelerde sızma olduğunu fark ettiğini ve bunu üstlerine söylediğini belirten Yıldız, TibNot programından sonra başka bir program kullandıklarını ifade etti. Dinlemeleri Haliç'teki emniyetin yerleşkesinden yaptıklarını anlatan Yıldız, serverın sökülüp götürülmesiyle ilgili ise bir şey bilmediğini öne sürdü.

Tutuklu sanık eski İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Mahir Çakallı ise savunmasında, hangi eylemin hangi suça rast geldiğinin iddianamede olmadığını ileri sürerek, savunma yapmak için mahkemeden ve savcılıktan çeşitli taleplerde bulunduğunu ama bunların reddedildiğini söyledi.

Davanın diğer sanıklarından eski İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Nazmi Ardıç'ın odasına girip görüşme yaptığı ve talimat verdiği iddialarıyla ilgili savunma yapmak için kamera görüntülerine ihtiyacı olduğunu belirten sanık Çakallı, gözaltına alınma sürecine ilişkin de şunları söyledi:

"Ben evde yoktum. Organize müdür yardımcısı beni gözaltına almak için evime gelmiş ve beni bulamayınca telefonla arayıp eve gelmemi istemiştir. Ben de 15 dakika sonra eve gelip gözaltına alındım. Kendi isteğimle gelmeme rağmen kaçma şüphem olacağından dolayı 13 aydır hapisteyim."

İddianamenin tamamının tahmin, tümdengelim ve varsayımlara dayandağını öne süren Çakallı, iddianamede suçlamalara konu 5 eylemin olduğunu ifade etti.

Çakallı iddianamede kendisiyle ilgili hiçbir suç eyleminin gösterilmediğini savunarak, "Dosya içeriğinde hiçbir konuyla ilgili yazışmam yoktur. Hiçbir olayla ilgili hiç kimseye yazılı ve sözlü emir vermedim. Organize Şube'nin savcı kontrolünde yürütülen soruşturmanın hiçbirine de özel bir ilgi göstermiş değilim. Kanuni, hukuki, yasal hiçbir emrim olmadığı gibi kanunsuz, hukuksuz da emrim yoktur. Karar vermedim, talimat almadım, kimseye de talimat vermedim." dedi.

Şüphelilerin kendisinden talimat aldığı yönünde beyanda bulunmadığını iddia eden Çakallı, mahkemenin iddianameyi kabul etmeden savcılığa iade etmesi gerektiğini savundu. İddianamedeki suçları hukukla ve mantıkla izah etmenin mümkün olmadığını öne süren Çakallı, bu suçların sadece zanla yapılamayacağını, hiçbir örgüte sempatisi olmamasına rağmen silahlı terör örgütü yöneticiliği ile suçlandığını ileri sürdü.

Sanık Çakallı, bir eylemin suçsa herkes için suç olacağını, suç değilse de kimse için suç olmayacağını anlatarak, iddianameye bakıldığında ise kendisiyle ilgili zorla suç isnadı yapıldığını iddia etti. Kişiye göre hukuk kurallarının değişmeyeceğini söyleyen Çakallı, hukuk sisteminin mağduru olduğunu, FETÖ mensubu olmadığını, mahkemede de adil bir yargılamanın yapıldığına şahit olmadığını ileri sürdü.

Duruşma, tutuklu sanık Mahir Çakallı'nın savunmasının alınmasıyla sürüyor.

- İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu'nca hazırlanan iddianamede, eski ağır ceza hakimi Nurettin Turan ile Esat Burak Uzundere "mağdur", aralarında eski Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Engin Dinç'in de bulunduğu 13 kişi "müşteki" olarak yer alıyor. İddianamede, FETÖ/PDY yöneticisi ve üyesi sanıkların, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün hiyerarşik yapısı içerisinde yasa dışı örgütlenme oluşturup, suç işlemek amacıyla bir araya geldikleri vurgulanıyor. Sanıkların, devletin emniyet hizmetleri ve faaliyetleri kapsamında, görevlerinin sağladığı nüfuz ve gücü, yasaların verdiği yetkileri, görevin gerçeklerine aykırı kullanarak amaçlarına ulaşmak için seri halde araç suçları işledikleri kaydedilen iddianamede, sanıkların gerçekleştirdiği, dönemin İstihbarat Daire Başkanı Engin Dinç ve eski Kartal Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Nurettin Turan'ın telefonlarının dinlenilmesinin de aralarında olduğu 5 eylem sıralanıyor. Bu eylemleri çok sayıda kişiye karşı gerçekleştiren sanıkların suçunun "darbeye teşebbüs" olduğu aktarılan iddianamede, sanıkların eylemlerinde, sürekliliğin esas olduğu belirtiliyor.

Firari sanık Fetullah Gülen ile eski İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Nazmi Ardıç, eski İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Mahir Çakallı ve eski İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdür Yardımcısı Ahmet Kalender'in de aralarında bulunduğu 44 polisin "cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, hakkında yakalama emri çıkarılan firari sanık Fetullah Gülen'in ayrıca "devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla açıklamak" suçundan müebbet hapis cezasına çarptırılması talep ediliyor.

İddianamede, Gülen ile Ardıç, Çakallı ve Kalender, "silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek", diğer sanıklar ise "silahlı terör örgütü üyeliği" ile suçlanıyor. Terör örgütü elebaşı Gülen hakkında ayrıca "silahlı örgüt kurmak yönetmek, devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, resmi belgede sahtecilik, suç uydurma, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme, iftira, görevi kötüye kullanma, yasaklanan bilgileri açıklama, göreve ilişkin sırrın açıklanması, devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme, bilişim sistemine girme ve sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme" suçlarından toplam 57 yıl 3 aydan 104 yıl 4 aya kadar hapis cezası isteniyor.

Sanıklardan Nazmi Ardıç ve Ahmet Kalender için "suç uydurma, iftira, görevi kötüye kullanma, yasaklanan bilgileri açıklama, göreve ilişkin sırrın açıklanması, özel hayatın gizliliğini ihlal, suç delillerini yok etme gizleme veya değiştirme, devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme, devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin etme, resmi belgede sahtecilik, gizliliğin ihlali, bilişim sistemine girme ve sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme" suçlarından toplam 50 yıl 6 aydan 146 yıl 6 aya kadar hapis cezası istenen iddianamede, sanık Mahir Çakallı'nın da benzer suçlardan 65 yıldan 165 yıla kadar hapse mahkum olması talep ediliyor.

İddianamede, diğer 41 sanığın ise benzer suçlardan çeşitli hapis cezalarına çarptırılması öngörülüyor.

Geri Dön