HABER

Ortodontik tedavi nedir, kimlere uygulanır? Ortodontik tedavi yöntemleri dişlere zarar verir mi?

Ortodonti, diş, çene ve yüz bölgesindeki asimetrilerin tedavi edilmesini sağlayan, bu bölgedeki bozuklukları, yanlış pozisyonları, çenenin büyüme farklılığı tedavisini, gerek büyüme gerekse de ergenlik döneminde gerçekleştirebilen bir bilim dalıdır. Peki daha güzel bir gülüşe sahip olmayı sağlayan ortodontik tedavi dişlere zarar verir mi? İşte Ortodonti Uzmanı Dr. Kıvanç Cebesoy'dan ortodontik tedavi ile ilgili merak edilenler...

Diş hekimliğinden sonra 4 yıl gerektiren bir uzmanlık dalı olan ortodonti, diş hekimliğiyle de bağlantılıdır. Fakat dişin çenedeki konum bozuklukları ortodontinin alanına daha çok girmektedir.

Ortodonti, yanlış büyüyen ve yanlış yönlenmiş çenelerin düzeltilmesinde, gerek cerrahi gerekse fonksiyonel olarak tedavi edilebilen bir bilim dalıdır.

ORTODONTİK TEDAVİ KİMLERE UYGULANIR?

Diş, çene ve yüz bölgesinde asimetrisi bulunan bütün insanlara uygulanabilen ortodontik tedaviye başlama nedenlerinin yüzde 60'lık kısmı dişlerdeki çapraşıklık şikayetleri sebebiyle gerçekleşir.

Dişlerde çapraşıklık, dişin çeneye göre büyük gelmesi, çenede darlıklar oluşmasıyla meydana gelir. Bu dişlerin daha düzgün pozisyonlanması, daha estetik görünebilmesi, daha düzgün yemek yiyebilmesini başarabilmek adına ortodontik tedavi uygulanır.

Ortodontik tedavi uygulanma nedenlerinin arasında yalnızca diş çarpıklıkları yoktur. Yüz bölgesindeki asimetrik bozuklukların tedavisinde de uygulanabilir. Alt çenenin önde olduğu vakalarda, fonksiyonel tedavilere 5 yaşında başlanabilir.

Sabit teller kullanarak tedavi ettiğimiz vakalarda ise yaş sınırı yoktur. Daimi dişler 12 yaşında hastaların ağzında oluşmakta ve ömür boyu ağızda kalmaktadır. Bu yaştan itibaren diş çapraşıklıklarını veya yanlış diş pozisyonlarını, rahatlıkla diş telleriyle tedavi edebilmekteyiz.

Yalnız çene ortopedisinde, çocukların ergenlik dönemine atılımlarından önce yapılacak tedaviler çok daha basit ve konforludur.

ORTODONTİK TEDAVİ YÖNTEMLERİ NELERDİR?

Ortodontik tedavi yöntemlerinde teşhis çok önemlidir. Teşhise göre yüzlerce farklı tedavi mekanikleri ve alternatifleri vardır. Çenelerin birbirinden sapma gösterdiği, uygunsuz ve uyumsuz büyüme sağladığı durumlarda fonksiyonel tedavi tercih edilir. Anomalinin derecesine göre farklı mekanikler tercih edilebilir. Alt çene önde olduğu vakalarda, alt çenenin öne doğru fazla büyümesini durdurucu maskeler takılabilir. Üst çenenin, alt çeneye göre daha hızlı öne doğru büyüdüğü vakalarda, üst çenenin öne doğru büyümesini durdurucu aygıtlar kullanılabilir.

Bazı vakalarda çenelerde darlık meydana gelebilir. Bu darlığı yaşayan hastalarda, nefes alma problemleri de çok sık görülür. Bu hastalarda da üst çeneyi biraz daha genişletici bir tedavi uygulanabilir.

Büyümenin devam ettiği fakat yavaşladığı dönemde ise, dişlerde bulunan çapraşıklıklar diş teli takmak suretiyle tedavi edilmektedir. Dişlerin üzerine kuvvet taşıyıcı materyaller, bunun üzerine akıllı teller yerleştirmekteyiz. Bu tellerin uyguladığı kuvvet her bir dişe aktarılır.

Braketler kendi içlerinde metal, porselen ve safir diye ayrılmaktadır. Porselen braketler biraz daha estetik olmaktadır ve yetişkinler tercih etmektedir. Bu braket sistemi, dişin ön yüzüne yerleştirilebildiği gibi arka yüzüne de yerleştirilebilir.

Son 5-10 yıldır kişiye özgü lingual braket sistemleri geliştirilmiştir. Bu braket sistemlerinde, hastaya özel braket üretilmekte ve yerleştirilmelidir. Dolayısıyla daha düzgün bir diş dizisi, daha hızlı bir şekilde elde edilebilir. Son yıllarda kapaklı sistem braketler üretilmiştir, bunlar tedavi sürecini 3!'te 1 oranında azalmaktadır.

Kuvvet taşıyıcı olarak kullanılan bu braket sistemi, kuvvet uygulayan telle arasında sürtünmenin minimum olduğu sistemdir. Dolayısıyla telde arzu edilen kuvvet dişe uygulandığında, bu iki mekanik arasındaki sürtünme çok az olur.

Artık çok uzun süren bir ortondik tedavilerden bahsetmemekteyiz, tedavi aralığımız 8-24 ay arasındadır. Çünkü uzun süre tel tedavisinde, hastalarında kök uçlarında çok şiddetli erimeler görülmektedir. Dolayısıyla bu tedavi ne kadar hızlı yapılırsa, dişlerdeki problemleri en aza indirmiş olmaktayız.

ORTODONTİK TEDAVİ DİŞE ZARAR VERİR Mİ?

Ortodontik tedaviler dişlere zarar vermez. Çünkü, dişlere zarar verecek bir tedavi uygulanıyorsa, zaten bu tedavi değildir ve kullanılması gerçekçi olmaz.

Diş çapraşıklıklarında ya da çene anomalilerinde, bazı kuvvet aldığımız yerlerde deformasyonlar görülebilir. Alt çenesi öne doğru çok uzayan bir çocukta, alt çeneyi frenlemek için maske taktığımızda, destek aldığımız bölge hastanın kafatasıdır. Dolayısıyla alt çenenin büyümesini durdururken aslında kafatasının da şeklini bozabilecek bir kuvvet oluşturabilirsiniz. Bunları değerlendirmek, kuvvetin süresini düzgün ayarlamak lazım.

Dişlerin üzerine yerleştirilen braketler, temizlenmesi güç alanlar oluşturacaktır. Bunlara kör nokta adı vermekteyiz. Hastalar, diş fırçalama alışkanlıklarını düzgün bir şekilde sürdürürse, günde 2 defa ve en az 2 dakika olma suretiyle, dişin üzerinde zararlı bir etkiye kesinlikle rastlanmamaktadır.

ÇOCUK VE GENÇLERDE DİŞ TELİ TEDAVİSİ NASIL YAPILIR?

Diş teli tedavisi, çocuk, genç, erişkin veya ihtiyarlık dönemlerde de takılabilir, bunda bir yaş sınırlaması yoktur. Çünkü diş çapraşıklığı, ağızdaki mikrobiyal plağın artmasına, diş etlerinin ve dişin çürümesine, vücudun zehirlenmesine neden olan bakteri odaklarıdır.

Ağzımızdaki bakteri sayısı dünya nüfusundan daha fazladır. Bunların temizliğinin yapılabilmesi için, ilk önce düzgün sıralanmış dişlerin olması lazımdır. İyi bir mekanik ve kaliteli telle çok iyi sonuç alınabilir.

YETİŞKİNLERDE DİŞ TELİ TEDAVİSİ NASIL YAPILIR?

Yetişkinlerde, ağzın içerisine kurulmuş mekaniklerin estetik olarak kaygısı biraz daha fazla olmaktadır. Cam, safir, porselen braketler veya lingual teknik tercih edilen braket sistemleridir. Bu 3 braket sisteminde de kapaklı sistemler mümkün olduğu için, sürtünme yarı yarıya azaltılır ve tedavi süresi 3'te 1 oranında azaltılır. Süre 15 aya kadar aşağı çekilebilir.

Erişkinlerde bir önemli sıkıntı da süredir. Çok uzun süre diş teli takmak istemezler. Fakat dişlerdeki hızlı düzelmeyi görünce, hastaların moral motivasyonları artmaktadır.

20 YAŞ DİŞLERİNİN OLMASI ORTODONTİK TEDAVİYİ NASIL ETKİLER?

Günümüzde çok fazla sert gıdalar yenmediği için, genetik olarak da çene derisinin küçüldüğünü görmekteyiz. Diş çapraşıklığı çocuklarda yaygın olarak görülmektedir. Çeneler yeteri kadar büyümediği için, mevcut 28 diş dahi kendisine yer bulmakta zorluk çekebilir. 20 yaş dişleri, çenede çok daha zor yer bulur.

Literatür, düzgün bitirilmiş bir ortodontik tedavinin ardından, 20 yaş dişlerinin diş dizisini bozmayacağını gösterse de tel erken çıkarılmışsa, tedavi düzgün açılarla yapılmamışsa 20 yaş dişlerinin çıkmasıyla beraber dişlerde ciddi bozulmalar görülebilir.

Dolayısıyla diş teli tedavisinden sonra, eğer 20 yaş dişi çıkacak yer yoksa, mutlak surette vücuttan tahliyesini önermekteyim.

ORTODONTİK TEDAVİ İLE ÇENE EKLEMİ PROBLEMLERİ ÇÖZÜLÜR MÜ?

Çene eklemi vücudumuzda yaptığı eylemler açısından tek eklemdir. Ağzımızı açma hareketi yapıldığında, eklem 3 farklı yöne hareket eder. Dolayısıyla eklem bölgesi karmaşıktır. Alt çene hareketlidir, üst çene kafatasına yapışıktır. Yemek yerken, her zaman alt çeneyi açma hareketi yaparız.

Alt ve üst çenenin pozisyonu yanlış konumlanmışsa, birbiriyle düzgün bir kapanışa sahip değilse sorun olmaktadır. Dişler, masa gibi düz bir yüzeye sahip değildir. Yemekleri daha iyi parçalasın diye arka bölgelerde girinti ve çıkıntılar vardır.

Çeneler arası büyüme farklılıkları ya da yan bölgede darlıklar varsa, o zaman dişlerin sivri bölgelerinin birbirinin üzerine çakışması meydana gelir. Bunlar çok tehlikelidir, çünkü hastalar ağızlarını kapattıklarında çene yerine oturmaz.

Bu istenmeyen hareketlerle, çene ekleminde yırtılmalar ve ödemler meydana gelir, dejenerasyonlar başlar. Hastanın ilk etapta ağız açma sırasında duydukları eklemden gelen seslerle başlar. Daha sonra ağız açma miktarında kısıtlamalar gelir.

Bunların ortodontik tedavi yoluyla tedavisi mümkündür. Fakat bizim yapacağımız ortodontik tedavi, bu hastalığı tedavi edici değildir. Mevcut hastalığın ilerlemesini durdurur. Ama eklemde meydana gelmiş hasar maalesef kalıcıdır.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 1 yorum
vay be, guzel faydali haber
Geri Dön