Özel Güvenlik Görevlileri Eğitim Programı

İçişleri Bakanı Soylu: (2) - "AVM'lerde, kafelerde, konser salonlarında, tiyatrolarda, panellerde, eğlence mekanlarında, kamu binalarında, plazalarda, gökdelenlerde, tatil mekanlarında, tarihi, turistik yerlerde ve daha birçok yerde toplanıyoruz. Bu mekanlara girip çıkıyoruz. Dolayısıyla gittiğimiz her yere güvenlik ihtiyacımızı da götürüyoruz. Bizler oradayız. Karşımızda ise oraları güvensiz ortamlar haline getirmeye çalışan ve esas itibarıyla modern hayatın itibarını düşürmeye çalışan küresel terör örgütleri var" - "Ülkemi̇zde özel güvenli̇k sektörü 3 mi̇lyar dolar sevi̇yesi̇nde bi̇r pazar payına sahi̇pti̇r. Hali̇hazırda ülkemi̇zde faali̇yet gösteren bin 441 özel güvenli̇k şi̇rketi̇ ve 447 özel güvenli̇k eği̇ti̇m kurumu bulunmaktadır. Bunun yanında ülke geneli̇nde 283 bin 566 özel güvenli̇k görevli̇si̇ akti̇f olarak görev yapmaktadır. Tabii bu güvenlik şirketlerinin bir bölümünü FETÖ'den dolayı kapattık. FETÖ her yere sızdığı gibi maalesef özel güvenlik şirketlerimize de sızdı, ama orada da gerekli tedbirleri aldık" - "(Ankara'da vergi dairesindeki patlama) O çanta oraya bırakılıyor. Orada özel güvenlik görevlisi arkadaşımız var. Orada bunu atlamış. Sadece o mu? Hayır. Aynı zamanda bir gün önce yine aynı saatte, aynı yere, aynı çantayı bırakıyor. İki saat patlamasını bekliyor. Çanta patlamıyor. Çantayı tekrar alıyor oradan sonra gidiyor. Şimdi bizim özel güvenlik görevlisi arkadaşımızın ne yapması lazım? Bunu kameradan takip etmesi lazımdı"

İSTANBUL (AA) - İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "AVM'lerde, kafelerde, konser salonlarında, tiyatrolarda, panellerde, eğlence mekanlarında, kamu binalarında, plazalarda, gökdelenlerde, tatil mekanlarında, tarihi, turistik yerlerde ve daha birçok yerde toplanıyoruz. Bu mekanlara girip çıkıyoruz. Dolayısıyla gittiğimiz her yere güvenlik ihtiyacımızı da götürüyoruz. Bizler oradayız. Karşımızda ise oraları güvensiz ortamlar haline getirmeye çalışan ve esas itibarıyla modern hayatın itibarını düşürmeye çalışan küresel terör örgütleri var." dedi.

Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Güvenlik Denetleme Başkanlığı'nca düzenlenen Özel Güvenlik Görevlileri Eğitim Programı'nda konuşan Soylu, 20. yüzyılın sonunda dünyada ve Avrupa'daki gelişmelerin herkes tarafından iyimserlikle karşılandığını söyledi.

Hiç kimsenin 21. asrı böyle beklemediğini dile getiren Soylu, "20. yüzyılın sonlarına doğru Avrupa'da sınırlar kalkınca zannettik ki her yer gül bahçesi olacak. Her ülkenin insanları birbirine bir şekilde istedikleri gibi gidebilecekler. Hepimiz başka bir perspektifle, iyi niyetle ve bambaşka beklentiler içindeydik. Ama Paris'te özel harekatçıların ağır silahlarla dolaştığını, Londra’da, Berlin'de, Hamburg’da, Avrupa’nın birçok şehrinde aynı şekilde.. Bütün dünyadaki ülkelerin yaşadığı kuşkular ve endişeler var." diye konuştu.

Alışkanlıkların yeniden tanımlanması gerektiğini dile getiren Soylu, "Normalimizi, fırsatlarımızı, tehditlerimizi yeniden tanımlamalıyız.
Siyasetimizi, siyasi beklentilerimizi,
belki hayat standartlarımızı yeniden tanımlamalıyız. Bunların içinde
en önemlilerinden biri olarak güvenlik kavramımızı yeniden tanımlamalıyız." değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Soylu, etrafta giderek gelişen, kapsamı, miktarı ve çeşitliliği artan bir suç ve tehdit ekosistemi oluştuğunu, hem suçun hem miktarının hem çeşidinin arttığını, yeni teknolojilerin yeni tehditleri de beraberinde getirdiğini belirtti.

İnsanların yaşam temposunun ve imkanlarının geliştiğine dikkati çeken Soylu, "Birbirimizle daha fazla temas halindeyiz.
Gündelik hayatımızın dışarıda geçen zamanları artıyor. Dışarıda zaman geçirdiğimiz yerlerin sayısı artıyor. AVM’lerde, kafelerde, konser salonlarında, tiyatrolarda, panellerde,
eğlence mekanlarında, kamu binalarında, plazalarda, gökdelenlerde,
tatil mekanlarında, tarihi, turistik yerlerde
ve daha birçok yerde toplanıyoruz. Bu mekanlara girip çıkıyoruz. Dolayısıyla gittiğimiz her yere güvenlik ihtiyacımızı da götürüyoruz. Bizler oradayız. Karşımızda ise oraları
güvensiz ortamlar haline getirmeye çalışan ve esas itibarıyla modern hayatın itibarını düşürmeye çalışan küresel terör örgütleri var." ifadelerini kullandı.

- Ankara'daki patlama

Paris’in, Berlin’in, Londra’nın ortasında bombaların patladığını anlatan Soylu, "Bildiğimiz kamyonlar kullanılarak da terör eylemleri gerçekleştirilebiliyor. Bir de bütün bunların yanı sıra kimseyle bağlantısı olmayan, yalnızlaştırılmış insanların
amaçsızca ortaya koyduğu 'yalnız kurt' eylemleri söz konusu." dedi.

Kamuoyunun bilmediği bir şeyi anlatacağını belirten Soylu, şöyle devam etti:

"Özel güvenlikçilerle güvenlik güçleri etle tırnak gibi olmalı. Onun için anlatacağım. Ankara Çukurambar'da bir patlama oldu geçen akşam. İlk önce olay, bir kaza patlaması olarak geldi bize. İtfaiye gitti, etrafta herhangi bir şey göremedi. Ama sonra yaptığımız tetkiklerde hafif bir barut kokusu alındı. 'Acaba bu bir bombalı eylem olabilir mi?' diye arkadaşlarımız tetkik etti. Hemen vergi dairesinin kamera sistemini inceledik. Kamerada bir şahıs görünüyor. Bir çantayı oraya bırakıp gidiyor. İlerisini, gerisini izlediler ve çantanın patlama anını gördüler. Baktılar ki bu bir kazan dairesi patlaması değil. Bu bir bombalı eylem. Olay akşam saat 08.00 gibi gerçekleşti. Sabah saat 04.00’te Osmaniye girişinde adamı yakaladılar ve etkisiz hale getirdiler. Daha sonra olaya ilişkin 19 kişiyi daha gözaltına aldılar. Burada güvenlik kuvvetlerimizin ortaya koyduğu çalışmayı da tebrik ediyorum. Bu 19 kişi nereden girdi Türkiye’ye, şuradan girdi, çıktı Mersin’e geldi, hepsini teker teker buldular ve ortaya çıkardılar."

- Güvenlik bileşenleri değişti

Özel güvenlik görevlilerinin yaptığı işin önemine dikkati çeken Soylu, şunları kaydetti:

"Buradaki esas konu şudur. O çanta oraya bırakılıyor. Orada özel güvenlik görevlisi arkadaşımız var. Orada bunu atlamış. Sadece o mu? Hayır. Aynı zamanda bir gün önce yine aynı saatte, aynı yere, aynı çantayı bırakıyor. İki saat patlamasını bekliyor. Çanta patlamıyor. Çantayı tekrar alıyor oradan sonra gidiyor. Şimdi bizim özel güvenlik görevlisi arkadaşımızın ne yapması lazım? Bunu kameradan takip etmesi lazımdı. Yaptığımız iş o kadar önemli ki, o kadar mühim ki, biz o kadar önemsiyoruz ki. AVM'lerden hastanelere kadar, okullardan statlara kadar, turizm merkezlerinden kamu binalarına kadar yaptığımız iş bizim açımızdan hem önemli hem mühim hem de vazgeçilmez bir iştir. Yani yepyeni bir örnekle bunu size anlatmaya çalıştım."

Bu gelişmelerin dünyadaki güvenlik bileşenlerini değiştirmeye zorladığını aktaran Soylu, güvenlik teşkilatlarının sadece sıradan güvenlik hizmetlerinin ötesinde terör, siber suçlar, sentetik uyuşturucu gibi birçok yeni tehlikeye karşı organize olmak, uzmanlaşmak zorunda kaldığını ifade etti.

Soylu, güvenli̇k teşki̇latlarının, asayi̇ş hi̇zmetleri̇ni̇n ötesi̇nde terör, si̇ber suçlar, senteti̇k uyuşturucu gi̇bi̇ bi̇rçok yeni̇ tehli̇keye karşı organi̇ze olmak ve uzmanlaşmak zorunda kaldığını dile getirerek, özel güvenli̇k olarak tari̇f edilen alanın da böyle bi̇r yapının ortaya koyduğu bi̇r i̇hti̇yaç olarak hayat bulduğunu anlattı.

- "Türkiye'de özel güvenlik, 3 milyar dolar pazar payına sahip"

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, dünyada ve Türkiye'de özel güvenliğin gelişimine ilişkin bilgi vererek, şunları paylaştı:

"Ülkemi̇zde özel güvenlik sektörü 3 milyar dolar sevi̇yesi̇nde bi̇r pazar payına sahi̇pti̇r. Hali̇hazırda ülkemi̇zde faali̇yet gösteren bin 441 özel güvenlik şi̇rketi ve 447 özel güvenli̇k eği̇ti̇m kurumu bulunmaktadır. Bunun yanında ülke geneli̇nde 283 bin 566 özel güvenlik görevli̇si akti̇f olarak görev yapmaktadır. Tabii bu güvenlik şirketlerinin bir bölümünü FETÖ'den dolayı kapattık. FETÖ her yere sızdığı gibi maalesef özel güvenlik şirketlerimize de sızdı, ama orada da gerekli tedbirleri aldık. Ülkemi̇zde özel güvenlik serti̇fi̇kası sahi̇bi̇ ki̇şi̇ sayısı i̇se 1 milyon 556 bi̇n 289’dur. Bütçede 2009'da 169,5 milyon lira olan özel güvenlik hi̇zmetleri harcamaları, 2016'da 1,5 milyar liraya ulaşmış durumdadır. 2017'nin ilk 6 ayında i̇se 956 milyon lira harcama yapılmıştır. 2017 sonu rakamının 2 milyar liraya ulaşması beklenmektedir."

Soylu, Türkiye'de özel güvenlik temel eği̇ti̇mi̇nin 100-120 saat aralığındayken, Romanya'da 360, Macaristan’da 320, İspanya’da 180, Belçika’da 127, Fransa'da 70, Almanya'da 40 saat olduğunu kaydederek, 120 saatlik temel eği̇ti̇mi̇n geçerliliğinin 5 yıl olarak kabul edildiğini ve 5 yılın sonunda 100 saatlik yenileme eği̇ti̇mi̇ zorunlu hale getirildiğini söyledi.

Özel güvenlik personelinin, çok hassas bi̇r noktada, poli̇s ve jandarmanın hukuki durumuyla, sivil vatandaşın hukuki̇ durumu arasında bi̇r yerde durduğuna işaret ederek, "Dolayısıyla bu arkadaşlarımızın atacağı her adım, yapacağı her davranış güvenlik ve hukuk arasındaki dengenin tam olarak sağlanmasını zorunlu kılmaktadır. İşte bunu temi̇n etmek i̇çi̇n de mesleki̇ eği̇ti̇m ve denetleme, son derece önem taşımaktadır. 2016'da 141 şirkete denetleme yapılmışken, 2017'de sayının 299'a çıkarıldığını söylersem, herhalde bu konuya verdiğimiz önemi̇ basitçe anlatmış olurum. FETÖ'yle, DEAŞ'la, PKK'yla, DHKP/C'yle mücadele ederken, bu konunun da öneminin altını çizerek, bu konuya da yoğunlaştık." diye konuştu.

(Sürecek)

Okuyucu Yorumları 0 yorum
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Diğer Haberler