Özgürlük Anıtı Müzesi Kapılarını Açmaya Hazırlanıyor

Özgürlük Anıtı ve Manhattan’a nazır eşsiz manzarasıyla,10 bin metrekarelik yeni müze, anıtın gelmiş geçmiş tüm özelliklerini ve şu ana kadar bilinmeyen ve görülmeyen ayrıntılarını 2019 itibariyle tanıtmaya başlayacak. Amerika’nın Sesi açılışına müzeyi sizler için gezdi

Özgürlük Anıtı Müzesi Kapılarını Açmaya Hazırlanıyor

Özgürlük Anıtı ve Manhattan’a nazır eşsiz manzarasıyla,10 bin metrekarelik yeni müze, anıtın gelmiş geçmiş tüm özelliklerini ve şu ana kadar bilinmeyen ve görülmeyen ayrıntılarını 2019 itibariyle tanıtmaya başlayacak. Amerika’nın Sesi açılışına bir kaç ay kalan bu muhteşem binayı ve yılda 4 milyondan fazla ziyaretçinin akın ettiği Özgürlük Anıtı’nı sizler için gezdi.

Fransız halkının özgürlükler ülkesi Amerika’ya hediyesi olarak 1892’de New York’a getirilen Özgürlük Anıtı, Amerika’ya gelen göçmenlerin ilk durağı olan Ellis Adası’nın hemen yanındaki yerini aldıktan sonra 1954’e kadar milyonlarca göçmene hoşgeldiniz mesajı vermiş. 2019’da açılması beklenen müze Amerikan tarihinin bu önemli kesitini ve göçmenliğin sembolü olan bu anıtı dünyaya tanıtmak için tasarlanmış.

FXCollaborative tasarım ortağı Nicholas Garrison, “Adaya ilk geldiğimizde, çok etkilendik. Etrafımızda dizlerinin üzerine çökmüş ağlayan turistler vardı, bu heykelin onlar için anlamının ne kadar büyük olduğunu anladık ve o zaman buranın insanlık için ne kadar özel ve ne kadar önemli bir yer teşkil ettiğini tam anlamıyla kavrayabildik,” diyor.

Özgürlük Anıtı’nı her yıl ortalama 4,5 milyon turist ziyaret ediyor, fakat heykele çıkabilmek herkese nasip olmuyor. Yetkililer ziyaretçilerin 5’te birinin heykelin içini görebildiğini ve göremeyenlerin bu durumdan şikayetçi olduğunu söylüyor. Yeni müzenin açılmasının en büyük nedenlerinden biri, yeni müzenin bir çok ziyaretçinin heykelin içine çıkmadan da çıkmış gibi hissetmelerini sağlamak. Tasarım harikası müze, teknolojinin son harikaları kullanılarak ziyaretçilere eşsiz bir Özgürlük Anıtı gezisi sunacak.

ESI Design'in baş tasarımcısı Edwin Schlossberg, “Müzeyi tasarlarken elimizden gelen herşeyi, ama herşeyi yaparak, heykelin temsil ettiği özgürlük fikrini yansıtmak istedik,” diyor.

Peki bugün Özgürlük Anıtı’na gelen ziyaretçiler için bu heykel ne ifade ediyor? Hemen hemen hepsi için başka bir şey ifade ettiğini gördük.

Marta Fallas, “Anıt benim için bu ülkeye eşitlik ve kardeşlik umutlarıyla gelen kişileri sembolize ediyor,” diyor.

İnigo Fernandez, “...özgürlüğü sembolize ediyor, ama başkalarının özgürlüklerine saygısızlık etmeden,” şeklinde konuşuyor.

Ziyaretçiler, heykelin 93 metrelik meşalesinin çevresinde sanal olarak uçtuktan sonra Fransız heykeltraş Frédéric Auguste Bartholdi’nin heykeli tasarladığı stüdyoya geliyor. Bu zaman içinde yolculuğun ardından İlham Galeri’sinde yolculuklarını tamamlıyorlar.

Ziyaretçilerin en çok ilgisini çeken bölümlerden biri, 1980’de yerine daha modern bir versiyonu getirilince 30 yıldır gün ışığı görmeyen 1600 kiloluk oriijinal pirinç meşale.

Müzenin kendisi kadar sadece terastan izleyecekleri manzara da ziyaretçilerin ilgisini çekecek gibi görünüyor. New York kentinin benzersiz panaromik görüntüsünü elde etmek için düşünülmüş bu yapıyla ilgili olarak müzenin baş mimarı, “optimist” bir tasarım diyor.

Nicholas Garrison, “Müze nostaljik olmaya çalışmıyor, tam tersine ileriye dönük, kendi kendinin ilhamı olacak, kendi başına yeni bir ikon olurken çevresindeki tarihe saygı duyacak bir yapı olmasını istedik.”

Yeni Özgürlük Anıtı Müzesi, 2019 yılının Mayıs Ayında ziyaretçilere açılacak.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Diğer Haberler