Pandemi Sürecinde Doğru Beslenme Nasıl Olmalı?

Uzmanlar bulaştığı zayıf bünyeli kişilerde metabolizmayı zayıflatarak, bedende büyük ölçüde kırgınlığa, hatta ölüme neden olabilen Corona virüsüne karşı savunmanın doğru beslenme ile mümkün olduğunu vurguluyor

Pandemi Sürecinde Doğru Beslenme Nasıl Olmalı?

Bulaşıcı özelliğinden dolayı hızla yayılarak dünyayı etkisi altına alan Corona virüsü salgınına karşı mücadele devam ederken, henüz hiçbir ülkede virüse karşı etkin bir ilaç bulunamadı.

Uzmanlar bulaştığı zayıf bünyeli kişilerde metabolizmayı zayıflatarak, bedende büyük ölçüde kırgınlığa, hatta ölüme neden olabilen bu virüse karşı savunmanın doğru beslenme ile mümkün olduğuna dikkat çekiyor.

İnsan fizyolojisinde tahripkar etkiye neden olan gıdalar yerine, antioksidan içeren gıdaları tüketmenin enfeksiyon hastalıklarına karşı savunmayı daha güçlü kıldığını vurgulayan beslenme uzmanı Dr. Eyyüp Yılmaz, paketli ürünlerin ise insan vücuduna olan zararlarını anlattı.

‘’Virüse karşı kaleyi güçlü tutmak lazım“

VOA Türkçe’ye konuşan Dr. Eyyüp Yılmaz, viral enfeksiyonların binlerce yıldır var olduğuna dikkat çekerek, "Yeryüzünde daima savaş vardır, daima çarpışmalar olacaktır. Ülkelerin kendilerini savunma şekillerine göre de birisi galip diğeri mağlup olacaktır. Virüs de aslında bir saldırgan olarak kabul edilmeli, beden ise o saldırgana karşı kendini savunan bir kale gibi anlaşılmalı. Kaleyi güçlü tuttuğunuz sürece size saldıran virüsün size saldırması için aradığı açığı bulamazsa, zarar vermesi mümkün görünmez’’ dedi.

Antioksidan üreten ürünlerin vücudu koruduğunu belirten Dr. Yılmaz, “Bizim odaklanmamız gereken şey bu virüsün ilacının ne olduğu değil, ilgili makamlar elbette ilacını bulmakla ilgilenirler, ama biz bir vatandaşa şunu sorabiliriz; ‘kendinizi, kalenizi nasıl koruyorsunuz, nasıl korumalısınız?’ Kaleyi neyin yıktığını anlaşılabilir hale getirebilirsek, kişi savunma sisteminde çözüm üretmek de anlaşılabilir hale gelir. Temel gıda grupları olarak adlandırılarak yanlış bir tanımlamayla önümüze konulan makarna, rafine edilmiş ekmekler ve rafine edilmiş yağlar bizim fizyolojimiz için yeterince tahripkar etkiler yapıyor. Biz hiçbir zaman insanlara ekmek yemeyin demeyiz, yağ yemeyin demeyiz, hatta yağ bedenin en değerli enerji kaynağıdır. Biz yağı kabul ederiz ama doğru bir şekilde tüketilmesini öneririz. Peki, yağların insan bedeninde ateroskleroz yani damar yapılarında hasar oluşturuyor diye yememek yerine yağın olumsuz etkilerini engellemeyi öğretmek gerekiyor. Kara üzüm, mor pancar, reyhan, vişne, kiraz, sumak, kekik ve yeşil sebzeler gibi antioksidanlar tüketerek bu olumsuz etkileri engelleyebiliriz. Ama vatandaşlar kendilerine oksidan olan, rafine yağları, dana etlerini, peynirleri, şekerleri her gün tükettiği halde antioksidan olan bir şey tüketmiyor. Sonra da soruyorlar ‘Corona virüsüne karşı kendimizi nasıl koruyabiliriz?’" diye konuştu

“Abur cubur gıda değildir’’

Pandemi sürecinde evde kalan vatandaşların en çok tükettiği yiyeceklerden olan paketli ürünlerin gıda olmadığının altını çizen Dr. Eyyüp Yılmaz, “ Tıbbi beslenme bakış açısıyla baktığınız zaman abur cubur yiyecekler gıda değildir. Besinlerin canlılık değeri olan ORP ‘yi anlatacak olursak, bir elmanın ORP değeri -150‘dir. Bir elma vücudumuzdaki 150 tane kanserin, depresyonun ve bir çok hastalığın altındaki ana çürüme olan serbest radikali temizler. Marketten aldığınız paketli elma suyunun ORP değeri ise +4 ‘tür. Çünkü canlılık süreyle ilişkilidir. Süre geçtikçe canlılığını yitirerek kendisi serbest radikal üretmeye başlar. Bir insan 6 ay boyunca sadece abur cubur yesin, o insanı karşılaşacağı hastalıklardan kimse kurtaramaz’’ diye konuştu

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Diğer Haberler