Pentagon: ‘‘Rusya İddialarını Kanıtlayan Güçlü Delil Henüz Yok’’

Savunma Bakanlığı, Rus istihbaratının Afganistan’da ABD’ye ve koalisyon güçlerine karşı düşmanca faaliyet içine girdiğine dair istihbaratı incelemeyi sürdürdüklerini bildirdi. Pentagon, açık istihbarat kaynaklarında şu ana kadar söz konusu iddiaları doğrulayacak güçlü kanıt bulunmadığını bildirdi

Pentagon: ‘‘Rusya İddialarını Kanıtlayan Güçlü Delil Henüz Yok’’

Savunma Bakanlığı (Pentagon), Rus istihbaratının Afganistan’da ABD’ye ve koalisyon güçlerine karşı düşmanca faaliyet içine girdiğine dair istihbaratı incelemeyi sürdürdüklerini bildirdi. Pentagon, açık istihbarat kaynaklarında şu ana kadar söz konusu iddiaları doğrulayacak güçlü kanıt bulunmadığını bildirdi.

Açıklamada bu iddialardan bağımsız olarak bakanlığın her zaman Afganistan’da ve dünyanın diğer yerlerinde Amerikan askerlerinin emniyeti ve güvenliğini son derece ciddiye aldığını ve potansiyel tehditlere karşı daima Amerikan askerlerine zarar gelmesini önlemek için tedbirler aldıklarını kaydetti.

Beyaz Saray ise Başkan Donald Trump’ın, Rus istihbaratının Afganistan’da Taleban’a Amerikan askerlerini öldürmesi karşılığında ödül teklif ettiği iddiaları konusunda, bilgilendirilmediğini yineledi.

Beyaz Saray basın sözcüsü Kayleigh McEnany, istihbaratın ABD Başkanına doğrulandıktan sonra aktarıldığını, ancak bu durumda istihbarat doğrulanmamış olduğu için Başkan’ın da iddiadan haberi olmadığını bildirdi.

New York Times gazetesi Pazartesi akşamı iki yetkiliye dayandırdığı haberinde bu istihbaratın, Başkan Trump’ın Ulusal İstihbarat Başkan Vekili Joseph Maguire’ı görevden almasından günler sonra, Şubat ayı sonunda başkanın günlük bilgilendirme dosyasında bulunduğu iddiasına yer vermişti.

Trump yönetiminin üst düzey yetkililerinden Ulusal İstihbarat Dairesi Başkanı John Ratcliffe, Ulusal Güvenlik Danışmanı Robert O’Brien ve Beyaz Saray Genel Sekreteri Mark Meadows Pazartesi günü Temsilciler Meclisi’ndeki sekiz Cumhuriyetçi için kapalı bir bilgilendirme toplantısı düzenledi. Oturum, Kongre’de her iki partinin temsilcilerinin şeffaflık çağrılarına rağmen yapıldı.

CIA ve Ulusal İstihbarat Dairesi sızıntıya tepkili

Pazartesi akşamı hem Ratcliffe hem de CIA Başkanı Gina Haspel, yazılı açıklama yaparak hem istihbaratı ele alınış biçimini savundu hem de meselenin basına sızdırılmasını eleştirdi.

Ratcliffe açıklamasında ‘‘Gizli bilgilerin sızması istihbarat daireleri arası bilgi toplama, değerlendirme ve tehditleri azaltma faaliyetlerini olumsuz etkiliyor ve sahadaki güçlerimizi tehlikeye atıyor. Üstelik en basit haliyle bir suç işlendi’’ dedi.

Ratcliffe, ‘‘Basındaki son haberlere konu olan iddiaları halşa soruşturuyoruz. Zamanı geldiğinde Başkan’ı ve Kongre üyelerini bilgilendireceğiz’’ diye konuştu.

Haspel de benzer bir açıklamayla istihbarat raporlarının genelde ilave veri ve teyit gerektirse de, hem ulusal istihbarat topluluğu hem de ABD’nin müttefikleriyle paylaşıldığını kaydetti. Haspel, bilgi sızdırılmasının istihbarat daireleri arasında delil toplama, değerlendirme ve suç atfetme gibi hassas çalışmaları engellediğini söyledi.

Pazartesi günü konuyla ilgili kapalı oturumda bilgilendirilen Kongre üyelerinden Teksas temsilcisi Michael McCaul ve Illinois temsilcisi Adam Kinzinger, bu haberlerin doğruluğunun belirlenmesi için yapılan değerlendirmelerin sürdüğüne dair bilgi aldıklarını belirtti ve herhangi bir misilleme eyleminden önce bu değerlendirmenin tamamlanmasının önemine vurgu yaptı.

Benzer bir bilgilendirme toplantısı da Beyaz Saray tarafından Salı günü Demokrat Partili Kongre üyeleri için yapılacak.

Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi, Haspel ve Ratcliffe’ten 435 üyeli Meclis’in tamamına konuyla ilgili bilgi vermesini istiyor.

Pelosi yaptığı açıklamada Amerikan askerlerine ve müttefik ülke askerlerine yönelik tehditler konusunda Rusya’dan hesap sorulmasına dair Beyaz Saray’ın ne yaptığı konusunda ciddi sorular olduğunu belirtti.

Temsilciler Meclisi’nin kıdemli Cumhuriyetçi üyelerinden Mac Thornberry ise PBS televizyonuna yaptığı açıklamada bilgilendirme toplantısıyla ilgili, kendilerine Başkan’ın bu istihbarattan haberdar olmadığının söylendiğini, ancak Beyaz Saray yetkililerinin bu bilgiyi doğrulayacak delillere ulaşmaları halinde yanıt verme hazırlığına girdiğini kaydetti.

Başkan Trump, Pazar günü yazdığı Twitter mesajında ‘‘İstihbarat dairesi bana bu bilgiyi inandırıcı bulmadıklarını ve bu nedenle de bana ya da Başkan Yardımcısına iletmediklerini bildirdi’’ demişti.

Schumer Başkan’ın bilgisi olmadığından şüpheli

Senato Azınlık lideri Chuck Schumer da Pazartesi akşamüstü Senato’da yaptığı açıklamada Merkezi Haber Alma Teşkilatı’nın (CIA) ve Ratcliffe’in derhal 100 senatörü bilgilendirmesi gerektiğini söyledi. Schumer, istihbarat teşkilatı bu kadar hayati ve hassas bir bilgiyi kendisinden saklamasına Başkan Trump’ın neden öfkelenmediğini sorgulayarak, Başkan’ın konuyla ilgili bilgisi olmadığı açıklamalarına şüpheyle yaklaştı.

VOA’nın konuştuğu eski CIA uzmanlarında Aki Peritz ise bu istihbaratın CIA, Savunma İstihbarat Dairesi, ABD Merkez Komutanlığı ve Dışişleri Bakanlığı’nın bilemeyeceği kadar hassas bir sır olamayacağı değerlendirmesinde bulundu.

Rusya’nın suikast girişimleri ve Avrupa’da gizli operasyonlar yürüten gizli servisinin Taleban’a Afganistan’da görev yapan ABD askerlerinin öldürülmesi karşılığında ödül teklif ettiğine dair bilginin ABD istihbaratının radarına aylar önce takıldığı ve Başkan’ın da konuyla ilgili Mart sonunda bilgilendirildiği haberleri ilk olarak New York Times gazetesi tarafından gündeme getirilmişti.

Washington Post gazetesine göre 2018 ile 2020 arasında Afganistan’da 28 ABD askeri hayatını kaybetti. Buna ek olarak Afgan güvenlik birimleri tarafından düzenlenen saldırılarda da ABD askerleri kayıplar yaşadı. Bu saldırıları düzenleyen Afgan güvenlik güçlerine Taleban’ın sızmış olabileceği sanılıyor.

‘‘Taleban Pompeo’ya güvence verdi’’ iddiası

Taleban ise Salı günü yaptığı açıklamada örgütün siyasi lideri Molla Abdul Gani Baradar’ın ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’yla görüntülü konuşma yaptığını öne sürdü.

Örgüt, Taleban’ın kimseye, Afganistan topraklarını diğer ülkelere karşı saldırı düzenlemek için kullanmasına izin vermeyeceği ve çıkan haberlerin doğru olmadığı konusunda Baradar’ın Pompeo’ya güvence verdiğini bildirdi.

ABD’li yetkililerse henüz Pompeo ve Baradar arasındaki konuşmayı doğrulamadı.

Taleban’ın siyasi sözcüsü Süheyl Şahin, Baradar’ın ayrıca grubun Washington’la 29 Şubat’ta Katar’ın başkenti Doha’da imzalanan barış anlaşmasına bağlı olduğunu Pompeo’ya ilettiğini kaydetti.

Şahin, Baradar’ın Pompeo’ya Afganistan içindeki taraflar arasında yapılması planlanan görüşmelerin gecikmesinin nedeninin de Afgan hükümetinin anlaşmada belirtildiği gibi 5.000 Taliban tutuklusunu serbest bırakmamış olması olduğunu aktardığını bildirdi.

Afgan yetkililer, şimdiye kadar yaklaşık 4.000 Taleban tutuklusunu serbest bıraktıklarını söylüyor. Şahin ise Taleban’ın serbest bırakmaya söz verdiği 1.000 Afgan askerinden 717’sini bıraktığını belirtti.

Şahin, Pompeo’nun Afganistan’da savaşan taraflara şiddeti azaltmak için daha fazla çaba göstermeleri çağrısı yaptığını kaydetti. Sözcü, Pompeo’nun Taleban’ın kentlere ve önde gelen askeri üslere saldırıları keserek, savaşın ivme kaybetmesine katkı sağladığını söylediğini de öne sürdü.

Taleban sözcülerinden Zabihullah Mücahid de Taleban savaşçılarının yabancı istihbarat kurumlarıyla bu türden bir ilişkisi olduğu iddialarını yalanladı ve New York Times’ın haberinin Taleban’ı kötülemek amacıyla yapıldığını öne sürdü

Sözcü, Taleban tarafından düzenlenen hedefli suikastların yıllar öncesine dayandığını ve bunları kendi kaynaklarıyla hayata geçirdiklerini söyledi. Mücahid, ‘’Bu durumda Amerikalılar ile anlaşmamız sonrası değişti. Artık onlara saldırmıyoruz. Hayatları güvende’’ dedi.

Bu yılın başında ABD ve Taleban, 18 yıl süren savaşın ardından Afganistan’a barış getirmek için bir anlaşma imzalamıştı. ABD ve NATO’daki müttefikleri, Taleban militanlarının anlaşmaya bağlı kalması halinde tüm askerlerini gelecek yıla kadar Afganistan’dan çekeceklerini kaydetmişti.