HABER

PKK'lı olduğu ileri sürülen avukata dava

Mahkeme kararıyla teknik takibe alınan Abda, 3 gün sonra Adana Havalimanı'ndan İstanbul'a gitmek isterken yakalandı.

ADANA (İHA) - Adana'da, Peşmergelerle girdiği silahlı çatışmada yaralanan PKK'lı ağabeyini Almanya'ya kaçırmak isterken yakalanıp tutuklanan Suriye uyruklu kadın avukat Mıdıa Abda ile ablası ve yeğeni hakkında 3 ile 10 yıl arasında hapis cezası istemiyle dava açıldı.

Suriye'nin Kamışlı bölgesinde serbest avukatlık yaptığı iddia edilen ve PKK'lı olduğu ileri sürülen avukat Mıdıa Abda'nın (35) Mardin'den 23 Kasım 2009'da Türkiye'ye giriş yapıp Adana'ya geleceği yönünde Adana Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'ne ihbar yapıldı.

Mahkeme kararıyla teknik takibe alınan Abda, 3 gün sonra Adana Havalimanı'ndan İstanbul'a gitmek isterken yakalandı. Abda'yı havalimanına getirdiği iddia edilen yeğeni Ahmet Yelboğa ve Abda'nın ablası Meryem Tülay da gözaltına alındı. Abda, 'PKK terör örgütü üyesi olmak' suçundan tutuklandı. Yeğeni ve ablası ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Avukat Abda'nın çantasında yapılan aramada 10 bin lira para, birisi bayan diğeri erkek iki giysi, 3 cep telefonu, 2 adet kimlik belgesi ele geçirildi. Cep telefonunun flash belleğinde yapılan taramada yaklaşık 100 tane silinmiş fotoğrafa rastlandı. Uzmanlarca bu fotoğraflar tekrar belleğe yüklenip karta bastırıldı.

Suriyeli avukat Abda'nın, teröristlerin giydiği kıyafetlerden giyerek PKK'nın elebaşısı Murat Karayılan ve 100'ün üzerinde silahlı PKK'lı teröristle birlikte fotoğraf çektirdiği görüldü.

Abda'nın itirafları sonucu PKK'lı ağabeyi Mihdi Abda, Suriye Ammo, Osman Ahmet Halit ve sahte kimlikli Farah Alomer de yakalandı. Ahmet Halit dışındakiler tutuklandı.

Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı, soruşturmayı tamamlayarak PKK'lı avukat Abda hakkında 'Silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan 10 yıl, yeğeni Yelboğa hakkında 'Silahlı terör örgütüne yardım etmek' suçundan 3 yıl, evinde örgütsel dökümanlar bulunan ablası Tülay hakkında ise 'terör örgütü propagandası yapmak' suçundan 5 yıl hapis cezası istemiyle dava açtı. Abda'nın ağabeyi ve birlikte yakalandığı kişiler hakkında ise İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca ayrı soruşturma sürdürülüyor.

Özel Yetkili 7'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek olan davanın iddianamesinde, PKK'lı avukat Abda'nın, PKK'nın yapısı içinde yer alan Kürdistan Halklar Topluluğu'nun (KCK) Suriye Meclisi Yürütme Kurulu üyesi olduğu belirtildi. KCK'nın Irak'taki Gare ismi verilen bölgede yaptığı toplantıya katılıp örgütün üst düzey yöneticileriyle görüştüğü, örgüt giysileriyle birlikte fotoğraflar çektirdiği öne sürüldü.

İddianamede PKK'lı avukat Abda ile İstanbul'da yakalanan ağabeyi Mihdi'nin ifadelerine de yer verildi. Karataş İlçesi'ndeki Kadın Cezaevi'nde tutuklu bulunan Avukat Abda'nın, mahkemede tercüman aracılığıyla yapılan sorgusunda, PKK örgüt üyesi suçlamasını kabul etmediği belirtildi.

PKK'nın Suriye kolu olan PYD terör örgütü üyesi olan ağabeyi Mihdi'yi terör örgütünden kurtarmak için örgüt kamplarına gittiğini ifade eden Abda'nın, "Kampa girmeden önce bana örgüt üyelerinin giydiği elbiselerden giydirdiler. Orada ağabeyim ve örgüt üyeleriyle görüştüm. Fotoğrafları o zaman çektirmiştim. Ağabeyim rahatsızdı. Bölgenin sorumlusu olan PKK terör örgütü liderlerinden Murat Karayılan ile Kandil'de görüştüm. Ağabeyimin gitmesine izin verdiler. Tamamen örgütten ayrılarak Suriye'ye geldik.

Ağabeyim pişmanlık yasasından faydalanıp Suriye'de 2 yıl cezaevinde yattı. Cezaevinden çıktıktan sonra Suriye polisi kendisini rahat bırakmadı. Daha sonra, ağabeyim Almanya'ya gitmek için kaçakçılar vasıtasıyla İstanbul'a gitti. Amacı, silahlı çatışmada yaralandığı ayağını ameliyat ettirmekti. Ben de kendisine yardımcı oluyordum" dediği belirtildi.

İstanbul'da yakalanan PKK'lı Mıhdı Abda ise, örgüt üyesi olduğunu, Kuzey Irak'ta bulunan kamplarda siyasi ve askeri eğitim aldığını kabul etti. Abda, "1997'de Peşmergeler ile silahlı çatışmaya girip ayağımdan yaralandım. Yaralı olmam nedeniyle pasif göreve verildim. 2004'de örgütten kaçtım. Tedavi olmak için Almanya'ya gidecektim. Kız kardeşim Mıdıa'nın yardımıyla insan kaçakçısı Mustafa ile tanıştım. Yasadışı yollardan İskenderun'a ardından da İstanbul'a gittim" dedi.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön