HABER

Prof. Başer: Covid-19 ölümleri 110 bini aştı

Prof.

Dr. Onur Başer'in iller arasında son üç yıldaki ölüm sayılarını karşılaştırarak yaptığı incelemeye göre, Covid-19 ölümleri resmi verilere göre 53 bin civarında olsa da gerçek rakam 110 bini aşmış durumda.Türkiye'de resmi olarak ilk Covid-19 kaynaklı ölümün gerçekleştiği 17 Mart 2020'den bu yana bir buçuk yıl geçti. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, bu süre içinde Covid-19'a yakalananların sayısı 6 milyonu aşarken, Covid-19 nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı ise 53 bine ulaştı. Ancak konuya ilişkin yapılan akademik çalışmalara göre, gerçek vefat sayısı, resmi rakamları ikiye katlamış durumda.

2020 yılı başında ilk kez Çin'in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve son bir buçuk yılda tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 pandemisi, dünya genelinde yaklaşık 4,5 milyon kişinin yaşamını yitirmesine neden oldu. Türkiye'de ise ilk Covid-19 vakası 13 Mart 2020'de kayıtlara geçerken, ilk ölüm ise 17 Mart 2020 tarihinde yaşandı.

Türkiye'deki Covid-19 ölümleri üzerine yaptığı son çalışmanın sonuçlarını ilk kez DW Türkçe'ye anlatan MEF Üniversitesi İktisat Bölümü Başkanı Dr. Onur Başer'e göre, 17 Mart 2020-1 Ağustos 2021 tarihleri arasında Covid-19 kaynaklı gerçek vefat sayısı 112 bin 224'e ulaştı.

Dr. Başer tarafından yapılan çalışma kapsamında, daha önce Health Policy Dergisi'nde yayımladığı akademik makalesinde kullandığı metotlar kullanılarak ölüm verilerine ulaşılamayan illerdeki yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi gibi veriler diğer iller ile eşleştirildi ve tahmini fazla ölüm oranları hesaplandı.

Başer ile ilk kez DW Türkçe ile paylaştığı araştırma sonuçlarını ve pandeminin gidişatını konuştuk.

DW Türkçe: Siz pandeminin Türkiye'de görülmeye başlamasından bu yana düzenli aralıklarla gerçek ölüm sayılarına ilişkin çalışma yapıyorsunuz. Son çalışmanızda ortaya nasıl bir tablo çıktı?

Dr. Onur Başer: Analizimize göre Türkiye nüfusunun yüzde 30'unu oluşturan toplam 9 şehirde (İstanbul, Kahramanmaraş, Konya, Bursa, Kocaeli, Bursa, Sakarya, Denizli, Malatya ve Tekirdağ) 17 Mart 2020-1 Ağustos 2021 tarihleri arasında gerçekleşen ölüm sayısı e-devlet verilerine göre 46 bin 665 oldu. Önceki yıllar ile kıyaslandığında ise bu süreçte Türkiye'deki fazla ölüm sayısı 168 bin 336 olarak belirlendi. Prestijli bir akademik yayın olan Jama'da geçen hafta yayımlanan analize göre, tüm dünyada ölümlerin üçte ikisinin direkt Covid-19 ile ilgili, diğer üçte birinin ise Covid-19 nedeniyle hastaneye gitmeyen veya tedavisini erteleyen insanların ölümü olarak nitelendiriliyor. Çalışma kapsamında, ölüm verilerine ulaşılamayan illerdeki yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi gibi veriler diğer iller ile eşleştirildi ve tahmini fazla ölüm oranları hesaplandı. Bu hesaplama yöntemi baz alındığında koronavirüs sebebiyle Türkiye'de Covid süresince, 112 bin 224 kişinin Covid sebebiyle, 56 bin 112 kişinin de Covid'in sisteme getirdiği yük sebebiyle başka nedenlerden hayatını kaybettiği sonucuna ulaştık.

Bu sonuçlara dayanarak, Türkiye önümüzdeki dönemde vefat sayılarında bir düzeltme yapabilir mi?

Meksika'nın koronavirüsün neden olduğu Covid-19 kaynaklı ölümlerin sayısını revize etmesiyle dünyada ABD'den sonra en çok Covid ölümün görüldüğü ikinci ülke oldu. Meksika, Covid ölümlerinin daha önce açıklanandan yüzde 60 fazla olduğunu duyurdu. Türkiye geçen yaz vaka sayısında düzeltme yaptı ancak ölüm sayılarında henüz düzeltme yapılmadı. Şu anda Türkiye'de açıklanan vefat sayısının iki katından fazla Covid ölümleri mevcut.

Türkiye'de sırası gelmiş olmasına rağmen henüz aşılanmamış yaklaşık 18 milyon insan bulunuyor. Aşılama süreci, Türkiye'deki pandemiyi nasıl etkiledi?

Türkiye, vaka ölüm oranlarında yüzde 3,2 ile dünyanın en kötü dördüncü ülkesi konumundayken bu oran yüzde 1,9'a geriledi. Araştırmamıza göre, Türkiye'de 1 Ağustos 2021 gününe kadar tespit edilebilen toplam vaka sayısı 5 milyon 777 bin 833. Vaka ölüm oranı ise yüzde 1,9 civarında. Aşı öncesi döneme göre ölümler yüzde 40 azaldı.

Peki yüzde 1,9 seviyesindeki vaka /ölüm oranı dünya ortalamaları ile karşılaştırıldığında bize ne anlatıyor?

Türkiye şu anda Arjantin, İngiltere, Rusya ve Brezilya'ya göre vaka-ölüm oranlarında daha iyi durumda. Hatta ABD'nin yüzde 1,7 oranına oldukça yaklaşmışız ki, ABD'de sağlığa bizim 10 katımızdan fazla bütçe ayrılıyor. Umarım bu düşüş eğilimi devam eder. Pandemi dönemlerinde herkese test yapılmadığı için ölüm sayıları her zaman açıklanan rakamın üstünde çıkar. Epidemiyolojide fazla ölüm sayıları -Covid öncesi ölüm ortalamalarıyla, Covid döneminde ölüm verilerinin karşılaştırılması- pandeminin ölümler üzerindeki etkisini daha doğru ölçmemizi sağlar.

Pandemi döneminde Türkiye, dünyada en uzun süre okulları kapalı tutan ülkelerden biri oldu. 6 Eylül'de ise okulların fiziki eğitime açılması planlanıyor. Eğitimde yaşanan bu aksamanın olumsuz etkileri ne olacak?

Okulların kapatılması Covid-19 salgınında tedbirlerden bir tanesi olarak kullanıldı. Covid-19 yayılmasının engellemesi üzerindeki yararı veya eğitimde geri kalma üzerindeki maliyeti üzerinde yeni araştırmalar açıklanıyor. Türkiye'de henüz bu konuda güncel bir araştırma olmasa da bazı ülke örnekleri bize fikir verebilir. Örneğin, Hollanda bu dönemde en az kapatılan, eğitim eşitliği en yüksek ve internete ulaşımı en geniş ulaşan bir ülke olarak eğitimde Covid-19'da en az zarar gören ülke konumunda olmasına rağmen, yeni çıkan araştırmada öğretimdeki kaybın yüksek olduğu görüldü. 8 ile 11 yaşları arasında 350 bin öğrenci üzerinde yapılan araştırmada, okulların sadece 8 hafta kapalı kaldığı Hollanda'da da bile son 3 yıl ile karşılaştırıldığında öğrencilerin öğrenim düzeyleri yüzde 20 azaldı. Eğitim düzeyi düşük ailelerde bu öğrenme kaybı yüzde 60'lara kadar azaldı.

Söyleşi: Aram Ekin Duran

© Deutsche Welle Türkçe

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön