Referandum öncesi flaş 'gizli hayırcılar' iddiası: Abdülkadir Selvi, Akif Beki...

Referandumda 'evet' ve 'hayır' diyecek gazeteciler kimler? Habertürk yazarı Oray Eğin, 'evet' demesi beklenen ancak 'gizli hayırcı' olduğunu iddia ettiği isimleri yazdı. İşte o isimler...

Referandum öncesi flaş 'gizli hayırcılar' iddiası: Abdülkadir Selvi, Akif Beki...

16 Nisan'da gerçekleştirilecek 2017 referanduma sayılı günler kala kamuoyunda en çok dikkat çeken konulardan biri de "evetçiler" ve "hayırcılar"... Sosyal medya başta olmak üzere, ünlü isimlerin çektikleri videolarla referandumda verecekleri oyları açıklamaları hem eleştirildi, hem desteklendi. Peki referandumda 'evet' demesi ve 'hayır' demesine kesin gözüyle bakılan ünlüler, siyasiler ve kanaat önderlerinin dışında, açıkladığı oyun tam tersini verme ihtimali ya da eğilimi olanlar da var mı? Özellikle Ankara'dan kritik kulisler ve iddialar aktaran gazetecilerin ve köşe yazarlarının ciddi bir kamuoyu olduğu gerçeği düşünüldüğünde, kim, nasıl oy verecek? İşte Habertürk yazarı Oray Eğin'den medya ve Ankara kulislerini çok karıştıracak yazı...

GAZETECİLİK VE OBJEKTİFLİK KAVRAMI

Gazeteciliği tanımlayan evrensel değerlerden 'objektiflik' kavramının, günümüzde gazeteciler tarafından 'objektif olmadıklarını özünde bilerek mümkün olduğu kadar objektifmiş gibi davranmaya çalışmak' şeklinde uygulandığını ileri süren Eğin, dün yayınlanan yazısında, mutlak bir objektifliğe hiç inanmadığını, Türkiye basın ve medyasındaki gazetecilerin oylarını açıklamayı bir âdet, hatta zorunluluk haline getirdiğini ifade ederek, 'çoğu zaman köşe yazarlarının oylarını açıklarken bunun gerekçelerini bilgiye dayanarak değil, sloganlara sığınarak yaptığını' öne sürdü.

"FATİH ÇEKİRGE ASLINDA HÜRRİYET'İN YAYIN YÖNETMENLİĞİNE 'EVET' DİYOR"

"İRFAN DEĞİRMENCİ İSE LAİK MAHALLEDEN GARANTİ BİRKAÇ PUAN TOPLUYOR"

'Cemil Barlas’ın “Evet”, Emin Çölaşan’ın “Hayır” demesinin artık haber değeri bil taşımadığını, zira bu isimlerin oylarının renginin oldukça açık olduğunu' ifade eden Eğin, " Ama hemen her zaman oy açıklamanın altında da bir niyet var: Fatih Çekirge aslında Hürriyet’in yayın yönetmenliğine “Evet” diyor, İrfan Değirmenci ise “Hayır” diyeceğini açıklamasıyla laik mahalleden garanti birkaç puan topluyor" diyerek, çarpıcı ifadelere imza attı.

"Önümüzdeki referandum sürecinde de kampanyalar daha yeni başlamış olmasına rağmen seçmen çoktan kararını verdi gözlemlediğim kadarıyla. Bu aşamada bizim vereceğimiz oyun ya da bu oyu açıklamanın şahsi beklentilerimizden başka bir faydası olacağını da düşünmüyorum" diyen Eğin, gizli hayırcı olduğunu iddia ettiği isimleri sıraladı.

'ABDÜLKADİR SELVİ GİZLİ HAYIRCI' İDDİASI

Eğin'e göre, AK Parti'ye yakınlığıyla tanınan ve Ankara kulislerinden aktardığı kritik detaylarla tanınan Abdülkadir Selvi de 'gizli' hayırcı...

İşte o yazının ilgili kısmı:

"GİZLİ HAYIRCILAR"

"AKİF BEKİ: Bir önceki referandumda “Yetmez ama evet...” dediği için pişman olduğunu yazdı dün. Meğerse o da kandırılmış. Yazının geri kalanında da “Baskı altında hissetmeyin, ister ‘Evet’ ister ‘Hayır’ deyin ama düşünerek oy verin” diyor. Niyet okuması yapmak istemem, ama satır arası okumaya bayılıyorum. Bana bu yazıdan sanki gizli “Hayır”cı gibi geldi, ne dersiniz?

ABDÜLKADİR SELVİ: Herkes onu hükümetin Hürriyet’teki temsilcisi sanıyor ama Selvi gerçek gazeteci, gazeteci olduğu için de duramıyor, can sıkma uğruna satır aralarında haber veriyor. Bir süredir “Evet” oylarının garanti olmadığını yazıyor; Başbakan Binali Yıldırım’ın da dikkatini çekmiş ki telefonla arayıp “Ben öyle düşünmüyorum” demiş. Benimki bu sefer satır arası okuma değil, düpedüz bir bahis. Acaba çaktırmadan “Hayır” der mi?

ENGİN ARDIÇ: O, köşesinden “Yetmez ama evet”çi olduğunu yazdı ama herhangi bir ideolojisi ve duruşu olmadığı için her satırı gibi buna da biraz tedbirli yaklaşmak gerek. İşin bir de pratik bir tarafı var. Zaten evinden çıkmıyor, bir pazar günü hele hele oy vermek için çıkacağını hiç sanmam. Köşede yazar o ayrı.

"ŞEFFAFLIK ADINA OY BEYANIM"

Yaşım ortaya çıkacak ama, 20 yılı geçti bu mesleği yapıyorum, hemen hemen hiç oy vermedim.

İstanbul’da Beşiktaş İlçesi’nde oturuyordum zaten, oy versem de fark etmeyecekti. Ama bir keresinde sırf şu an FETÖ’cülükten soruşturma altında olan CHP’li Murat Hazinedar seçilmesin diye Can Ataklı’ya oy verdim.

Seçim gecesi sandıktan çıkan ilk oyları görünce o 200 kişiyi eve çağırıp bir parti vermeyi bile düşündüm. Çok eskiden Cihangir’in gazına gelip ÖDP’ye, bir de Selahattin Demirtaş’a oy vermişliğim var. Hevesimi aldım sanırım.

Bunun dışında genel olarak oy kullanmıyorum. Zaten hayatımı Groucho Marx’ın “Benim gibi birini kabul edebilen hiçbir kulübe üye olmam” ilkesine bağlı yaşadım hep...

Oy vermenin özellikle herkesin birbirini bir kutuya sokmaya çalıştığı Türkiye’de bir stigma’ya dönüşmesinden rahatsızım."