Reflü bir hastalık mı, değil mi?

Reflü bir hastalık mı, değil mi?

Son senelerin en çok prim yapan hastalıklarının başında reflü geliyor. Bir gecede imara açılıp fiyatı katlanan çorak tarlalar gibi değerlendi bu ‘sözde’ hastalık !

Devir reflü devri: Bundan on-on beş sene önce kimsenin adını bile bilmediği ‘tıbbın bu son harikası’ astımı, alerjiyi, kanseri, hepatiti, damar sertliğini, AİDS’i … kıskandıracak bir şöhrete ulaştı.
Reflü, gastriti de, ülseri de, koliti de… tarihin derinliklerine gömdü. Üstelik bir de ses kısıklığından öksürük ve astıma… geniz akıntısından sinüzit ve otite… zatürreeden farenjit ve larenjite… reflü ile ilişkilendirilmeyen hastalık da kalmadı. Kapsama alanı da ‘el kadar bebeklere’ kadar genişledi.

Reflü nedir?
Reflü
kelimesinin Türkçe karşılığı geriye akıştır. Burada sözü edilen, esasında gastro-özofagal reflü’dür, yani mide içeriğinin ve asidinin yemek borusuna akmasıdır, kaçmasıdır. Normal şartlarda, yemek borusu alt ucunda sifinkter ismi verilen halka şeklindeki kaslar sayesinde mide içeriğinin yemek borusuna geçmesi engellenir. Ancak, normal kişilerde bile, özellikle de yemeklerden sonra, kısa süreli ve az miktarda reflü meydana gelebilir. Bu reflü, yemek borusuna zarar vermez ve herhangi bir belirtiye de sebep olmaz, yani fizyolojik bir durumdur.
Mide fıtığı, şişmanlık, gebelik, sık kusmalar… gibi çeşitli sebeplerle bu sifinkterin gevşemesi, mide asidi ve yiyeceklerin yemek borusuna kaçmasını, yani reflüyü kolaylaştırır. Uzun süre ve fazla miktarda olan reflü de bazı kişilerde zamanla yemek borusu alt ucunda iltihaba, yani özofajite yol açabilir. İşte, reflü yemek borusunda iltihaba ve çeşitli belirtilere neden olduğunda masum bir olay olmaktan çıkar ve o zaman bir hastalık (‘reflü hastalığı’) olarak kabul edilir. Yoksa, tek başına ‘reflü’ bir hastalık değildir; her ‘beni ademde’ olan bir fizyolojik bir durumdur.
Reflü hastalığının en önemli belirtisi, göğüs kemiği arkasında ağrı olmasıdır. Bu, yemeklerden sonra ve geceleri şiddetlenen, öne eğilmekle artan, yanma şeklinde bir ağrıdır. Bazı kişilerde ağza mide içeriği ya da acı su gelmesi, geğirme ve yutma güçlüğü gibi şikayetler de görülebilir.
Reflü neden bu kadar moda ?
Bazı hastalıkların zaman zaman moda olmasında hastaların da, doktorların da, ilaç endüstrisinin de rolü var.
Hastalardan başlayalım: Onlar artık gastrit ve ülser teşhislerinden bıkmışlardı ve kendilerine yeni ve mümkünse ‘modern’ bir hastalık arıyorlardı. Reflü Hızır gibi yetişti.
Aynı şey doktorlar için de geçerli. Üstelik ‘kamu doktorları’ için her yeni hastalık, her yeni ilaç… toplantı, seminer, kongre; yani promosyon ve bedava seyahat-yeme-içme…; ‘muayenehane doktorları’ için de yeni hastalar ve daha çok kazanç anlamına geliyor.
İşin kaymağını ise her zaman olduğu gibi ilaç ve tıbbı âlet endüstrisi yiyor. Belirli bir hastalığı gündeme getirerek, abartarak, âdeta bir ‘hastalık paranoyası’ yaratmak ve sonuçta da tüketimi artırmak bunların temel felsefesi.
Reflünün astım yapar mı?
Reflü ile ilişkilendirilen olan hastalıkların başında da astım geliyor. En çok da bu ‘seviyeli ilişkiye’ sinirleniyorum. Öksürüyor musunuz… reflü; astımınız tedaviye cevap mı vermiyor… reflü. Kan beynime çıkıyor. Hayır, yok öyle bir şey.
Astımlılarda, akciğerlerin hava ile şişmiş olması ve bunun da diafragma kasını aşağı doğru iterek sifinkterin gevşemesine yol açması… ve kullanılan bronş genişletici ilaçların sifinkteri gevşetmesi… gibi mâkul ve mantıklı sebepler… olsa da yok; reflünün refleks yoldan bronşları daraltabileceğini veya geriye akan sıvının bronşlara da kaçabileceğini ileri süren parlak teoriler olsa da, yok.
Teori, her zaman pratiğe uymuyor.

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
Göğüs Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi
ahmetrasimk@mynet.com

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Diğer Haberler