HABER

Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu:

- "(İİT Olağanüstü Zirvesi) Yaptırım olmadan İsrail'in her herhangi bir meseleye ciddi olarak yaklaşması mümkün değil. Tavrımızı görmeli ve bilmeli" - "Sayın Dışişleri Bakanı'nın dün yapmış olduğu açıklamayı esefle karşıladım. Sayın Dışişleri Bakanı, adeta ön almak için, 'Bu toplantıdan bir yaptırım kararı çıkmaz' diyor. Dışişleri Bakanı nasıl oluyor da zirvenin sözcülüğünü daha zirve toplanmadan kendisi üstleniyor?" - "(İsrail'e yaptırım teklifi) Özel veya kamu, İsrail ile savunma şirketleri a

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, ABD'nin Kudüs kararı sonrasında İsrail'e yaptırım uygulanması gerektiğini belirterek, "Yaptırım olmadan İsrail'in her herhangi bir meseleye ciddi olarak yaklaşması mümkün değil. Tavrımızı görmeli ve bilmeli." dedi.

Partisinin genel merkezinde düzenlenen "Seçime Hazırlık İlçe Toplantıları"nda konuşan Karamollaoğlu, aralık ayının yoğun bir ay olduğunu şu anda da Mecliste bütçe görüşmeleri yapıldığını anımsattı. Karamollaoğlu, "Bütçe maalesef ağırlıklı olarak, borç ve rant üzerine inşa edilmiş gibi gözüküyor. Rakamlar, biraz algı oluşturmaya matuf olarak takdim ediliyor. Hesaplamalar değiştiriliyor. Gerçekte birtakım adımlar atılacağına, atılıyormuş gibi gözükmeyi iktidar tercih ediyor." ifadelerini kullandı.

Karamollaoğlu, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Türkiye gelmesinden ve Akkuyu Nükleer Tesisi'nin açılması için çalışmaların başlamasından memnun olduklarını dile getirerek, santralin hızlandırılması gerektiğini söyledi.

İstanbul'da düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı Olağanüstü Zirvesi'nin önemine değinen ve buna yönelik değerlendirmelerde bulunan Karamollaoğlu, "ABD'nin Kudüs'ü, İsrail'in başkent ilan etmesinin üzerinden 37 sene sonra kabul etmesi ve bunu deklare etmesi, değişik bir durum. Anlaşılan ABD Başkanı Trump, başı sıkışınca başka hadiselere dikkati çekebilmek ve ortalığı karıştırmak için birtakım girişimlerde bulunuyor." diye konuştu.

ABD'nin kararının, Türkiye ve İslam ülkeleri üzerinden ciddi etkiler meydana getirdiğini ve bu kararın İslam ülkelerinin Filistin direncine verdikleri destekle ilgili olduğunu vurgulayan Karamollaoğlu, "İsrail kurulmasından bu yana, her türlü insan hakları ihlalini yapmayı. Filistin'de devlet politikası haline getirdi." dedi.

İsrail'in Filistin'de katliam yaptığını ve Filistin hapishanelerinin direnen insanlarla dolu olduğuna dikkati çeken Karamollaoğlu, Saadet Partisi olarak İstanbul'da geçen hafta sonu ABD'nin Kudüs kararını protesto etmek için miting gerçekleştirdiklerini ve yüz binlerce insanın bu mitinge katıldığını söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump'ın kendi iç meselelerinin üstünü örtmek için aldığı karara, tepkilerini göstermeye devam edeceklerini belirten Karamollaoğlu, "Elbette hükümetin ve Cumhurbaşkanının da takındığı tavrı doğru bulduğumuzu ilan ettik. Ancak yeterli olmadığını da ekledik. Söylemler bir noktaya kadar fayda sağlar, ama bir noktadan öteye geçmez. Dil her şeyi söyleyebilir ama esas olan icraattır. Cumhurbaşkanının dönem başkanı olarak İslam ülkelerini İstanbul'da toplamaya karar vermiş olmasını da takdirle karşıladık." diye konuştu.

Bu toplantıdan bir yaptırım kararı çıkmasını istediklerini dile getiren Karamollaoğlu, şunları kaydetti:

"Yaptırım olmadan İsrail'in her herhangi bir meseleye ciddi olarak yaklaşması mümkün değil. Tavrımızı görmeli ve bilmeli. Ama ne yazık ki üzülerek ifade ediyorum. Sayın Dışişleri Bakanı'nın dün yapmış olduğu açıklamayı esefle karşıladım. Sayın Dışişleri Bakanı, adeta ön almak için, 'Bu toplantıdan bir yaptırım kararı çıkmaz' diyor. Dışişleri Bakanı nasıl oluyor da zirvenin sözcülüğünü daha zirve toplanmadan kendisi üstleniyor? Ne malum, bugün yapılacak toplantıda birtakım yaptırım kararları alınabilir. 'Alınamaz' ne demek? Bu sadece bir tavsiyedir ve telkindir. Bu çok yanlış bir tavsiyedir. Eğer şunu demek istiyorsa 'zaten buradan bir karar çıkmayacak, bizim üzerimize kimse yüklenmesin.' Biz bunu belirtelim ki buradan böyle bir karar çıkmaz. O zaman 'siz sadece laf üretiyorsunuz' manasına gelir. Bizim böyle bir şeye razı olmamız mümkün değil."

İsrail ile tüm askeri, siyasi ve diplomatik ilişkilerin kesilmesi gerektiğini ifade eden Karamollaoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Özel veya kamu, İsrail ile savunma şirketleri arasındaki iş birliği, teknolojik bilgi paylaşımları ve savunma sanayi alımları durdurulmalıdır. Resmi ve gayriresmi yollardan, İsrail ile yapılan tüm istihbarat paylaşımları sona erdirilmelidir. Bizim altımızı oymak isteyen ülkelerle biz istihbarat paylaşımı yaparsak tam tersi bir durum meydana gelir. Bizim istihbarata neden ihtiyacımız var? İslam ülkeleri deniz ve hava sahalarını İsrail'in gemi ve uçak seyrü seferlerine kapatmalıdır. Bunlar yaptırım ne kadar etkisi olur ayrı bir şey."

İsrail'deki insan hakları ihlallerinin yakından takip edilmesi gerektiğine de işaret eden Karamollaoğlu, İslam ülkelerinin ekonomik, askeri ve teknolojik yönden güçlü olmadıklarını bunu düzeltebilmek için Kral Faysal'ın İslam İşbirliği Teşkilatını kurduğunu belirtti.

İslam İşbirliği Teşkilatı'nın bugün "buzdolabına konulmuş" bir teşkilat görüntüsü sergilediğini söyleyen Karamollaoğlu, teşkilatın İslam ülkelerinin güçlendirilmesi için daha çok çalışması gerektiğini de vurguladı.

(AA)

Geri Dön