Sahiller plastik çöplüğü

Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Temel Bilimler Bölümü Öğretim Görevlisi Doç.

Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Temel Bilimler Bölümü Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Sedat Gündoğdu, TÜBİTAK destekli ‘Sahil kumunda mikro ve makro plastikler’ araştırmasında Adana ve Hatay’daki 13 sahilde 1 kilometrekarelik alanda ortalama 12 buçuk kilogram plastiğe rastlandı, bu miktar 50 kilograma kadar çıktı. 1 metrekarelik alanda ise bin ila bin 600 adet mikro plastiğe rastlandı.
Plastik kirliliği, dünya genelinde hızla artan çevre sorunların başında geliyor. Türkiye’de ise plastik kullanımının azaltılması için devlet tarafından gerekli çalışmalar yapılıyor ancak yine de bu çalışmalar yetersiz kalıyor. Akdeniz ülkelerinden denize atılan bir çöp, denizin dinamik olması nedeniyle bir süre sonra Türkiye’deki sahillerden çıkıyor. Aynı şekilde Türkiye’de atılan bir çöpte başka ülkenin sahilinden çıkıyor.
Plastik kirliliğiyle ilgili çalışmalar yapan Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Temel Bilimler Bölümü Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Sedat Gündoğdu, TÜBİTAK desteğinde geçen Mayıs 2018 ile Kasım 2018’de ‘Sahil kumunda mikro ve makro plastikler’ üzerine araştırma yaptı. Araştırma sonucunda Adana ve Hatay’da bulunan 13 sahilin, Akdeniz sahillerinde yapılan diğer çalışmalardaki sonuçların çok üzerinde plastik kirliliğine ev sahipliği yaptığı ortaya çıktı.

Sonuç ürkütücü
Araştırma hakkında İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Sedat Gündoğdu, Türkiye’ye Akdeniz ülkelerinden çöplerin de deniz yoluyla geldiğini belirterek, “Ortaya çıkan sonuç oldukça ürkütücüydü. Balıkçıların attığı plastiklere, ağ parçalarına, sera poşetlerine, oyuncaklar, tek kullanımlık pet şişe kapaklarına, Suriye, Filistin, Lübnan ve Mısır gibi ülkelerden gelen plastik çöplerle de karşılaştık” diye konuştu.

Ham plastik çok
Araştırma sırasında ortaya çıkan ham plastiğin de tespit edilmesinin zor olduğunu anlatan Sedat Gündoğdu, “Hatay’ın Dörtyol ile Erzin, Adana’nın ise Karataş, Akyatan ve BOTAŞ’ın olduğu bölgelerdeki sahillerde oldukça fazla mikro plastik bulduk. Bunların arasında ise ham plastik karşımıza çok çıktı. Bu ham plastikler, plastik eşya üreten fabrikalarda kullanılmak üzere petrolden üretiliyor. Boncuk şeklinde ve çok küçük. Gözle tespit edilmesi sahil kumuna benzediği için neredeyse imkansız” dedi.

Yasaklama ve vergi
Sahil temizleme çalışmalarının plastik kirliliğini önlemede yetersiz kaldığını belirten Gündoğdu, “Plastiği kaynağında engellememiz lazım. Engellemezsek o sahiller tekrar kirlenmeye devam edecek. Tek kullanımlık oyuncak alma alışkanlıklarımızı terk etmemiz lazım. İçerisinden oyuncak çıkan çikolataları almamamız gerekiyor. Pet şişe su tüketimimiz yıllık 350 şişeye varmış durumda. O yüzden çeşmeden içilebilir su sağlamak pet şişe kirliliğinin önüne geçecektir. Plastik poşet vergilendirme uygulamasında olduğu gibi diğer tüm tek kullanımlık ambalajlarda yasaklama, kısıtlama ve vergilendirme uygulaması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Bir avuç kumdaki
1 metrekarede yaklaşık bin ila bin 600 adet arasında mikro plastiğe rastladığını aktaran Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Temel Bilimler Bölümü Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Sedat Gündoğdu, daha şunları söyledi:
“1 avuç sahil kumunda 100 ila 400 adet arasında mikro plastik olduğunu tespit ettik. Bu çok ciddi bir sayı. Metrekare alanına vurduğunuz zamanda bin ila bin 600 adete denk geliyor. Daha büyük olan makro plastiklere baktığımızda ise 1 kilometrekarelik alanda ortalama 12 buçuk kilogram plastik olduğunu tespit ettik. En yüksek değer Hatay’ın Dörtyol ilçesindeki sahilde 50 kilograma kadar çıkıyor. Bu bölge ciddi bir plastik kirliliği tehlikesi altında.”
Öte yandan Gündoğdu, plastik kirliliğinin bölgedeki canlılar üzerinde de olumsuz etkileri olduğunu sözlerine ekledi.