Sahte kimlikle inanılmaz dolandırıcılık

KASTAMONU (İHA) - Kastamonu'nun Taşköprü ilçesinde ikamet eden bir şahıs, sahte kimlikle üzerine borç yapıldığını öğrenince neye uğradığını şaşırdı.

İstanbul'un Şişli İlçesi Nüfus İdaresi'nden adına çıkardığı sahte nüfus cüzdanı ile Şişli'de paravan olarak gösterdiği iş yerine, Türk Telekom'dan 6, Vodafone A.Ş.'den 2 olmak üzere toplam 8 adet telefon hattı alarak, aylarca yapılan görüşmelerin hiçbir faturasını ödemeyen ve kimliği tespit edilemeyen şahıs veya şahıslar, Yılmaz Orul'u (45) dolandırdı . Sahte kimlik belgesi ile adına piyasadan yapılan alışverişler ve bunların maddi boyutları hakkında net bir bilgiye sahip olmayan Yılmaz Orul, mağduriyetinin önlenmesi için kişi veya kişiler hakkında Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığı kanalı ile Şişli Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Şimdiye kadar nüfus cüzdanını hiç kaybetmediğini, kendisi adına sahte nüfus cüzdanının nasıl çıkarıldığını ise hala anlayamadığını belirten Yılmaz Orul, başına gelen dolandırıcılık olayı karşısında şoke olduğunu söyledi.

"Hayatımda ilk defa bir sahtekarlık olayı ile karşılaştım" diyen Orul, bu kişi veya kişilerin Şişli Nüfus İdaresi'nden aldıkları sahte kimlik belgesi ile kendi nüfus cüzdanındaki bazı bilgilerin örtüşmediğinin tespit ettiğini kaydetti. Orul, "Cüzdanımın veriliş tarihi 24 Eylül 2002 Taşköprü iken, sahtesinde 25 Eylül 2002 Şişli olarak yazılmış. Kimliğimde annemin kızlık soyadı Üren iken adıma çıkarılan sahtesinde ise Oruç olarak yazılmış. Olaydan, 16 Nisan 2007 tarihinde sahte kimlik ile adıma Vodafone'den alınan iki adet hatlı telefonların hiçbir faturasının ödenmemesi sonucu Taşköprü'deki ikametgah ettiğim adresime Üsküdar İcra Müdürlüğü'nden icra yazısının gelmesi ve ardından da firmanın avukatı Güven Erdoğan'ın, beni telefonla araması sonucu haberim oldu. Avukat Güven, avukatlık, faiz ve icra masrafları hariç, iki hattın yaklaşık bin 750 YTL borcum olduğunu söyledi ve ben şok oldum. Ben kontörlü hat kullandığımı, bu hatların kesinlikle bana ait olmadığını, bunda bir yanlışlık olduğunu beyan ettim. İtirazım haklı bulundu. Firma yetkilileri de yapılan araştırma sonucunda haklılığıma karar verdiler" dedi.

Yaşadığı olaydan sonra aile huzuru diye bir şeyinin kalmadığını kaydeden Yılmaz Orul, "Artık kapı zilinin her çalışında icra veya polis geldi endişesini taşıyorum. Sokağa çıkamaz hale geldim. Hayatımız boyunca elde ettiğim onur ve itibarım bir sahtekar tarafından bir anda yok edildi. Şimdi belki de birçok avukat tarafından aranıyoruz, bunlardan da haberimiz yok. O şahıs hala benim kimliğim ile dolaşıyor. İlgili mercilerden, sahtekar bu şahıs veya şahısların acilen tespit edilerek adalete teslim edilmelerini bekliyorum. Çektiğimiz sıkıntıları ancak böylece biraz unutabiliriz" diye konuştu.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Diğer Haberler