Sahte ürün satıcılarından rüşvet aldıkları iddia edilen polisler hakim önünde

 İZMİR'in Bornova ilçesinde, taklit ayakkabı satışı yapan iş yeri sahiplerinden para alarak baskınlardan önce haber verdiği öne sürülen polis memurları E.B., A.R.K.

Tolga TAHÇI/İZMİR, (DHA)- İZMİR'in Bornova ilçesinde, taklit ayakkabı satışı yapan iş yeri sahiplerinden para alarak baskınlardan önce haber verdiği öne sürülen polis memurları E.B., A.R.K. ve H.K., hakim karşısına çıktı. Şüpheliler suçlamaları kabul etmezken, İzmir 4. Sulh Ceza Hakimliği, banka hesaplarındaki yüksek miktarlı para giriş çıkışları hakkında net bilgi vermemesi sebebiyle tutuklu E.B. ve eşi üzerindeki mal varlıklarına el konulmasına karar verdi.
Bornova'da, 2017 yılında polis memuru E.B., Işıkkent Ayakkabıcılar Çarşısı'nda taklit ayakkabı satışı yapan Ö.Ö.'nün dükkanına gelerek bir çift ayakkabı aldı ve para ödemeden ayrıldı. Ertesi gün tekrar aynı yere gelen E.B., Ö.Ö'ya, "Bundan sonra kimse sana baskın yapamaz. Ben arayınca ayakkabıları topla" dedi. Bunun üzerine E.B., birkaç baskından önce Ö.Ö.'ye telefonla haber verdi. Bir süre sonra yeniden iş yerine gelen E.B., Ö.Ö.'den 9 bin TL borç aldı. Olaydan bir hafta sonra E.B., Ö.Ö. aracılığıyla diğer iş yerlerinden de para istedi.
İddiaya göre, E.B.'ye 26 bin TL veren Ö.Ö; 2 yıl boyunca C.Y. ve A.I.'dan 70 bin TL, M.U.'dan 35 bin TL, B.I.'dan 40 bin TL, İ.Ö.'den 35 bin TL, Mehmet isimli şahıstan 80 bin TL, M.Y.'den 35 bin TL ve A.M.'den ise 20 bin TL para topladı. Para veren dükkan sahiplerine 2018 yılına kadar baskın yapılmazken, E.B. ile aynı ekipte çalışan polis memurları A.R.K. ve H.K. de toplanan paradan pay aldı.
2019 yılında tayini çıkan E.B. ile dükkan sahipleri arasında çıkan anlaşmazlığın ardından, taklit ayakkabı satan iş yerlerine baskınlar düzenlendi. Baskınlardan sonra iş yeri sahipleri, emniyete giderek 3 polis memurundan da şikayetçi oldu. Bunun üzerine E.B., A.R.K. ve H.K. meslektaşları tarafından gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden E.B. tutuklanırken, diğer iki polis memuru adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Sanıklar hakkında 'zincirleme olarak icbar suretiyle irtikap' suçlamasıyla dava açıldı. Öte yandan, polis memurları E.B., H.K. ve A.R.K. açığa alındı.
'YASAL GELİRİMLE ELDE ETTİM'
Ayrıca, suç geliri soruşturması ve mal varlığı araştırması raporuna göre sanık E.B.'nin eşinin üzerinde bulunan ev, otomobil ve arazi tapuları ile banka hesapları incelemeye alındı. Yapılan incelemede banka hesaplarına yatırılan 45 bin TL'lik rakam sorulduğunda kira geliri olduğunu söylemesi ve yine banka hesaplarındaki yüksek miktarlı para giriş çıkışları hakkında net bilgi vermemesi, "Yasal gelirimle elde ettim" demesi üzerine tüm bunlar değerlendirildiğinde yasal geliriyle bu edinimlerin mümkün olmayacağına kanaat getiren İzmir 4. Sulh Ceza Hakimliği, sanık ve eşi üzerindeki mal varlıklarına el konulmasına karar verdi.
'İFTİRA ATILIYOR'
İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın duruşmasına bazı müştekiler, tutuklu sanık E.B., tutuksuz sanıklar A.R.K. ve H.K. ile tarafların avukatları katıldı. Üzerine atılı suçları kabul etmeyen E.B., "2019 yılı başlarında Ö.'Ö.'nün dükkanına, imitasyon ürün satması sebebiyle işlem yaptık. Ardından Ö.Ö.'nün, adımızı kullanarak diğer esnaftan para topladığını öğrendim. 16 farklı iş yerline daha imitasyon ürün sattıkları için baskın yaptık. Marka avukatlarının tespit ettikleri iş yerlerine mahkeme kararıyla girdik. Kesinlikle hiçbir işlem karşılığında para almadım. Bana iftira atılıyor. Birikimlerimi döviz ve borsada değerlendirdiğim için hesabımdaki paralar benimdir. Suçlamaları kabul etmiyorum" dedi.
SANIKLAR ŞİKAYETÇİ OLDU
Suçlamaları kabul etmeyen polis memuru H.K., "2015 yılından itibaren E.B. ile birlikte görev yaptım. Bizden şikayetçi olan şahısları, imitasyon ayakkabı sattıkları için yaptığımız işlemlerden tanıyorum. Hiçbir iş yeri sahibinden ne para istedim, ne de para aldım" derken, polis memuru A.R.K. ise kendini şöyle savundu:
"E.B. ve H.K. ile aynı ekipte görev yapıyorduk. Birlikte iş yerlerinde aramalar ve işlemler yaptık. Ö.Ö. ile hiç tanışmadım. E.B.'den veya başka kimseden de para almadım."
Duruşmaya katılan başta Ö.Ö. olmak üzere müştekiler, sanıkların kendilerinden baskın yapılmaması karşılığında para topladığını iddia ederek sanıklardan şikayetçi olduklarını belirtti. Mahkeme heyeti, E.B.'nin tutukluluk halinin devamına, diğer sanıklar hakkındaki adli kontrol şartlarının uygulanmasının devamına, duruşmaya katılmayan tanıkların bir sonraki duruşmada hazır bulunmasına karar vererek davayı ertelendi.