"Seçim sonuçlarına itiraz hukuki haktır"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: -"Seçim sonuçlarına itiraz hukuki bir haktır. Eğer usulsüzlük varsa, eğer kullanılan oylar tutanaklara geçirilmemişse bunun mutlaka tamir ve telafisi şarttır. Geçersiz oyların kuyumcu titizliğiyle incelenmesi zarurettir" -"İlçelerde başarı kazanıp büyükşehirde kaybetmek gerçekten normal ve kabul edilir şey olmayacaktır. Bu sistem sorununun ele alınıp çözüme kavuşturulması önümüzdeki gündem konularından birisi olmalıdır" - "Öyle bir sistem inşa edilsin ki sadece büyükşehir belediye başkanını seçelim, o da üstlendiği görev ve yetkiye dayanarak ilçe belediye başkanlarını belirlesin"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Seçim sonuçlarına itiraz hukuki bir haktır. Eğer usulsüzlük varsa, eğer kullanılan oylar tutanaklara geçirilmemişse bunun mutlaka tamir ve telafisi şarttır. Geçersiz oyların kuyumcu titizliğiyle incelenmesi zarurettir." dedi.

Bahçeli, 31 Mart yerel seçimine ilişkin bir grup gazetecinin sorularını yanıtladı.

31 Mart seçimlerinin demokratik olgunluk içinde yapıldığını belirten Bahçeli, Türk milletinin tüm dünyaya unutulmayacak bir demokrasi dersi verdiğini, yerli ve yabancı gözlemcileri hayran bıraktığını kaydetti.

31 Mart'ın kazananının hem Cumhur İttifakı hem de Türkiye olduğunu ifade eden Bahçeli, şöyle devam etti:

"Seçim sonuçlarına itiraz elbette hukuki bir haktır. Eğer usulsüzlük varsa, eğer kullanılan oylar tutanaklara geçirilmemişse bunun mutlaka tamir ve telafisi şarttır. Geçersiz oyların kuyumcu titizliğiyle incelenmesi zarurettir. Bilhassa İstanbul, Ankara, Iğdır gibi illerimizde milli iradenin tam ve eksiksiz şekilde sandığa yansıması, sandık hilelerine, oy dolandırıcılığına, demokrasi kalpazanlarına fırsat verilmemesi asıldır, esastır."

Süreci çok yakından izlediklerine değinen Bahçeli, "İlçe ve il seçim kurullarıyla en son aşamada YSK'nin en sağlıklı ve sağduyulu sonuca ulaşacaklarına inanıyorum." ifadesini kullandı.

Ankara'da Cumhur İttifakı'nın 22 ilçede belediye başkanlığını kazandığına dikkati çeken Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Zillet İttifakı ise sadece üç ilçede sonuç aldı. 22 ilçe belediyesinin kazanılmasına rağmen büyükşehir belediye başkanlığına maalesef CHP'li bir isim seçildi. Benzeri bir durum İstanbul'da da yaşandı. Bu nasıl bir iştir? Karşımızda bir sistem adaletsizliği, bir sistem dengesizliği söz konusu değil midir? İlçelerde başarı kazanıp büyükşehirde kaybetmek gerçekten normal ve kabul edilir şey olmayacaktır. Bu sistem sorununun ele alınıp çözüme kavuşturulması önümüzdeki gündem konularından birisi olmalıdır. İlçelerde sandığa yansıyan iradeyle büyükşehir belediyesi seçiminde sandıktan çıkan neticenin çelişmesi demokrasi açığı, bir sistem arızasıdır. Bu kadar yorulmaya gerek yoktur. Pek çok oy pusulasıyla kafaların karışmasına da gerek yoktur.

Büyükşehir belediye başkanlığı seçimi olsun olmasına, ama ilçelerdeki irade büyükşehire istikamet çizmiyorsa, etki etmiyorsa buna ne diyeceğiz, nasıl yorumlayacağız? Öyle bir sistem inşa edilsin ki, sadece büyükşehir belediye başkanını seçelim, o da üstlendiği görev ve yetkiye dayanarak ilçe belediye başkanlarını belirlesin. Hiç olmazsa büyükşehir ölçeğinde hem bir tutarlılık hem bir ahenk hem de bir denge sağlanmış olur. Tıpkı Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde olduğu gibi. Bu kapsamda da merkezi yönetim ile yerel yönetimler arasında tam bir uyum sağlanarak Türkiye daha da güçlenmiş hale gelecektir."