HABER

Şener: 'Kur politikasında değişiklik yok'

Şener: 'Kur politikasında değişiklik yok'

ANKARA (İHA) - Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, istihdam üzerindeki kamu yüklerinin, kamu finansman dengeleri elverdikçe azaltılması yönünde bir karar aldıklarını bildirdi. Şener, serberst kur rejiminde bir değişikliğin söz konusu olmadığını söyledi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Ekonomik Koordinasyon Kurulu (EKK) toplantısı sona erdi. Başbakanlık Merkez Bina'da gerçekleşen toplantı yaklaşık 3 saat sürdü. Toplantının sonunda bir açıklama yapan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Şener, toplantıda Dış Ticaret Müsteşarlığı'nın, ihracattaki gelişmeler, bununla ilgili konjonktürel faktörler ve reel sektörün sorunları konusuda bir sunum yaptığını bildirdi. Sektörler itibariyle ihracat gelişmeleri açısından tarımsal ürünler, madencilik ve diğer ürünlerde sağlanan olumlu gelişmelerin not edildiğini belirten Şener, sanayi ürünleri konusunda ihracattaki gelişmeye de dikkat çekildiğini ifade etti. Konjonktürel faktörlerden kaynaklanan özellikle dış talepte 2004 sonrası meydana gelen yavaşlamanın ihracat performansı üzerinde etkili olduğunun belirtildiğine işaret eden Şener, 2004 ve 2005 yıllarında dış talepte meydana gelen yavaşlamanın, ihracatı olumsuz etkilediğinin bilindiğini kaydetti. Şener, bu yavaşlamanın 2006 yılında tersine dönmesi ve dış talebin güçlenmesinin beklendiğini vurguladı.

Hükümet'in, reel sektörün ihracat kapsamındaki sorunlarına ilişkin olarak gerek Destekleme Fiyat İstikrar Fonu (DEFİF) kaynaklarının artırılması, gerekse Eximbank kaynaklarının güçlendirilmesine yönelik geçen Kasım ayında aldığı tedbirlerin toplantıda ele alındığını belirten Şener ayrıca, Dış Ticaret Müsteşarlığı'nın teşkilatının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların da hızlandırılmasına karar verildiğini bildirdi. Diğer yandan serbest bölgelerde çifte vergilendirmenin önlenmesi kapsamında bir düzenlemenin Plan ve Bütçe Komisyonu'nda ele alınacağına işaret eden Şener, ihracatçıların girdi ve finansman maliyetleri ve kurdaki gelişmelere yönelik gözlemlerin de değerlendirildiğini söyledi. Şener, şöyle konuştu:

"Burada özellikle Hükümet'in kur konusundaki politikasının bir kez daha altını çizmek isteriz. Mevcut serbest kur rejimi ekonomik performansın en temel unsurlarından biridir. İç ve dış piyasaların Türkiye ekonomisine güveni ve ileriye dönük olumlu beklentileri önümüzdeki dönemde de devam edecektir. Hükümetimiz girdi fiyatları, özellikle enerji ve istihdam üzerindeki yükler ve finansman girdilerine yönelik yükler konusunda temel politikalara sahiptir. Kur temel politikası, mali disiplinden taviz vermeden ortaya çıkabilecek her türlü finansman imkanlarını kullanarak bu yükleri mümkün olduğunca indirme yönündedir. Öncelik istihdam üzerindeki yüklere verilecektir. Diğer yandan prim dışındaki kıdem tazminatı ve benzeri düzenlemeler konusunda da çalışma yapılmasına karar verilmiştir. İhracatçıların lojistik hizmetler konusunda karşı karşıya oldukları problemlerin farkında olan Hükümetimiz, özellikle demiryolu bağlantıları, limanlar ve karayolu yapımlarına da önem vermektedir. Küresel rekabette sağlayabileceğimiz avantajlar ekonomimizin güçlü olarak yoluna devam edebilmesi açısından en önemli husustur. Bu bakımdan Türkiye'nin dünya pazarlarındaki payını artırabilmesi, ihracatçılarımızın küresel rekabette avantajlarını harekete geçirmek bakımından gerekli önlemler ve politikalar Hükümetimizin ele aldığı temel konular arasındadır."

Şener, açıklamalarının sonunda basın mensuplarının sorularını cevapladı. İstihdamın üzerindeki yüklerin azaltılması için ne gibi tedbirler alınacağının sorulması üzerine Şener, ihracatçıların rekabette avantajlar elde edebilmelerinde maliyetlerin, en önemli konuların başında geldiğini vurguladı. "Eğer dünya pazarlarına daha kaliteli ve ucuz malları gönderemiyorsanız bu alanlarda satışınızı yükseltmenizde güçlükler oluyor. Maliyet düştükçe ihracatçılar rekabet avantajı kazanmaktadır" diye konuşan Şener, istihdam maliyetleri arasında bulunan vergiler ve primler gibi kamu yüklerinin gözden geçirilmesine yönelik değerlendirmeler yaptıklarını kaydetti. Bugünkü toplantıda kamu finansman dengeleri elverdikçe birincil öncelikli olarak istihdamın üzerindeki vergi ve primlere yönelik bu yüklerin azaltılması gerektiği yönünde bir prensip kararı alındığını açıklayan Şener, "Tabi farklı tercihler yapılabilir ama bunların arasında birinci önceliğin istihdam yükleri olacağı ifade edilmiştir. Bu genel bir prensibi ifade ediyor. Detay sonraki çalışmalarda ortaya çıkacaktır. Nitekim biz bazı vergi oranlarını azaltıyoruz. Örneğin gelir vergisi üst diliminde azalma olmuştur. Ama bunun ihracata yönelik sektörlerde çalışan ve toplam istihdam maliyetleri içinde en büyük kalemi oluşturan daha düşük gelir grupları üzerindeki vergi yükünü düşürecek şekilde ayarlanması ise kamunun gelir gider dengelerinin iyileşmesi ile paralel yürütülebilecek bir hadisedir. Bir takvim olarak belirtilmiş bir husus yok. Teknik çalışmalar olgunlaştıkça devreye sokulacaktır" şeklinde konuştu.

"DEFİF kaynaklarının 1 milyar Dolar'a çıkartılacağı belirtilmişti ama bütçede 400 milyon dolar olarak belirlendi. Bu kaynak artırılacak mı?" sorusuna Şener, şu karşılığı verdi:

"Daha önceki bir toplantıda aldığımız kararlar burada da bilgi olarak sunuldu. Zaten o kararlar uygulamaya girecektir. DEFİF'in kaynaklarının artırılması, Eximbank'ın kaynaklarının artırılması veya kredi olarak kullandırılabilecek imkanların genişletilmesi. Bu hususlarda birtakım düzenlemeler yapılmıştır. Bütçe cetvellerinde gözüken 400 milyon dolara ilave olarak diğer taraftan Ar-Ge'ye ayırdığımız kaynaklardan da önemli bir miktar girdi fiyatları, özellikle enerji ve istihdam ı ihracata yönelik Ar-Ge'ler için kullandırmayı özendireceğiz. Ayrıca TMSF gelirlerinin bütçeleştirilmesi ile bağlantılı olarak da, oradan da DEFİF'e kaynak aktaracağımızı ifade etmiştik. O, yıl içinde zaten kullanılacak bir kalemdir."

Şener, toplantıya neden reel sektör temsilcilerinin katılmadığı yönündeki bir soru üzerine, toplantının Başbakan Erdoğan başkanlığında bakanlar ve bürokratlarla birlikte yapıldığını söyledi. Devletin kendi içinde konuları değerlendirdiğini kaydeden Şener, önümüzdeki salı günü TOBB'un tüm sektörler itibariyle düzenleyeceği bir toplantı olduğunu, bu toplantıya Başbakan Erdoğan'ın da katılacağını duyurdu. Şener, bu toplantıda tüm sektörlerin sorunlarını sunacaklarını söyledi. Daha sonraki süreçte de ESDK toplantılarının birinde de tüm bürokratlar ve bakanların sektör temsilcileri ile biraraya gelebileceğini ifade eden Şener, bu toplantıda da, bugüne kadarki toplantılarda çıkan sonuçların birlikte ele alınabileceğini dile getirdi. "Serbest bölgelerle ilgili yeni bir karar var mı?" sorusu üzerine Şener, serbest bölgelere giren ve çıkan mallar üzerinden alınan fon kesintileri bulunduğunu hatırlatarak, "Bunların kaldırılacağını veya mahsup yoluyla yükünün ortadan kaldırılacağını belirtmiştik. Bu konuda Meclis'te bir kanun var. O kanun çerçevesinde düzenleme yapılacak" dedi.

"İhracatçıların kur politikasında revizyona gidilmesi yönündeki talepleri ele alındı mı?" sorusuna ise Şener, şu karşılığı verdi:

"Tüm boyutlarıyla herşey görüşülmüştür. Ama ihracatçılarımız zaman zaman kur düzeyi ile ilgili değerlendirmeler yapsalar da, yüksek kurdan yana olduklarını ifade etseler de her zaman şunu da vurguluyorlar. Diyorlar ki ekonomi politikalarının uygulanması sırasında en önemli hususlardan biri Merkez Bankası'nın bağımsızlığıdır. Zaten bizim Hükümetimizin temel politikaları de Merkez Bankası'nın bağımsızlığından yanadır. Dolayısıyla para politikalarını Merkez Bankası yürütmektedir. Bu çerçevede bu politikayı zaten takip ediyoruz. Dolayısıyla kur konusundaki ihracatçıların beklenti ve talepleri zaten uyguladığımız politikaların içinde var."
Şener, "İstihdam üzerindeki yükler azaltılırken sadece işveren açısından mı kolaylık sağlanacak yoksa çalışanın cebine de birşey girecek mi?" şeklindeki soru üzerine şöyle konuştu:

"Yaptığınız düzenlemenin nereye yansıyacağı, yapacağınız düzenlemenin içeriğine bağlıdır. Biz çalışanların reel gelirlerinin artırılmasına yönelik bir politika uyguluyoruz. Geçen 3 yıl içinde asgari ücret enflasyonun çok üzerinde arttı. 3 yıllık enflasyon toplam yüzde 34.4'tür ama 184 YTL olan asgari ücret 380 YTL olmuştur. Dolayısıyla yüzde 100'ün üzerinde artış vardır. Çalışanların reel gelir düzeyinin artırılması izlemiş olduğumuz temel bir politikadır."

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön