HABER

Serap Yılhan - Gebze'de engelli çocuklara kötü muamele iddiasında bulunan çocuk evleri sorumlusunun intiharı sonrası neler yaşandı?

Serap Yılhan - Gebze'de engelli çocuklara kötü muamele iddiasında bulunan çocuk evleri sorumlusunun intiharı sonrası neler yaşandı?

Kocaeli'nin Gebze ilçesinde çocuk evleri sorumlusu olan 48 yaşındaki Serap Yılhan, birkaç hafta önce intihar etti. Hakkındaki soruşturmalar nedeniyle görevden uzaklaştırılan Yılhan, çocuklara kötü muamelede bulunulduğu ve bunun da yetkililer tarafından örtbas edildiği iddiasıyla suç duyurusunda bulunmuştu. Aile Bakanlığı, Kocaeli Valiliği ve Kocaeli Sosyal Hizmetler İl Müdürü, iddiaları yalanlıyor. BBC Türkçe'den Fundanur Öztürk'ün haberi.

Kocaeli'nin Gebze ilçesinde Aile Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na bağlı çocuk evlerinin sorumlusu olarak görev yapan 48 yaşındaki Serap Yılhan, 15 Eylül'de intihar ederek yaşamına son verdi.

Serap Yılhan, hakkında yürütülen idari ve adli soruşturma nedeniyle Mart ayında açığa alınmıştı. Yılhan, intihar ettiği sırada soruşturmanın sonucunu bekliyordu.

Yılhan ayrıca Mayıs ayında Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı'na, çocuk evinin çalışanları ve yöneticileri hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Beraberindeki üç tanıkla birlikte, sorumlusu olduğu çocuk evindeki bazı çalışanların engelli çocuklara kötü muamelede bulunduğunu ve yöneticilerin de bunu örtbas etmeye çalıştığını iddia ediyordu.

Serap Yılhan'ın suç duyurusunda dile getirdiği bir başka iddia da kendisinin kötü muameleyi ve bunu örtbas çabalarını fark edip şikayette bulunması nedeniyle açığa alındığı yönündeydi.

Yılhan'ın iddialarının odağında olan Kocaeli Sosyal Hizmetler İl Müdürü Bekir Yümnü, söz konusu iddiaların doğru olmadığını söyledi. Kocaeli Valiliği, Yılhan hakkında biri Aralık 2018, diğeri Şubat 2019 olmak üzere iki farklı şikayet geldiğini ve bunun üzerine adli ve idari soruşturma başlatıldığını aktardı. Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığı da olayın "basına yansıdığı gibi olmadığını" belirtti.

BBC Türkçe, Yılhan'ın suç duyurusunu inceleyerek ve konunun taraflarıyla mülakatlar yaparak, Gebze'de olanların izini sürdü.

Yılhan ve yakınlarının anlatımına göre neler yaşandı?

Serap Yılhan'ın suç duyurusuna göre her şey, onun sorumlusu olduğu evlerde bir görevlinin çocuklara şiddet uyguladığını fark etmesiyle başladı.

Suç duyurusunda olaylar şöyle aktarıldı:

"Ev sorumlusu olarak tüm bu görevlerimi yerine getirmeye çalışırken, evlerden birinde görev yapan Halime Malkoç'un çocuklara fiziksel ve psikolojik olarak şiddet uyguladığını çocuklarla yaptığım görüşmeler esnasında öğrendim.

"Bunun üzerine kendisi hakkında rapor düzenleyerek bir üst müdürlüğe bildirdim. Fakat bir üst müdürlükte olan il müdürü Bekir Yümnü, Halime Malkoç ile akraba olduğu için tuttuğum rapora işlem yapılmış gibi gösterilse de olay kapatılmaya çalışılmıştır.

"Aynı kuruluşta bakım elemanı olarak görev yapan F.A ve Z.C hakkında da çocuklar kendilerine fiziksel ve psikolojik uyguladıklarını bildirmişlerdir fakat raporumu tamamlamadan görevden alındığım için bu kişiler hakkında herhangi bir işlem yapılmamıştır. Halime Malkoç'un suç ortakları F.A ve Z.C, benim tuttuğum rapor neticesinde başlarına gelecekleri tahmin ettikleri için birleşerek kendilerini gizli tanık olarak göstererek beni asılsız iddialar ve iftiralarla ile Cimer'e şikâyet etmişlerdir. Bunun üzerine hakkımda soruşturma başlatılmıştır."

Daha sonra Mayıs ayında hakkında açılan soruşturma nedeniyle Yılhan açığa alındı.

'Eşimin psiklojisi giderek bozuldu'

Serap Yılhan'ın eşi Kenan Kuşseven, eşinin "iftira atılarak kurumdan uzaklaştırıldığını" ve bu süreçte eşinin psikolojisinin giderek kötüleştiğini anlattı.

BBC Türkçe'ye yaşananları anlatan Kuşseven, bu süreçte gözaltına alındıklarını ve eşinin psikolojisinin de günden güne bozulduğunu belirterek, "Yaklaşık 4 ay önce müdür Bekir Yünlü'yü aradım ve telefonlarıma cevap vermedi. "Bekir Bey, neredesiniz" diye mesaj attım. O gece saat 11 sıralarında asayiş bizim evi bastı, eşim ve beni gözaltına aldı. O mesajda tehdit ve şantaj varmış. Ertesi gün serbest bıraktılar" dedi.

Eşinin giderek psikolojisinin bozulduğunu söylediği Yılhan, 15 Eylül'de intihar ederek yaşamına son verdi.

Kuşseven, "Fakat eşim günden güne üzülmeye, psikolojisi bozulmaya başladı. 'Ben çocuk evindeki çocuklarımı çok özledim' diyordu hep. İki kere intihar girişiminde bulundu, kurtardım. Ama üçüncüsünde kurtaramadım" dedi.

Serap Yılhan

Yılhan'ın intiharıyla ilgili hangi iddialar ortaya atıldı?

Kocaeli'de gazeteci Volkan Arslan, Yılhan'ın intiharıyla ilgili iddia ve şüpheleri araştırıp gündeme getiren ilk isim.

BBC Türkçe'ye konuşan Arslan, Kocaeli Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'ne bağlı çocuk evlerinde çok sayıda sorun olduğuna dair iddialar olduğunu ancak buna karşı kayıtsız kalındığını savundu.

Volkan Arslan, "Biz burada rehabilitasyon merkezlerinde yaşananları haber yapıyoruz, yöneticiler ise çocuğu döveni cezalandırmak yerine kurum içinden haberi sızdıranları arıyorlar. Bana rica minnet, 'Siz de görmeyiverin, haberi yapmayıverin' dediler ama biz haberi yaptık" dedi.

Arslan, Yılhan'ın intiharının ardından kendisine ulaşan ihbarlarla ilgili yaptığı araştırmayı ise şöyle anlattı:

"Serap Hanım Eylül'ün 15'inde intihar etmiş, 17'sinde toprağa verilmiş ve hiçbir yerde haber olmamıştı. Ben de son iki ayda Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğüne bağlı çocuk evlerindeki çeşitli ihmallere ilişkin dört haber yapmıştım. Engelli çocuğun hortumla dövülmesi, başka birinin boğazının sıkılması gibi… Bu haberlerden sonra Serap Hanımın durumuyla ilgili de kaynaklarımdan bilgi geldi.

"Bana ulaşan ilk bilgiler arasında kadının iş yerinde uğradığı yöneticilerinden uğradığı baskılara dayanamayarak içerlenip intihar ettiği ve geride intihar mektubu bıraktığı yer alıyordu."

Yılhan'ın ailesi de kendilerine intihar mektubundan bahsedildiğini ancak yerini halen bilmediklerini aktardı.

İsimlerinin yazılmaması kaydıyla konuşan, Yılhan'ın kızı ve damadı, BBC Türkçe'ye yaptıkları açıklamada, "Çocuklarına veda mektubu bırakmıştır diye düşünmüştük ama iş öyle değilmiş. Mektubun nerede olduğunu da henüz bilmiyoruz. O mektuplara ulaşmaya çalışacağız. Açığa kavuşturulacak bir şey varsa onun peşine kesinlikle düşeceğiz" dedi.

Yılhan'ın damadı ayrıca, kayınvalidesinin işyeriyle ilgili sorunları olduğunu bildiklerini ancak kendisinden uzakta olan ailesine yansıtmamayı tercih ettiğini belirtti.

Bakanlık, Valilik ve İl Müdürlüğü iddialar hakkında ne diyor?

Kocaeli Valiliği ve İl Müdürü Bekir Yümnü, konuyla ilgili birer açıklama yaptı.

BBC Türkçe'ye konuşan Yümnü, Halime Malkoç ile akraba olmadığını söyleyerek Yılhan'ın soruşturma sürecinde tüm işlemlerin usulüne uygun olarak gerçekleştirildiğini söyledi.

Bekir Yümnü, "Yılhan'ın hakkımdaki suç duyurusundan haberim yok. Halime Malkoç da benim akrabam değil. Benimle hiçbir ilgisi yok. Ayrıca Malkoç ile ilgili soruşturma yapıldı kurum içinde. Olay kapatılmaya çalışılmadı, cezasını aldı" dedi.

İl Müdürü, Yılhan'ın bu süreçte görev yerinin değiştirildiğini de doğruladı.

Bekir Yümnü, Yılhan ve eşinin gözaltına alınma sürecinde tehditlerde bulunduklarını aktararak, "O süreçte sadece bir kişiyi değil herkesi tehdit etti onlar. O konuda ben de şikayetçiyim ama ben sadece Vali'ye bilgi verdim" diye konuştu.

Yümnü, çocuk evlerindeki ihmal iddialarını ciddiye aldıklarını ve ilgili soruşturmaları başlattıklarını belirtti.

Kocaeli Valiliği'nden yapılan açıklamada da, Yılhan hakkında önce 18 Aralık 2018'de Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na; daha sonra da CİMER üzerinden 5 Şubat 2019 Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılmış iki şikayet olduğu vurgulandı.

Valilik, yapılan şikayetler nedeniyle Yılhan hakkında savcılık tarafından adli, bakanlık tarafından ise idari soruşturma başlatıldığını ve 26 Mart tarihinde açığa alındığını aktardı.

BBC Türkçe'ye konuşan Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'ndan bir yetkili de, "konunun medyaya yansıdığı gibi olmadığını" savundu:

"Hanımefendi hakkında bize yapılan bir ihbar var. Hakkında soruşturması devam ediyordu. Soruşturması etraflıca devam ediyor. Hayatı oradaki kurumdan ibaret değil. Vefatına neden olan şey nedir, soruşturma devam ediyor. Savcılık soruşturması da devam ediyor. Ortaya net bir netice çıkmadan açıklama yapmak çok güç bizim için. Ancak bunu öğrendikten sonra bir kanıya varmak doğru olacaktır."

Geri Dön