HABER

Şiddet uygulayan uzaklaştırılabilecek

Şiddet uygulayan uzaklaştırılabilecek

ANKARA (İHA)- Hükümet, Ailenin Korunmasına Dair Kanunun 1'inci maddesinin değiştirilmesine ilişkin kanun tasarısını TBMM'ye gönderdi. Tasarıya göre, şiddet uygulayan aile bireyi, ev ve ailesinden uzaklaştırılacak.

Türk Medeni Kanunu'nda öngörülen tedbirlerden ayrı olarak eşlerden birinin veya çocukların veya aynı çatı altında yaşayan diğer aile bireylerinden birinin veya mahkemece ayrılık kararı verilen veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı olan veya evli olmalarına rağmen fiilen ayrı yaşayan aile bireylerinden birinin aile içi şiddete maruz kaldığını kendilerinin veya Cumhuriyet başsavcılığının bildirmesi üzerine Aile Mahkemesi Hakimi meselenin mahiyetini göz önünde bulundurarak resen bazı tedbirler alabilecek. Aile Mahkemesi bu tedbirlerin birini veya birkaçını alabilecek.

Buna göre alınacak tedbirler şöyle: Kusurlu eşin veya diğer aile bireyinin;
- Aile bireylerine karşı şiddete veya korkuya yönelik söz ve davranışlarda bulunmaması,
- Müşterek evden uzaklaştırılarak bu evin diğer aile bireylerine tahsisi ile bu bireylerin birlikte ya da ayrı oturmakta olduğu eve veya iş yerlerine yaklaşmaması,
- Aile bireylerinin eşyalarına zarar vermemesi,
- Aile bireylerini iletişim araçları ile rahatsız etmemesi,
- Varsa silah veya benzeri araçlarını genel kolluk kuvvetlerine teslim etmesi,
- Alkollü veya uyuşturucu herhangi bir madde kullanılmış olarak şiddet mağdurunun yaşamakta olduğu konuta veya iş yerine gelmemesi veya bu yerlerde bu maddeleri kullanmaması,
- Bir sağlık kuruluşuna muayene veya tedavi için başvurması.

Bu hükümlerin uygulanmasına öngörülen süre 6 ayı geçmeyecek. Bunlara aykırı davrananlar hakkında hapis cezasına hükmedileceği hususu şiddet uygulayan eş veya diğer aile bireyine ihtar olunacak.

Eğer şiddeti uygulayan eş veya diğer aile bireyi aynı zamanda ailenin geçimini sağlayan yahut katkıda bulunan kişi ise hakim bu konuda mağdurların yaşam düzeylerini göz önünde bulundurarak daha önce Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre nafakaya hükmedilmemiş olması kaydıyla talep edilmese dahi tedbir nafakasına hükmedebilecek.

Aynı yasal hüküm çerçevesince bu yönde verilecek hüküm Cumhuriyet Başsavcısı kararı ile kolluk kuvvetlerince izlenecek. Koruma kararına uyulmaması halinde genel kolluk kuvvetleri, mağdurların şikayet dilekçesi vermesine gerek kalmadan resen soruşturma yaparak evrakı kısa zamanda Cumhuriyet başsavcılığına intikal ettirebilecek.

Cumhuriyet başsavcılığı koruma kararına uymayan eş veya diğer aile bireyleri hakkında Sulh Ceza Mahkemesi'nde kamu davası açabilecek. Fiili başka bir suç oluştursa bile koruma kararına aykırı davranan eş veya diğer aile bireyleri hakkında ayrıca üç aydan altı aya kadar hapis cezasına hükmolunabilecek.
Yasa tasarısı gerekçesinde şu ifadeler yer verildi: "Ülkemizde aile içinde, eşler arasında veya aynı çatı altında yaşayan diğer aile bireyleri arasında da şiddetin varlığı bilinen bir gerçektir. Bu durumda şiddet olgusunu geniş yorumlayarak aile içi şiddeti sadece eşler arası şiddet olarak algılamamak gereği ortaya çıkmıştır. Ayrıca, aynı çatı altında yaşamayan, boşanma veya ayrılık nedeniyle ayrı konutlarda bulunan bireyler ve evli olmalarına rağmen fiilen ayrı yaşayan aile bireyleri ve çocuklar da aile içi şiddete maruz kalabildiklerinden, aile içi şiddet mağduru kapsamının gerçeklere uygun olarak düzeltilmesi gerekmiştir."

Tasarıda, Aile Mahkemesi Hakiminin uygun görmesi halinde şiddet uygulayan birey için 'Bir sağlık kuruluşuna muayene veya tedavi için başvurması' tedbirine hükmedebileceği öngörülüyor. Anayasanın "Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler" başlıklı Üçüncü Bölümünün "Ailenin korunması" başlıklı 41'inci maddesinde 'Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır' hükmü bulunmakla; Devlet özellikle ananın ve çocukların korunmasını sağlamakla yükümlü tutuluyor.
Yasa tasarısı gerekçesinde, şiddet uygulayan bireyin herhangi bir rahatsızlığının bulunup bulunmadığı hususunun tespiti ve tedavisi ile uyguladığı veya uygulayacağı şiddetin ortadan kaldırılmasının amaçlandığı belirtiliyor. Buna göre, şiddet mağduru kişilerin tedbir kararı sonrasında ekonomik sıkıntı çekmelerini önlemek için tedbir nafakası hükme bağlanmıştır. Özellikle şiddet uygulayan bireyin ailenin geçimini birinci derecede sağlayan kişi olması halinde, bu kişinin eve ve aile bireylerine yaklaştırılmaması halinde ailenin geçim sıkıntısı içine düşeceği bir gerçektir. Anayasanın 5. maddesinde devlete, vatandaşın refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak, kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleri ile bağdaşmayacak surette sınırlayan ekonomik engelleri kaldırmak görevi verilmiştir. Anayasanın bu hükmü gereğince, aile içi şiddet mağduru insanların ekonomik güvence altına alınmaları tedbir nafakası alarak sağlanmakta olup eğer şiddet mağdurları nafaka almakta iseler, mükerrer nafaka ödenmesine engel olunacak şekilde yeni bir düzenleme yapılmıştır."

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Geri Dön