HABER

Sığınmacı kadınlar "hobi atölyeleri"nde sosyalleşiyor

Suriyeli sığınmacı kadınlar, KADEM Sığınmacı Kadınlar Sosyoekonomik Araştırmalar Merkezi'ndeki atölyelerde düzenlenen fotoğraf, resim, kaligrafi, çini, seramik gibi hobi kurslarına katılıyor - KADEM Dış İlişkiler ve Projeler Direktörü Sezen Güngör: - "İlk önce fotoğrafçılık atölyesi ile başladık. Fotoğrafçılık atölyemiz birkaç aydır devam ediyor. 35 kadın fotoğrafçılık eğitimi aldı. Önümüzdeki günlerde bir sergiyle onların gözünden İstanbul'u, hayatı sergilemek istiyoruz. Bunun yanında güzel sanatlar alanında da 4 atölyemiz var. Bunlardan ebru atölyemizde bugün 13 kadın kursiyer eğitim alıyor" - "Hüsn-i hat atölyesinde şu an 16 kadın kursiyer devam ederken, resim atölyesinde 13 kadın kursiyerimiz hizmet alıyor. Cam, çini seramik atölyemiz de mevcut. Burada da 13 kadın kursiyer eğitim alıyor. Toplam güzel sanatlar atölyelerimizde 55 kadına hizmet veriyoruz"

İSTANBUL (AA) - LALE BİLDİRİCİ - Suriyeli sığınmacı kadınlar, Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) Sığınmacı Kadınlar Sosyoekonomik Araştırmalar Merkezi'nde düzenlenen kurslar sayesinde hem hobi ediniyor hem de sosyalleşiyor.

Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ile Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) ortaklığıyla yapılan protokol çerçevesinde, 23 Şubat 2017'de Fatih ilçesinde faaliyete geçen KADEM Sığınmacı Kadınlar Sosyoekonomik Araştırmalar Merkezi'ndeki hobi atölyelerinde 55 sığınmacı kadına fotoğraf, resim, hüsnü hat, çini, seramik ve ebru sanatına ilişkin eğitim veriliyor.

KADEM Dış İlişkiler ve Projeler Direktörü Sezen Güngör, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Sosyo-ekonomik Araştırmalar Merkezi'nin Suriye'den ve diğer ülkelerden gelen sığınmacı statüsündeki kadınlara hizmet verdiğini söyledi.

Bu merkezde amaçlarının AFAD ile özellikle Suriyeli ve diğer ülkelerden gelen sığınmacı kadınlara Türkiye'de ve İstanbul'da yaşama pratikleri oluşturmak, sosyal, ekonomik ve kültürel uyumlarına katkıda bulunmak olduğunu belirten Güngör, şöyle konuştu:

"İlk hedefimiz 18-60 yaş arasındaki özellikle Suriye'den gelen 100 kadına hizmet vermekti. Proje süremiz 27 ay olarak planlandı. Aşağı yukarı 11 ayını geride bıraktık. Bu 11 ayda biz çeşitli mesleki eğitim ve çalışmalarla 600 sığınmacı kadına doğrudan eğitim verdik. Sosyal faaliyetlerimizle birlikte de 2 bini aşkın sığınmacı kadına da 11 ay hizmet vermiş olduk. Önümüzdeki aylarda projenin 27 ayı tamamlandığında çok daha fazla kadına ulaşmış olmayı hedefliyoruz."

Projenin birkaç ayağı olduğunu vurgulayan Güngör, hedeflerden birinin sosyal uyum olduğunu ve bu çerçevede, ilk önce özellikle Suriye'den gelen kadınlara dil eğitimi verdiklerini ifade etti. Dil eğitiminden 483 kadının faydalandığını aktaran Güngör, şöyle devam etti:

"Sosyal uyumun diğer bir parçası; hukuki ve psikolojik danışmanlıktır. Suriye'den gelen kadınlar birçok alanda onları ilgilendiren konularda haklarını bilmiyorlar. Biz bu konuda hukuki danışmanlık veriyoruz. Şimdiye kadar 167 kadına hem Türkçe hem Arapça bilen bir uzman tarafından hukuki danışmanlık verildi. Bu konular çok farklı konuları kapsadı. Suriyelilerin oturma izninden, ekonomik hayatlarında yaşadıkları hukuki problemlerden kadın sorunlarına kadar çok farklı alanlarda hukuki danışmanlık verdik. Bir de tabii bu gelen kitle çok ciddi bir savaş sürecinden, ciddi bir göç travmasından gelip burada dilini bilmedikleri bir ülkede yaşamanın travmasını, zorluklarını yaşayan kadınlar. Dolayısıyla onlara psikolojik destek vermek de büyük bir gereklilikti. Bizim merkezimizde Türkçe ve Arapça hizmet eden bir psikolojik danışmanımız da var. Danışmanımız bugüne kadar 144 kadına psikolojik danışmanlık verdi. Sığınmacı kadınları hukuki ve psikolojik danışmanlık konusunda yetersiz kaldığımız kısımlarda ya da bizi aşan durumlarda ilgili kurumlara yönlendiriyoruz."

- Suriyeli sığınmacılar klasik Türk sanatlarını öğreniyor

Güngör, kültürel faaliyetlerin, insanın uyumu için de çok önemli olduğunu ve bu amaçla hobi atölyeleri kurduklarını söyledi. Kurslara fotoğrafçılıkla başladıklarını aktaran Güngör, şunları anlattı:

"Fotoğrafçılık atölyemiz birkaç aydır devam ediyor. 35 kadın bu alanda fotoğrafçılık eğitimi aldı. Biz de önümüzdeki günlerde bir sergiyle onların gözünden İstanbul'u, hayatı sergilemek istiyoruz. Bunun yanında güzel sanatlar alanında da 4 atölyemiz var. Bunlardan ebru atölyemizde bugün 13 kadın kursiyer eğitim alıyor. Hüsnü hat atölyesinde şu an 16 kadın kursiyer devam ederken, resim atölyesinde, 13 kadın kursiyerimiz hizmet alıyor. Cam, çini ve seramik atölyemiz de mevcut. Orada da 13 kadın kursiyer eğitim alıyor. Toplam güzel sanatlar atölyelerimizde 55 kadına hizmet veriyoruz."

- "Ebru sanatıyla uğraşmak beni mutlu ediyor"

Atölyede ebru eğitimi alan sığınmacı kadınlardan 30 yaşındaki Alaa Kanina ise Suriye'de iktisat okuduğunu ve yıllarca sınıf öğretmenliği yaptığını söyledi.

Suriye'de savaş çıktığında savaşın acı yüzünü gördüğünü ve bombalara maruz kaldığını anlatan Kanina, Türkiye'ye eşiyle ve kardeşleriyle sığındığını dile getirdi. Hatay kampından sonra İstanbul'a yerleştiğini, mutluluğu burada bulduğunu ifade eden Kanina, "Suriye'de hayat fenaydı. Kan, ölümler, yemek yok." dedi.

İstanbul'a yerleştikten sonra eşinin bir fabrikada işçi olarak çalışmaya başladığını ve kendisinin de Türkçe öğrenmek için kursa gittiğini anlatan Kanina, "Televizyonda ebru sanatıyla ilgili programı izledikten sonra, kursları araştırdım. KADEM'de ebru kursunun açıldığını görünce hemen kursa başvurdum." diye konuştu.

Ebru sanatıyla uğraşmanın kendisini mutlu ettiğini dile getiren Kanina, şöyle konuştu:

"Sanatla uğraşmak beni mutlu ediyor. Türk sanatlarına da ilgim var. Ebru sanatı suya yazı yazmak. Gelecekte de ebru sanatıyla ilgili eserlerimi geliştirmek isterim. Genellikle lale figürü yapmak hoşuma gidiyor. Umut her zaman herkesin hayatında olmalı. Ebru sanatıyla ilgilenmek beni olumlu yönde etkiledi. Suriyeli diğer kadınlara da ebru sanatı veya el sanatlarıyla ilgilenmelerini tavsiye ederim."

Ebru sanatı atölyesinin kursiyerlerinden 48 yaşındaki 4 çocuk annesi Fethiye Said de Suriye'den 5 yıl önce kaçarak ailesiyle Türkiye'ye sığındığını, Türkiye'de yaşamaktan mutluluk duyduğunu dile getirdi.

Suriye'de ev hanımı olduğunu ve resim sanatını sevdiğini, ebruyla tanışmasının ise televizyon aracılığıyla olduğunu aktaran Said, duygularını şöyle dile getirdi:

"Güzel sanatları çok seviyorum. KADEM de ebru kursunun açıldığını öğrenince hemen başvurdum. Ebru yaptığım zaman hem eğleniyor hem de sıkıntılarımı unutuyorum. Resmi de çok seviyorum. Ebruyla bu merkezde buluştum. Ebru sanatında en çok lale figürü yapmak hoşuma gidiyor. Suriyeli kadınlara da seslenmek istiyorum, sıkıntılarınızı unutun, yeni sanatlarla tanışın. Yeni sanatlar öğrenin. Kitaplar okuyun."

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön