HABER

Şırnak'taki FETÖ'nün darbe girişimine ilişkin dava

Şırnak'ta, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimiyle ilgili, aralarında meslekten ihraç edilen dönemin 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanı Tümgeneral Abdullah Baysar ile Çakırsöğüt Jandarma Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral Ali Osman Gürcan'ın da bulunduğu 49'u tutuklu 385 sanığın yargılanmasına Adana'da devam edildi.

Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesince sanık sayısının fazla olması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesinde görülen duruşmaya, 49'u tutuklu rütbeli asker ve avukatları katıldı.

Duruşmada savunma yapan eski Astsubay Yunus Uzan, tugaydan çıkarken kendilerine hiç kimsenin bir şey demediğini, nereye gittiklerini bilmediğini, operasyona çıktıklarını sandığını söyledi.

Şırnak çıkışında polislerin kendilerine el salladığını ifade eden Uzan, "14 kişilik timdik. En önde bendim. Operasyonun Cudi'ye olabileceği aklıma geldi. ‘Allah vermesin şehidimiz, yaralamız olmasın.' diye dua ettim. Yola öyle çıktık." dedi.

Cizre'ye girdiklerinde yolun polisler tarafından kapatıldığını gördüğünü belirten Uzan, polislere ne olduğunu sorduğunu aktardı.

- "Ali Osman suç senin. Bu çocukları sen götürdün, sorumluluk sende"

Polislerin kendisine bir grubun darbe girişiminde bulunduğunu söylediğini belirten Uzan, şöyle devam etti: "Polislere bizimle alakası olmadığını söyledim. 'Hangi geri zekalı kalkışmışsa aklına şaşarım. Kimi kime kırdırıyorlar.' dedim. Bölük komutanının yanına gidip durumu anlattım. 'Bekle' dedi. Polisler, askerlere 'hainler, darbeciler' demeye başladı. Timdeki askerler, 'Bunlar niye bize hakaret ediyorlar.' diye bana sordular. Kan gövdeyi götürecek. Ben de 'sakin olun, cevap vermeyin.' dedim. Polislerden biri, 'İstanbul, Ankara yangın yeri gibi.Sizlik bir şey yok.' diyerek bana helikopterlerle insanların üzerine ateş açılması görüntülerini gösterdi.Ben önce inanamadım 'arşiv görüntüsü' sandım. Garnizon Komutanı, başka bir komutana 'Gittiğin yol yol değil.' diyordu. Ben de askerlere 'Arkadaşlar geri gidiyoruz.' dedim. O anda yanımızda kobralar olduğu için dönemedik. Orada kaldık. O an silahımı alıp Tugay Komutanı Tuğgeneral Ali Osman Gürcan'ı vurmak istedim. Uzman Çavuş Satılmış Akçakaya, silahı elimden alıp 'Sen ne yapıyorsun? Bizi silahla biçerler.' dedi. Sonra düşünüp, 'Haklısın.' dedim. 'Konvoy geri' denilince, 'çok şükür' dedim. Tümene geçtiğimizde Tümgeneral Abdullah Baysar, Ali Osman Gürcan'a 'Ali Osman suç senin'. Bu çocukları sen götürdün, sorumluluk sende' dedi."

Sanık Uzan'ın savunmasının ardından söz alan eski 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanı Tümgeneral Abdullah Baysar da kendisinin darbeci olup olmadığının, askerleri Cizre'ye götürüp götürmediğinin astsubay Uzan'a sorulmasını istedi.

Astsubay Uzan da "O anki ruh hali ile beni kim götürdüyse 'darbeci' dedim. Emin değildim. Sonradan fikrim değişti, yanlışlık oldu." yanıtını verdi.

- "Anayasal düzeni bozmaktan yargılanıyor olmaktan üzüntü duyuyorum" Eski Astsubay Gökhan Taşer de hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini söyledi.Banyo yapacağı sırada whatsapp hattına gelen bir emirle içtima alanında toplandıklarını anlatan Taşer, şunları kaydetti:

"İçtima alanında herkesin cep telefonlarını bırakması istenildi. Emirle çıkış yaptık. Herkes birbirine nereye gittiğimizi soruyordu. Polis noktalarından geçerken polisler bize el sallıyordu. Şoför Sedat Tülek, yanına aldığı telefonla yaptığı konuşmadan sonra bana Genelkurmay Başkanının kaçırıldığını söyledi. Babamı aradım, 'Oğlum Başbakan kalkışma olduğunu açıkladı. Saçma sapan bir iş yapmayın,kalkışmaya karışmayın, kendinize dikkat edin.' dedi. Cizre'ye girerken polisler yoldaydı. Konvoyun tam ortasındaydım.Polisler bize küfür ediyordu. Askerlere 'silahlarınızı bırakın, polislerin emirlerine uyacaksınız. Münakaşa etmeyeceksiniz.' dedim. Bir polis silahı üzerime doğrultmuştu. Daha sonra ortam sakinleşti. Bölük komutanının talimatıyla geri döndük. Doğuda Anayasal düzeni sağlamak için devlet tarafından görevlendirilmişim şimdi Anayasal düzeni bozmaktan yargılanıyor olmaktan üzüntü duyuyorum.'

Duruşmaya, yarın devam edilecek.

Geri Dön