HABER

Soba zehirlenmelerine dikkat

KOCAELİ (İHA) - Kocaeli'nin Gebze İlçesi'nde bulunan Anadolu Sağlık Merkezi (ASM) Yoğun Bakım Sorumlusu Dr. Sabriye Güvenç, kış aylarının gelmesiyle sobadan kaynaklanan karbonmonoksit gazı zehirlenmelerinin arttığını belirterek, her yıl onlarca kişinin soba zehirlenmesi sonucu hayatını kaybettiğini söyledi.

ASM Yoğun Bakım Sorumlusu Dr. Sabriye Güvenç, zehirlenmelere yol açan karbonmonoksit gazının renksiz ve kokusuz bir gaz olduğunu belirterek, "Karbon içeren yakıtların tam olarak yanmaması sonucu ortaya çıkan kömür, odun, kerosene veya doğalgazın, ısınma veya yemek pişirme amacıyla yakılması, karbonmonoksit üretimine yol açar. Doğalgaz, her ne kadar temiz bir yakıt olarak kabul edilse de, tamamen kapalı ortamda yakılması, zehirlenmeye yol açabilir. Türkiye'de, en çok ısınma amacıyla kullanılan, likit petrol gazı yakan katalitik sobalar, banyoda su ısıtmak için kullanılan şofbenler ve iyi yakılmamış kömür sobaları nedeniyle bu zehirlenmeler görülmekte ve her yıl pek çok insan hayatını kaybetmektedir. Motorlu araçların egzoz gazı da, sık rastlanan karbonmonoksit zehirlenmesi nedenidir. Ayrıca metilen klorid ile çalışanlar, boya çıkarma işiyle uğraşanlar da zehirlenebilir, çünkü bu işte ortaya çıkan buhar, kolayca solunarak alınır ve karaciğerde karbonmonoksite dönüşür. İyi havalanmayan ortamda, gaz ve duman birikimi sonucu oksijen yoğunluğu hızla düşer ve zehirlenmelere neden olur. Karbonmonoksit, kandaki kırmızı kan hücresi olan ve oksijen taşıyan hemoglobine hızla bağlanır ve bağlanma kapasitesi, oksijene göre 200-250 kere daha fazladır. Karbonmonoksit ile bağlanmış olan hemoglobin, oksijen taşıyamaz hale gelir. Böylece, bu gaza maruz kalan kişinin, bütün organlarına, oksijen taşınması bozulur" dedi.
Karbonmoksit zehirlenmesi belirtilerinin, karbonmonoksit gazına maruz kalma süresine göre değişiklikler gösterdiğini de vurgulayan Dr. Güvenç, "Hafif zehirlenmelerde, hareket toleransının konsantrasyon yeteneğinin azalması, baş ağrısı ve bulantı görülür. Orta şiddette zehirlenmelerde, şiddetli baş ağrısı, kusma, koordinasyon zayıflığı, işitme ve görüş azalması ile solunum sıkıntısı şikayetleri olur. Ciddi tarzdaki zehirlenmelerde ise, bilinç bulanıklığı ve derin uyku hali görülür. Öldürücü zehirlenmelerde de, baygınlık, bilinçsizlik, iç çekme tarzında nefes alma, nöbet geçirme, şok ve sonunda ölüm meydana gelir. Baş ağrısı, halsizlik ve bulantıdan şikayet eden bir kişide, bu bulgular, gribal enfeksiyon ile karıştırılabilir. Çocuklarda kusma, tek bulgu olabilir ve gastroenterit ile karıştırılabilir. Bu nedenle, hastaların bulunduğu mekan ve aynı ortamda yaşayan diğer kişilerin durumunun değerlendirilmesi önem taşımaktadır. Beyin ve kalp, karbonmonoksit zehirlenmesine oldukça hassastır. Aynı zamanda, diğer organlar da etkilenirler. Özellikle, koroner arter hastalığı olanlarda, kalp adalesi de oksijensiz kalabilir ve myokard infarktüsüne yol açabilir" diye konuştu.
Eğer bir kişinin, toksik gaz soluduğundan şüphelenilirse, hızla temiz havaya çıkarılması gerektiğinin de altını çizen Dr. Güvenç, "Hasta temiz hava aldıktan sonra, derhal hastaneye götürülmeli ve mümkünse hastaneye götürülene kadar, dakikada 5-10 litre oksijen, maskeyle verilmelidir. Hafif derecede karbonmonoksit zehirlenmesi olan kişide, sadece temiz havaya çıkarmakla, kandan karbonmonoksitin temizlenmesi, yaklaşık 4-5 saat sürer. Bu süre, eğer yüz maskesiyle, yüzde yüz oksijen verilirse, 45-60 dakikaya kadar düşebilir. Eğer hiperbarik oksijen tedavisi uygulanırsa (3 atm basınç altında), kandaki karbonmonoksit yaklaşık 15-20 dakikada temizlenebilir. Karbonmonoksit zehirlenmesinin takibinde, sadece kanda oksijen yoğunluğuna bakmak yeterli değildir, yanıltıcı olabilir. Zehirlenme düzeyinin belirlenmesi ve takibi, karboksi-hemoglobin düzeyi ölçülerek yapılmalıdır" şeklinde konuştu.

Zehirlenmenin ilk ve en önemli tedavisinin, yüzde yüz oksijen verilmesi olduğunu da vurgulayan ASM Yoğun Bakım Sorumlusu Dr. Sabriye Güvenç şunları söyledi:
"Bu oksijen tedavisi için, hastanın mutlaka hastanede olması ve yakın takibinin sürdürülmesi gerekir. Tansiyon düşüşü, myokard problemleri, kan şekeri değişiklikleri açısından yakın takip edilmeli ve vakit geçirmeden müdahale edilmelidir. Bu tür komplikasyonlar için, destek tedavi yapılır. İlaç tedavisi gerektirecek nöbetler ortaya çıkabilir. Santral sinir sistemine ait problemler, genellikle geç ortaya çıkar. Yine de 24 saat kadar sonra, beynin radyolojik görüntülemelerinde de, bazı hastalarda bulgu elde edilebilir. MR veya emission bilgisayarlı tomografileri incelemelerinde, değişiklikler görülen hastalarda, genellikle kalıcı nörolojik bozukluktan ölüme kadar varabilen kötü sonuçlar elde edilir. Karbonmonoksit zehirlenmesinin tedavisinde, yüz maskesi ile yüzde yüz oksijen verilmesinin yanında, hiperbarik oksijen tedavisinin de yeri vardır. Karbonmonoksit zehirlenmesi bulgularına karşı uyanık olmak, erken müdahaleye imkan sağlar ve ölümlerin önüne geçebilir. Yangında kalanlar, kapalı odada duman soluyanlar, karboksihemoglobin yönünden test edilmelidirler. Günlük hayatta vazgeçilmez olabilen soba, tüpgaz ve doğalgaz kullanımında dikkatli olmak ve mutlaka önerilen güvenlik önlemlerine uymak, acı kayıpları ve kalıcı sağlık sorunlarını önlemede en önemli etkendir."

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön