HABER

Socrates'in ardından saygı duruşu

1982 Dünya Kupası'na damgasını vuran Brezilya Milli Takımı'nın kaptanı Socrates, pazar günü sona eren 57 yıllık yaşamıyla futbolcudan daha fazlası olarak hatırlanacak.

Altuğ Akın

BBC Türkçe

Pazar günü hayatını kaybeden Brezilya Futbol Milli Takımı kaptanlarından Socrates'in ardından futbol dünyası efsane futbolcuyu saygıyla anıyor.

57 yaşında hayata gözlerini yuman Socrates dünya futbolunun gelmiş geçmiş en önemli orta saha oyuncularından biri olarak kabul ediliyor.

Kaptanlığını yaptığı Brezilya Milli Takımı, 1982 Dünya Kupası'nda ortaya koyduğu performans sebebiyle, kupayı İtalya'ya kaptırmasına rağmen, futbolun estetik zevkini artıran ekip olarak yürekleri kazandı, hafızalara kazındı.

Futbolseverler için Socrates'in uzun bacaklarıyla orta sahayı hızla kat etmesi, unutulmaz topuk pasları ve penaltı atışlarındaki kendine güvenen duruşu, futbol tarihinin unutulmazları arasında.

Tıp fakültesi mezunu olduğu için "doktor" lakabıyla bilinen Socrates'in daha az bilinen bir özelliği ise ülkesi Brezilya'daki siyasi meselelere karşı olan hassasiyeti.

“Darbe çocuğuyum”

"Ben bir darbe çocuğuyum" diyen Socrates, Brezilya'da 1964 yılında yaşanan askeri darbe sonrasında, daha 10 yaşındayken babasının yakalanmamak için evlerindeki "Bolşevik" kitapları yakmasını unutamıyor.

Siyasete karşı artan ilgisi bu dönemden itibaren ülkesindeki demokrasi mücadelesine verdiği kesintisiz desteği doğuruyor.

Bu bazen ülkede yaşananlara müdahale anlamına geldi, bazen ise futbol sahası içinde yaşananlara itiraz etmek anlamına.

1978 yılında transfer olduğu Corinthians takımında, kulüp yönetiminin oyunculara yeterince söz hakkı tanımamasına karşı takım arkadaşlarıyla birlikte harekete geçti.

Socrates ölümünden önce verdiği son mülakatlardan birinde, National internet sitesine bu dönemi şöyle anlatıyor:

"Kulüp yönetimi ülkedeki otoriter rejimin uzantısı gibi, bizi çocuk yerine koyuyordu hiçbir konuda fikrimizi umursamıyordu.

Biz de isyan ettik. Aslında itirazımız sadece bu meseleye değil ülkede yaşananlaraydı" diyor.

Corinthians içerisinde başlattıkları süreç sonunda kulüp çalışanları, futbolcular ve idarecilerin kulüple ilgili kararları oylama sonucunda aldıkları bir "demokratikleşme" yaşandı.

Corinthians 1982 yılında eyalet kupasını kaldırırken oyuncuların formalarında “Demokrasi” yazıyordu.

Che Guevara, Fidel Castro ve John Lennon

Socrates, 1984 yılında 1,5 milyon kişinin toplandığı bir mitingde meclisin cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili değişikliği onaylaması halinde, Brezilya'yı terk edeceğini açıkladı.

Coşkuyla karşılanan açıklamayla 1989'de darbe sonrası yapılan ilk özgür seçimlere uzanan sürece desteğini sunmuş ve Brezilya'da özgürlük isteyenlerin idolü haline gelmiş oldu.

Socrates aynı mülakatta kendisinin ise üç idolü olduğunu söylüyor: "Che Guevara, Fidel Castro ve John Lennon. Oğlumun adı ise Fidel."

Ve ekliyor "Siyaset benim için futboldan daha önemlidir. Çünkü futbol doksan dakika sürer, hayat ise devam eder."

Futbolcudan çok daha fazlası

Cumartesi günü bağırsak enfeksiyonu geçirerek yoğun bakıma alınan ardından da hayatını yitiren Socrates'in sağlık durumu son yıllarda iyi değildi.

Kendisinin alkol ve sigaraya olan düşkünlüğü profesyonel futbol hayatı sırasında da biliniyordu.

Socrates, National'a verdiği mülakatta geçen yıl "Doktor olarak sigaranın zararlarını çok iyi biliyorum ancak futbol oynarken de çok seviyordum hala da çok seviyorum" diyordu.

Tam adı Socrates Brasileiro Sampaio de Sousa Vieira de Oliveira olan Socrates, Botafogo (1974-1978), Corinthians (1978-1984) ve Fiorentina (1984-1985) takımlarında forma giymişti.

1982 ve 1986 Dünya Kupalarında Brezilya Milli Takımı'nın kaptanlığını yapmıştı.

Ancak bu takımların taraftarlarından ve Brezilyalılardan çok daha fazlasının, futbolu gönülden seven on binlerin sevgisini ve takdirini kazandı.

Futbol dünyasında kolay kolay silinmeyecek derin bir iz bıraktı.

Belki en iyi futbolculardan biri olarak değil ama futbolcudan çok daha fazlası olarak.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön