Sokağa çıkma kısıtlamaları: 'Karantina sürekli meşgul olduğum hayatımı gözden geçirmemi sağladı'

Pek çoğumuz için hayat, sosyal etkinlikler, aile toplanmaları ya da iş toplantıları olsun, bir dizi taahhütten ibaret. Karantina, bir anda randevu defterlerimizin boşalması anlamına geldi ve bizim gibi yoğun hayatlar yaşayanlar için bu değişikliğe alışmak zor oldu. Ancak bazılarımız içinse bir uyanış…

Sokağa çıkma kısıtlamaları: 'Karantina sürekli meşgul olduğum hayatımı gözden geçirmemi sağladı'

Pek çoğumuz için hayat, sosyal etkinlikler, aile toplanmaları ya da iş toplantıları olsun, bir dizi taahhütten ibaret. Karantina, bir anda randevu defterlerimizin boşalması anlamına geldi ve bizim gibi yoğun hayatlar yaşayanlar için bu değişikliğe alışmak zor oldu. Ancak bazılarımız içinse bir farkındalığa yol açtı.

Bazı kişiler dolu takvimlerinin boşalmasına ağlayıp sızlamak yerine, koronavirüsün zorunlu kıldığı karantina nedeniyle, daha sessiz, sakin hayat sayesinde ihtiyaçları olan molayı eriştiklerini farkettiler.

'Hayatta neyin önemli olduğunu düşünmemi sağladı'

Imthiaz Rehman hayatını her zaman en küçük ayrıntısına kadar planlayan biriydi. Londra'da bir ev arkadaşıyla yaşayan 30 yaşındaki Imthiaz, takviminindeki en ufak boşluğu bile dolduruyordu ve hep bir sonraki proje ya da etkinliği planlamaya başlıyordu.

"Ajandamı planlamakta takıntılı olabiliyordum" diyor. "Bütün işlerimi Outlook'ta planlardım ve bütün hayatımı Google Takvim'de planlamak gibi sağlıksız bir alışkanlığım vardı."

"Hiçbir zaman boş vaktim yoktu. Hep bir şeyin ardından diğeri geliyordu."

Imthiaz Rehman karantina sürecinde dışarı çıkıp koşmaya başlamış

Imthiaz, sokağa çıkma kısıtlarından önce seyahate çıkma planları yaparak işinden ayrılmıştı. Beklenildiği gibi, seyahati de Google Takvim'de titizlikle planlanmıştı.

"Nereye gideceğim, ne kadar para harcayacağım ve neleri yapacağım konusunda takıntılı olurdum. Neredeyse iş gibi hissettiriyordu" diyor.

İngiltere'de Covid-19 nedeniyle sokağa çıkma kısıtlamaları ilan edilince, Imthiaz'in seyahat planı da suya düştü. Şaşırtıcı bir şekilde çok az hayal kırıklığına uğradığını farketti: "Ajandamda hiçbir şeyin olmaması gizli bir lütuftu."

Ancak geçiş süreci kolay olmamış. Sokağa çıkma kısıtlamaları ilan edildiğinde Imthiaz'ın hissettiği ilk şey, durumun ağırlığından ve hayatın nasıl olacağına dair belirsizlikten "aşırı derecede panik ve korku" olmuş.

Paniği can sıkıntısı takip etmiş - uzun zamandır hissetmediği bir şey.

"Can sıkıntısı size garip şeyler yaptırıyor" diyor. "Sadece zaman harcamak için, internet üzerinde yoga yapıyordum ya da koşuyordum. Bunları daha önce hiç yapmamıştım. Modumu gerçekten iyileştirdiler ve daha az stresli hissetmemi sağladılar."

Büyük bir şehirde çalışan genç bir profesyonel olarak "aciliyet duygusu"na yakalandığını düşünüyor. "Bence benim yaşlarımdaki pek çok insan koşuşturma ve kendilerini hep daha fazla zorlama güdüsü içerisindeler."

"Ancak salgının sonuçlarından biri de biraz farkındalığımızın artması oldu."

"Yeni normal" ile geçen birkaç haftadan sonra, Imthiaz eski hayatını hiç özlemediğini farketti.

"Karantina sırasında yaptığım şeyler benim için tatile gitmekten daha iyi oldu. Hayatta neyin gerçekten önemli olduğunu düşünmemi sağladı."

'**Artık çalışmadığımda suçluluk hissetmiyorum**'

35 yaşındaki Hayley Comber-Berry, karantinanın ona ihtiyacı olan hayat-iş dengesini öğrettiğini düşünüyor. Kendi işinin patron olan tasarımcı, karısı ve köpeğiyle birlikte yaşıyor ancak genellikle ilgi odağının dizüstü bilgisayarı olduğunu söylüyor.

"Kendiniz için çalıştığınızda, aslında şalteri hiç indiremiyorsunuz, çünkü mesajlara yanıt vermezseniz ya da sosyal medyada paylaşım yapmazsanız, iş kaçırdığınızı düşünüp suçluluk hissediyorsunuz" diyor.

"Duygusal gelgitler yaşıyorsunuz - büyük bir iş alabilir ve çok yoğun olabilirsiniz, daha sonra ise 2-3 ay hiçbir şey olmayabilir. Ya ziyafet ya da kıtlık. Sanırım kendimi hep meşgul tutarak bunu çok düşünmemeye çalıştım. Kendimi görünür kılabilmek için mümkün oldukça sıkı çalıştım. Ancak bu durum sürekli devam ettiği için içime kapanmaktan yorgun hissediyordum."

Hayley Comber-Berry izin yapmaktan hissettiği suçluluk duygusundan kurtulmuş

Hayley'nin hayat tarzı gözüne bir sorun olarak görünmedi, çünkü pek çok arkadaşı da kendi işini yönetiyordu. Ancak tasarımcılık yaptığı düğün sektöründe koronavirüs nedeniyle iptaller yaşandığında, karantina onu durumu yeniden değerlendirmeye zorladı.

O da ilk başta Imthiaz gibi panikledi ve "iki haftayı ağlayarak ve hayatıyla ne yapacağını bilmeyerek" geçirdi.

Hayley son projesi sonlandığında İngiliz hükümetinden maddi yardım aldı, şimdi ise işini farklı bir yönde ilerletmeye karar vermiş durumda.

"Geçen yıldan beri tasarımdan bıktığım hissiyatı vardı. Eskisi kadar hoşlanmıyordum.

"Çok meşgul olmam sayesinde, bu duyguyla yüzleşmem gerekmedi. Ancak durmak ve "Bunu daha fazla yapmak istemiyorum" demek zorunda kaldım. Şimdi düğün organizasyonu yapanlara pazarlama ve halkla ilişkiler eğitimi vermek için bir üyelik programı hazırlayacağım."

Bundan sonra izinli günlerine de iş günleri kadar önem vereceğini söylüyor. "İş-hayat dengemi yeniden kazandığımı hissediyorum. Eşimle geçirmek için izin kullanıyorum. Daha önce suçluluk hissedeceğim için bunu yapmazdım. Ama hayatta bana işten ve çalışmaktan daha fazlasının olduğunu öğretti.

"Bu, hayatımı değiştiren bir tecrübe oldu. Sakladığım bütün olumsuz duyguları işlemden geçirdim ve daha mutlu ve daha hayatımdan memnun hissediyorum."

'Hiçbir şey yapmamaktan keyif almayı öğrendim'

Eşi ve kızıyla yaşayan 37 yaşındaki Liz Pusey içinse ajandasını sürekli dolu tutmak kaygısını gidermek için bir araçmış.

"Doğal olarak her zaman yapacak birşeyler buldum" diyor. "İnsanları sürekli memnun etmeye çalışıyorum ve çok sosyal bir insanım."

Liz, hiçbir şey yapmama fikri karşısında olumsuz duygulara kapılmış. "Bunun üretken olmadığı hissine kapıldım, bu yünden boşlukları doldurmaya çalıştım" diyor.

Liz Pusey ise artık hiçbir şey yapmadan vakit geçirmek için kendine izin veriyor

"Karantina başladığında etkisi büyük oldu. Okullar kapandı, işlerimin çoğu durdu ve sürekli evdeydik. İlk birkaç hafta benim için değişiklik oldu, biraz rahatlamak gerçekten güzeldi, ama daha sonra kendimi kötü hissetmeye ve rahatsız olmaya ve evde sürekli insanlar olduğu için kendime zaman ayıramaya kızmaya başladım."

"Şimdi ise bilinçli olarak hiçbir şey yapmamaktan hoşlanmaya çalışıyorum" diyor.

"Eğer kızım evde kalmak isterse ya da pijamalarımızla oyun oynuyorsak bunu sorun etmiyorum. Hatta zevk bile alıyorum."

Liz eşinin kendisinin tam tersi olduğunu ve "Yorgunum. Bu akşam hiçbir şey yapmayacağım" demekte zorluk yaşamadığını söylüyor. "Ondan öğrenmeye çalışıyorum, çünkü suçlu hissetmiyor ve hiçbir şey de kaçırmıyor, o yüzden böyle hissetmemeliyim."

'Meşgul olmak önemli olduğunuz anlamına geliyor'

Psikoterapist ve yazar Hilda Burke, Liz gibi hiçbir şey yapmamaktan suçluluk hisseden pek çok danışanının olduğunu söylüyor.

"Genellikle daha gençken başka insanların 'tembel' olarak tanımlanması gibi mesajlar almışlar, bu onlar için en büyük hakaret" diyor.

"Bu mesajlar çok derinlere işliyor. Bir kişinin zihninin derinliklerinde tembel olmak kötü insan olmaya eşdeğer. Meşgul olmak bir şey için çabalamaya dönüşüyor, meşgul olmak önemli olduğunuz anlamına geliyor. Bu, sadece işte değil sosyal hayatta da aşırı plan yapmaya ve hiçbir davete hayır diyememeye yol açabiliyor."

Hilda, bazılarının karantinayı "rahatlatıcı ve terapivari" bulmasına şaşırmıyor.

"Hiçbir şeyi kaçırmadığını bilmek rahatlatıcı çünkü kimse gerçekten çok fazla bir şey yapmıyor" diyor. "Kimse size verimsiz olmakla suçlayamaz."

"Normal" hayata döndüğümüzde sağlıklı bir denge tutturabilmemiz için Hilda karantinada öğrenilen ve devam ettirilmek istenen şeylerin farkına varılmasını öneriyor.

"Bu bir ya da iki akşamı veya hafta sonunda bir günü hiçbir şey yapmadan geçirmek olabilir" diyor.

"Belirlenen saatlerde çalışmak ve zamanında bitirmek sağlanabilir. İş vereniniz ya da arkadaşınızla daha az yapmak istediğiniz şeyleri konuşabilirsiniz."