Sosyal Medyanın Atası: Amatör Telsizcilik

Telsizler, sonradan hayatımıza girecek olan, internette sohbet etmenin öncüsüydü. İletişim teknolojisindeki gelişmelere paralel, telsizler de gözden düşmeye başladı. Ancak bu hobiyi yıllarca sürdürenler, amatör telsizciliği yeni nesillere tanıtıp onları da bu büyülü dünyaya çekmeye çalışanlar da var

Sosyal Medyanın Atası: Amatör Telsizcilik

“Brek, brek arkadaş arıyorum”. Bu cümle, 1980’li yıllara damgasını vuran telsiz çılgınlığının sembolüydü. Daha önce sadece resmi görevlilerin kullandığı telsizin vatandaşlarca da kullanımına izin verilmesiyle evlere, işyerlerine, arabalara telsizler takıldı. Daha uzak mesafelere erişmek isteyenler, binaların çatılarına, balkonlarına antenler kurdu. Telsizler, aslında daha sonra hayatımıza girecek olan internette ‘’chat’’ yapmanın yani sohbet etmenin öncüsüydü. Zamanla iletişim teknolojisindeki gelişmelere paralel, telsizler de gözden düşmeye başladı.

Ancak bu hobiye sadık kalıp yıllarca sürdürenler, amatör telsizciliği yeni nesillere tanıtıp onları da bu büyülü dünyaya çekmeye çalışanlar da var. Türkiye’deki amatör telsizcilerin sayısı yaklaşık 150 bin civarında. Türkiye Radyo Amatörleri Cemiyeti (TRAC) İzmir Şubesi de Bayraklı ilçesinde yüksek bir bölgede telsiz tutkunlarını buluşturuyor. Şubenin kente hakim bir yükseklikte bulunmasının nedeni, kurulan antenlerle iletişim menzilini mümkün olduğunca uzatabilmek.

“Afet anında hayat kurtarıyor”

Şube Başkanı Gökçe Doğan, amatör telsizciliği bir hobi olarak tanımlıyor. Boşlukta dolaşan ses dalgaları onlar için yeni dünyalara açılan bir kapı. Ancak Doğan, bu hobinin edinilen tecrübeyle birlikte, telsizcileri bir afet anında sorumluluk üstlenmeye ittiğini de, “Bir afet anında internet kesilebiliyor, GSM altyapısı çökebiliyor. Ama biz akümüz ve bataryamız olduğu sürece her zaman haberleşebiliyoruz. Böyle bir durumda evinizdeki telsiz istasyonu bir afet istasyonuna dönüşebiliyor. Gelen yardım çığlığını bir yere aktarma gereği duyuyorsunuz. Bu, her şeyden önce bir insanlık görevi” sözleriyle anlatıyor.

Doğan, İzmirli amatör telsizcilerin Marmara depremi, Van depremi, Elazığ depremi ve İstanbul depremi gibi afetlerde aktif bir şekilde rol aldığını söylüyor. Zaten kamu yaratına çalışan dernek statüsüne sahip olan TRAC, 1998 yılından bu yana AKUT (Arama Kurtarma Derneği) ile kurumsal işbirliği içinde. Kandilli Rasathanesi ile imzaladığı protokolle depremleri, internet ve telefondan bağımsız bir şekilde, afet anlarında bile otomatik ve kesintisiz biçimde izleyebilecek bir ağa sahip.

Uluslararası Uzay İstasyonu’yla haberleşme

Doğan, 12 yaşını geçen herkesin yapılan sınavı geçmek koşuluyla amatör telsizci olabileceğini söylüyor. Telsizle haberleşme hobisinin maliyeti ise tamamen size kalmış durumda. Doğan, bunu “Sadece telsizcilikte değil, her hobide bu böyledir. 150-200 lirayla başlayabilirsiniz. 50-60 bin liraya, 100 bin liraya, limitiniz ne kadarsa oraya kadar çıkabilirsiniz. İsterseniz sadece bir mahallede sınırlı kalabilirsiniz, isterseniz bir şehirde, bir ülkede. Ama isterseniz uzaydaki astronotlarla da görüşebilirsiniz” sözleriyle açıklıyor. TRAC İzmir Şube Başkanı, İzmirli bir grup öğrencinin Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (ISS) astronotlarla telsiz aracılığıyla görüşmelerini sağladıklarını da sözlerine ekliyor.

Amatör telsizci Ali Rıza Özsaran, Türkiye’de telsiz kullanımının serbest bırakıldığı yıllardan beri bu işle uğraştığını söylüyor. 1985 yılından beri telsizle konuşan Özsaran, Türkiye’de daha cep telefonları yokken, evde kullanılan CB halk bandı telsizlerle bu işe başlamış.

Özsaran dünyanın diğer ucunda hiç tanımadığı insanlarla konuşmasını sağlayan amatör telsizciliği en büyük zevki olarak tanımlıyor ve “Bir balıkçı nasıl balığı çekerken zevk alıyorsa, biz amatör telsizciler de bu konuşmalardan zevk alıyoruz. Yani karşılıklı konuşarak, uzaklara gitmek, farklı ülkelerle, değişik insanlarla konuşmak. Bu da bizim zevkimiz” diyor.

17 bin 100 kilometre uzaktan sohbet

Telsizin mucidi olarak kabul edilen Guglielmo Marconi, Mors alfabesi sinyallerini altı kilometrenin üstünde bir mesafeye radyo sinyalleriyle gönderdiğinde iletişim tarihinde yeni bir çağ başlatmıştı. Özsaran ise şimdi çok daha uzak mesafelerle haberleşebiliyor: “Japonya’dan Amerika’ya, Alaska’dan Güney Amerika’ya kadar birçok yerdeki istasyonla görüştük. Benim kendi rekorum 14 bin 200 kilometreydi. Arjantin’in arkasında, Şili’de bir amatöre telsizciyle konuşarak bu rekorumu 17 bin 100 kilometreye çıkardım. Güzel bir görüşme oldu ve ben de kendi rekorumu kırmış oldum”.

Dünyanın dört bir yanındaki amatör telsizciler, ortak sisteme kaydolarak kendileri hakkındaki bilgileri giriyor. Böylece karşısındaki sisteme onun kodunu girerek, kiminle konuştuğunu görebiliyor, onun hakkında bilgi edinebiliyor. Bu sayede dünyanın dört bir yanıyla iletişimde kalabiliyor, arkadaşlar edinebiliyor. Boşlukta hareket eden radyo dalgaları internet çökse de cep telefonları çalışmasa da mesafeleri kısaltmaya devam ediyor.